Ana Sayfa / HABER ÇEVİRİLERİ / Amerika / Trump’ın Tek Başına Yürüttüğü Göç Stratejisi Kaos ve Kargaşayla Sonuçlandı

Trump’ın Tek Başına Yürüttüğü Göç Stratejisi Kaos ve Kargaşayla Sonuçlandı

İngilizce aslından çeviren: Reyyan ESEN & Hatice Büşra TÜRK

Trump’ın Tek Başına Yürüttüğü Göç Stratejisi Kaos ve Kargaşayla Sonuçlandı

Geçtiğimiz haftanın çarşamba sabahı, Beyaz Saray’ın aşçıları, her yıl düzenlenen yıllık kongre pikniği için biftekleri kızartıyor ve patlamış mısır makinelerini çıkarıyordu. Bir saat içinde piknik temizlendi, patlamış mısır makineleri ve piknikten kalanlar kamyonlara yüklenerek götürüldü.

Bir gün öncesinde, Başkan Donald Trump Copital Hill’in giriş katında Cumhuriyetçilere göçmen geçirme tasarılarını tamamıyla desteklediğini, büyük bir coşku içinde söylemişti. Geçtiğimiz haftanın cuma günü ise bu çabanın bir vakit kaybı olduğunu öne sürerek tasarıyı reddetti.

Yaşanan insanlık krizi daha da kötü bir hal alırken North Lawn’da gazetecilere konuşan Trump, seçenekleri hakkında sorulan bir soruyu “Bunu yönetim kararına bırakamam.” diyerek geçiştirdi. Oysa beş gün sonra Oval Office’deki masasına sırf bu girişimde bulunmak için oturdu.

İmzasını atarken iyimser bir tavır bürünerek “Çok sayıda insan mutlu olacak.” dedi.

Göçmen anne babalar çocuklarından ayrı kalmaya devam ederken, aldığı kararlarda tutarsız davranıp pozisyon ve duruş değiştiren Trump, tek başına uyguladığı göç stratejisini, bu hafta teste tabi tuttu. Umutsuz çocukların fotoğrafları ve ses kayıtları, Trump’ı rahatsız eden birtakım protestolara yol açtı. Ona yakın olan insanlar, Başkan’ın kendi yarattığı bir krizi kendi başına çözmeye çalışırken yardımcılarından ve milletvekillerinden gelen tavsiyeleri yeniden terslediğini söylüyor.

Onun bu içgüdüsel tepkileri federal hükümet içinde karışıklıklara ve çatışmalara yol açtı.Yetkililer, perşembe gecesi ve cuma günü dahil, yönetim emrinin nasıl yorumlanacağı konusunda Beyaz Saray’da devam eden toplantılar düzenlediler. Gümrük, Sınır Koruma ve Adalet Bakanlığı dahil olmak üzere farklı kurumlar, Beyaz Saray’la, emrin ve Trump’ın “sıfır hoşgörü” politikasının ışığında, göçmen geçişinin nasıl sağlanacağına dair ortak bir çözüm bulmaya çalıştı.

Bu arada, ebeveynlerinden ayrılmış olan 2.300 çocuğun, nasıl yeniden ebebeynleriyle biraraya getirilebileceği konusunda da bir belirsizlik söz konusu.

Trump nasıl bir yol izlemesi gerektiğine dair yardımcılarından gelen tavsiyelere ısrarla kulak kabartmayarak ve üst avukatının yasal uyarılarını umursamayarak dikkate almadı. Sanki kendisi Beyaz Saray’ın aylardır sahipsiz bir pozisyonu olan iletişim direktörüymüş gibi hareket etti.

Sonunda bu durum kıyametle sonuçlandı.

Politikasını savunurken, Trump çoğunlukla doğaçlama televizyon görüntülerinde, gün geçtikçe, açıkça ortada olan yalanlarını tekrarlarken adeta kendini cesaretlendiriyor gibiydi.

Göçmen ebeveynler hala çocuklarından ayrılarken, Başkan’ın hareketleri büyük ölçüde sonuçsuz kaldı. Trump’ın siyasi müttefikleri bile bu konuda sarsılmış ve belirsizlik içinde hüküm sürüyorlar.

Hükümet İçinde

Batı kanadında çalışanlar, geçen haftaki olayların nelere sebebiyet verebileceğini, beklentiler üzerinden açıklamaya çalıştı. Kurmay Başkanı John Kelly ve Beyaz Saray’ın danışmanı Don McGahn da dahil olmak üzere birçoğu hala bir çıkış yolu bulabilmenin peşindeler. Joe Hagin gibi isimlerin ise ayrılma süreçleri devam ediyor.

En çok Trump’ın kararlı duruşuyla tanınan yardımcısı Stephen Miller, meslektaşları tarafından suçlu bulunarak karman çorman bir hal alan bu duruma neden olduğunu vurgulayan iğneleyici sözlerin hedefi olmuştu. Bazıları belirli Müslüman ülke sakinlerine yönelik seyahat yasağını uygulamadaki rolüne geri döndü, bu da başka inişli çıkışlı yasal komplikasyonlara batmış bir konu durumuna geldi. Fakat Miller’ın Başkan ile olan birlikteliğinin azaldığına dair bazı küçük belirtiler de mevcut. Mesela geçtiğimiz çarşamba günü Trump yönetim kararını imzalarken çalışanların Miller’ı Rose Garden’ın bankında gülerken görmesi, buna bir örnek teşkil ediyor. Miller daha sonra Trump’a Air Force One’da Duluth’a kadar eşlik etti.

Bu kriz, güvenlik sekreteri Kirstjen Nielson’a Trump’la olan ilişkilerini iyileştirmesi için bir fırsat oluşturdu. Nitekim Trump daha önceki toplantılarda, Nielson’ı sınır güvenliği konusunda yeterince katı olmadığı konusunda demeçlerde bulunmuştu. Başkan Pazartesi günü habercilerle Nielson’ın arasında geçen çekişmeli konuşmayı memnuniyetle izledi, Batı kanadını temsilen yapılan bu görüşme saatlerce ertelenmiş bir görüşmeydi. Fakat Neilson’ın bu yükselişinin bazı bedelleri de oldu; çarşamba günü bir Meksika restoranında sıkıştırılıp bir kalabalık tarafından öfkeli bir soru yağmuruna tutuldu, cuma günü ise protestocular onun Virginia’daki evinin etrafında toplandı.

Başsavcı Jeff Sessions’da ise benzer durum yaşanmadı. Zaten Rusya soruşturması görevinden çekilmiş olmasından dolayı hoşnut olmadığı Sessions için Trump; Sessions’ın siyasi bir felakete sebep olduğunu, şimdi ise bu kirliliği temizleme görevinin ona kaldığını söyledi. Olaya tanık olan bir kişi, Trump’ın haberlerde birçok fikir ayrılıklarına neden olan “sıfır hoşgörü” tartışmasında Sessions’ın konuşmasını gördüğünde iç çekip lanet okuduğunu söyledi.

Siyasi Prizma

Ara seçimler yaklaşırken Trump, Beyaz Saray içindekiler tarafından, büyük olasılıkla, tutucu anlayışına dayanan çeşitli yöntemlerle hareket edebileceğine inanan haylaz biri olarak görülüyor. Yardımcılarının söylediğine göre onun yaklaşan programı, kampanya etkinlikleri ile dolu ve başka seyahatler için pek hevesli değil. Trump, bu hafta göçmenlere ilişkin kararını açıklamaya çalışırken bile defalarca kasım ayındaki seçime geri döndü. (Donald Trump 8 Kasım 2016’da ABD Başkanı olarak seçilmişti.)

Trump, geçtiğimiz hafta perşembe günü yapılan kabine toplantısında “Anketlere bakarsanız her şey daha da kötü görünüyor, açıkçası onlar kırmızı dalgaya kıyasla mavi dalgaya katılmanın daha iyi olacağını düşünüyor.” dedi. “Bence biz kırmızı dalga olacağız, mavi değil.”

Bu haftaki özel görüşmede Trump, göçmen sorununu siyasi sorunlardan biri olarak yöneltti, onun değerlendirmeleri, dinleyenlere göre, soruna kültür savaşlarının önemi ile Ulusal Futbol Ligi oyuncularının diz çökmesi veya konfederasyon heykelleri ile kıyaslanabilir bir benzetme oldu. O, yaptıklarının destekçileri tarafından doğru bulunduğunu iddia etti ve küçük bir kanıt olarak, partiyi dışa açılmaya zorlamayı teklif etti.

Hatta kamuoyu önünde, sakinleşeceğinin bazı sinyallerini verdi. Salı günü küçük işletme sahiplerine hitap ederken, politikalarının caydırıcı işlev görebileceğini söyledi – “İçeriye giremeyeceklerini bilmek zorundalar.” – Bu söz danışmanlarıyla beraber özel olarak aldığı bir kararı belirtmektedir.

Danışmalığını üstlenen kızı Ivanka ile eşi Melania Trump’ın ricaları başlangıçta direnişle karşılaştı. Trump sınırdaki cezaevi ziyareti için yapılan teklif konusunda isteksizdi, onlarla beraber olan bir kişiye göre, ancak daha sonradan plan uygun bulundu.

Bütün bunların sonunda, Başkan, insanlara, eğer o ya da onun yönetimi tepe taklak olursa, zayıf görünme riskini göze aldığını söyledi. Bu içsel mücadeleyi, Çarşamba sabahı dile getirdi.

“Eğer zayıfsanız, bazı insanların olmanızı istediği gibi, eğer siz gerçekten, gerçekten acınacak kadar zayıfsanız bu ülkenizin milyonlarca insanına yayılacaktır.” dedi, jestleri ile düello seçeneklerini anlattı. “Ve eğer siz güçlüyseniz, o zaman vicdanınız orada kalmaz. Bu zor bir ikilem. Belki de güçlü olmayı tercih ederim, ama bu zor bir ikilemdir.”

Rota Değişimi

Beyaz Saray’da çok az kişi onun tek başına hareket etmesini bekledi, özellikle üst düzey yetkililer tarafından kongrede bazı çözümlerin gerekli olduğu sert iddialarla belirtiliyordu. O yüzden Trump’ın birdenbire hafta ortasında rota değiştirmesi, çılgın bir şekilde belirdi. Başkanın istediği kararname alelacele yazılmıştı. Kararnamenin imzanlanmasına Kelly ve McGhan ısrarla karşı çıktı. Çünkü bir kere imzalanması, devlet müesseselerinin sırlarının açığa çıkması anlamına geliyor.

Ama bu sadece bir gün aldı ve Trump’ın keskin söylemlerine dönmesini beyan eden sayısız başlık atıldı.

“Onlar tarihteki göç yasaları içinde en kötüleri. Bütün dünya yıllardır Amerika’ya gülüyor.” diyerek, demokratları şiddetli bir şekilde azarlamadan önce: “Onların politikaları kötü. Onlar iyi değiller. Hiçbir fikirleri yok. Hiçbir şeyleri yok.” açıklamalarında bulundu.

Trump’ın eşi güney sınırındaki gezisinde yönetimin imajını yumuşatmaya çalışıyor, ofisinden belirtilene göre kendisi tasarlıyor. İlkokulu andıran, ailelerinden ayrı düşmüş çocuklar için tesis edilen yeri ziyaret eden Melania Trump yetkililere, “bu çocukların mümkün olduğunca hızlı bir şekilde aileleriyle yeniden biraraya gelebilmelerini sağlamak için nasıl yardımcı olabileceğini öğrenmek” istediğini söyledi.

Yakında tüm bunlar, onun ceketini süsleyen şu sözcüklerin ortaya çıkması ile anlaşılması zor bir hale gelecekti: “Gerçekten umursamıyorum, ya sen?” – Geçtiğimiz haftaya bakıldığında Beyaz Saray’ın pek çok konuda talihsiz yanlış adımlar atıldığı görülüyordu.

Malenia Trump’ın iletişim sorumlusu, “Gizli bir mesaj yok” dedi. Melania Trump’ın geri dönüşü üzerine Oval Office’te hızlıca biraraya gelindi, ancak o Başkan tarafından reddedildi.

Sahte haberler yazan medyayı işaret ederek, “Melania onların ne kadar yalancı olduklarını öğrendi ve artık gerçekten umursamıyor!” dedi.

Kaynak: https://edition.cnn.com/2018/06/23/politics/donald-trump-immigration-week-chaos/index.html

Çevirmen Hakkında 

Reyyan Esen / TESA İngilizce Çevirmeni

İstanbul Üniversitesi

Siyaset Bilimi Ve Uluslararası İlişkiler

&

Çevirmen Hakkında

Hatice Büşra Türk / TESA Siyaset Masası Araştırmacı Yazarı / İngilizce Çevirmeni 

İstanbul Üniversitesi

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Mezunu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir