Trump Kudüs’te Çok Büyük Bir Hata Yapıyor

İngilizce Aslından Çeviren: Reyyan Esen

Başkan Trump çarşamba günü yaptığı açıklamada kendi yönetiminin yaklaşık 70 yıllık resmi ABD politikası ve uluslararası toplum ile radikal bir kopma yaşadığını söyledi: Trump Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıdı.

Filistinliler Başkan Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma kararını protesto etti. 

Başkan Trump çarşamba günü yaptığı açıklamada kendi yönetiminin yaklaşık 70 yıllık resmi ABD politikası ve uluslararası toplum ile radikal bir kopma yaşadığını söyledi: Trump Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıdı. 

Bu karar Filistinliler, Araplar ve dünyanın geri kalanında büyük bir provakasyon olarak değerlendirilecektir. Aynı zamanda Trump’ın Ortadoğu’da barış yapma planlarına ve gelecekteki herhangi bir yönetimin çabalarında da onarılmaz hasarlara neden olacaktır. Ayrıca Amerika Birleşik Devletleri’nin kendi ulusal güvenliğini sarsacaktır. Başkan bu kararı derhal tekrar gözden geçirmelidir.  

İsrail 1948’de kurulduğundan beri Birleşmiş Milletler ve ABD, çoğu ülke gibi, herhangi bir ülkenin müslümanlar, yahudiler ve hıristiyanlar için kutsal bir şehir olan Kudüs üzerindeki egemenliğini tanımayı reddetmişti. 

Bu nedenle, ABD elçiliğini İsrail için her zaman Tel Aviv içinde sürdürmüştü. İsrail, 1967 Arap-İsrail Savaşı’nda Doğu Kudüs’ü askeri olarak  işgal ettiğinden beri, Amerika Birleşik Devletleri ve uluslararası toplum İsrail’in sınırlarını genişleterek, ilhak ederek ve Batı Şeria’nın geri kalanından koparmak için işgal altında tuttuğu Filistin topraklarında bir yerleşim birimi inşa etmesini, şehri kontrol altına alma girişimlerini yasadışı olarak görmemiştir. 

Trump çarşamba günü yapmış olduğu duyuruda  İsrail’in yasadışı eylemlerini meşrulaştırdı ve Amerika Birleşik Devletleri’nin artık uluslararası sözleşme ve normlara saygı duymadığının, gücün adalet ve hukuktan üstün olabileciğinin mesajını verdi.  

Belki de bu bir süpriz sayılmaz. İsrail’in sağcı hükümet üyeleri yerleşimlerin genişletilmesini hızlandırmak için özgürce eğilime sahip oldukları inancında olan Trump’ın bu seçiminden oldukça memnun kaldı. Trump’ın, damadı Jared Kushner’i yönetiminin İsrail-Filistin barış çabalarına öncülük etmesi için seçmesi ve David Friedman’ı İsrail büyükelçisi olarak ataması, her ikisi de İsrail’in yerleşim hareketiyle bağlantılı, Başbakan Benjamin Netanyahu hükümetindeki yerleşimcileri ve destekçileri cesaretlendirdi. Nitekim, İsrail yerleşim yerlerini son bir yıl içinde genişletti. 

İsrail’in Kudüs üzerindeki iddasını resmi olarak tanıması ve böylece İsrail’i ödüllerdirmesiyle, Trump; İsrail’e işgal altında tutmuş olduğu Filistin bölgeleri üzerindeki ilhak politikalarını hızlandırmasına ve Filistinlilerin tarihi, siyasi, kültürel ve demografik yapısını yok etmeye yönelik İsrail’in kasıtlı girişimlerine özgürlük sunuyor. 

Bu, İsrail yetkililerini kentteki Filistin haklarının ihlalini daha da yoğunlaştırmaya teşvik edecek; daha fazla Filistinlinin evleri yok edilecek ve daha fazla Filistinli aile evsiz kalacak. (İsrail’in 1967’de Doğu Kudüs’ü işgal etmesinden bu yana, Birleşmiş Milletler’e göre İsrail yetkilileri şehirde bulunan yaklaşık 20.000 Filistin konutunu yerlebir etti.) Bu ayrıca yerleşmeler için daha fazla Filistin toprağının çalındığını ve daha fazla Kudüs’lü Filistin’in doğup büyüdükleri ve ailelerinin hâlâ yaşadığı İsrail’in işgal ettiği şehirde ikamet hakkına sahip olduğu anlamına gelir, 1967’den beri 14.000’den fazla Filistinliye yaptığı gibi (insan hakları gruplarına göre). Ve Netanyahu hükümetinin üyeleri de dahil olmak üzere sağ kanat İsrailliler Batı Şeria’nın bir kısmına veya tamamına ek çağrı yapacak: Her şeyden önce, eğer ABD Kudüs’ün ilhakı için onay damgasını verdiyse, neden sağcı İsrailliler bir gün aynı şeyi daha fazla bölge için yapamayacakları düşüncesi içerisinde olsun ki? 

Dahası, Amerika Birleşik Devletleri’nin Kudüs’ü İsrail’in bir parçası olarak tanıması, dünyanın en hassas dini mekanlarından biri olan Doğu Kudüs’ün eski kentindeki Noble Sanctuary cami kompleksinde bir yahudi tapınağı inşa etmek isteyen mesih yahudi aşırılıkçuları – bazıları İsrail hükümet yetkilileri tarafından destekleniyor – canlandırabilir. Bu, Ortadoğu’da büyük bir dinsel yığılmayı kolayca ateşleyebilir ve tahmin edilemeyenin de ötesinde bir sonuca neden olabilir. 

Çarşamba günü yapılan duyuru, nihayetinde ABD hükümetinin 25 yılı aşkın bir süredir resmi hedefi olan yaşam desteği için yıllardır devam eden iki devletli bir çözüm hayalini geride bırakabilir. Çünkü eğer Kudüs’ün tamamı İsrail’in bir parçasıysa, bu durumda Doğu Kudüs Filistin devletinin başkenti olamaz, yani barış içinde yaşayan iki devlet fikri artık kullanılabilir değildir. 

Eğer bütün bunlar Sayın Trump’ın fikrini değiştirmesi için yeterince ikna edici değilse, kendi savunma bakanının tavsiyelerini dinlemelidir, James Mattis. 2013’te Birleşik Devletler Merkez Komutanlığı başkanlığı yaparken, Ortadoğu’daki Amerikan askeri operasyonlarını denetleyen Mattis her gün askeri bir güvenlik bedeli ödediğini çünkü Amerika Birleşik Devletleri’nin İsrail’i desteklediği için taraflı görüldüğünü söyledi. Kudüs’ün Amerika tarafından İsrail’in başkenti olarak tanınması bu sorunun katlanarak şiddetlenmesine neden olur.  

Filistinlilerin haklı seslerinin galip gelmesi ve Amerika Birlişik Devletleri’nin Ortadoğu’yu daha da istikrarsızlaştıracak her türlü eylemden sakınması umudumuzdur. Eğer Sayın Trump gerçekten barış yapma şansını elde etmek istiyorsa, Kudüs’teki kararı derhal geri çekmelidir. 

Kaynak: https://nytimes.com/2017/12/07/opinion/trump-jerusalem-capital-palestinian.html

Çevirmen Hakkında

Reyyan Esen / TESA İngilizce Çevirmeni

İstanbul Üniversitesi

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

Bizi sosyal medyada takip edin
Arkadaşlarınızla Paylaşın:

Bize Katılın

Siz de bizimle gönüllü olarak çalışmak ister misiniz?
İletişim formunu doldurun, sizinle irtibata geçelim.

İletişim Formu İçin Tıklayın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial