Suriye Tamam – Batı Kirli Numaraları İçin Şimdi Yeni Bir Hedef Arıyor

Rusça aslında çeviren: Zelina ÇEPER

Rusya’nın Suriye’ye müdahalesinden sonra ortada kıvılcım çıkaracak hiçbir şey kalmamış; Rusya’yı cezalandırmak isteyen Batı, başka bir bölge aramaya başlamıştır. Savaşın nerede patlak verebileceği üzerine, “Pravde.Ru” , Amerikan siyaset analistine Aleksey Fenenko’ya danışmıştır. Moskova Devlet Enstitüsü Uluslararası İlişkiler bölümü Doçenti’nin görüşleri aşağıdaki gibidir:

Suriye’deki eylemlerimiz Amerikalıları son derece rahatsız etmektedir. Sonuçta, tüm planlarını bozmuş olduk. Başarımızı tüm dünya gördü. Bence Batılı ortaklarımız Suriye’den tamamen vazgeçtiler. Savaşın seyrinde bir değişiklik olamayacağını fark ettiler. Ve şimdi Rusya’dan intikamlarını yeni bir noktada, yeni bir karışıklık oluşturarak almak isteyeceklerdir. Onlar için farklı ve yeni bir büyük problem oluşturmak daha kolay olacaktır.”

-Peki nerede? Irak’ta mı? Orada zaten yapacaklarını yapmadılar mı?

-Evet, Irak’ta zaten çok şey yaptılar. Ancak örneğin, Orta Doğu’ya yönelecek olurlarsa, orada oldukça ilginç bir ülke vardır: Mısır. Ve bu ülke Sina Yarımadası’nı kontrol etmemektedir. Neden bu bölgede yeni “islam devleti” için temel oluşturulmasın?

Ama en önemlisi, artık, Sovyet sonrası kalan alanımızı sarsacaklarını düşünüyorum. Bizi vuracakları dört sancılı noktadan bahsedecek olursak: Ukrayna ile sıkıntılar, Transnistria, Karabağ Düğümü ve Orta Asya’dır.

– Bir yıl önce Karabağ’da bir şiddet olayı yaşandı.

– İşte orada biz ortaya çıktık. Karabağ çevresindeki, Nisan krizinden iyi çıktığımıza inanıyorlar. Ki bu durumdan pek hoşnut değiller.

– Hızla her yönden harekete geçiyorlar diyebilir miyiz?

– Elbette.

– Bunca şeye nasıl bütçe ayırabiliyorlar?

– İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanların da dediği gibi “müttefiklerini aşındırarak”. Amerikalılar, işlerinin bir kısmını küçük müttefiklerine aktarmayı öğrendi.

İşte Suriye’deki savaşı ele alacak olursak, orada sadece Amerikalılar bulunmamaktadır. İngilizler uzun zamandan beri kendi varlıklarını güzelce sisteme oturtmuşlardır. Açıkçası ben Suriye’deki Amerikalıların, Birleşik Krallığın elini sıklıkla kullandıklarını reddetmiyorum.

Veya örneğin, Avrupa’da Almanya gibi harika bir müttefikleri var. Son beş yıldır, Doğu Avrupa’nın Rus karşıtı bloğunun lideri olması için politika güdülmektedir.

Dolayısıyla Amerika, bazı işlerini müttefiklerine devretmeyi çoktan öğrendi. Onları dolduruşa getiriyorlar, onların hareket şekillerini etkiliyorlar. Baltık ülkelerinde olsun Polonya’da olsun ve benzeri birçok ülkede Rusya karşıtı duygular uyandırıyorlar. Eski Amerikan fikri: Rusya’ya kapatılması gereken Baltık-Karadeniz kordonudur. Şimdi bu fikrin yeni bir platformda yeniden yaratılma girişimini görüyoruz.

– Fakat zaman geçtikçe, tüm bu ülkelerdeki insanlar daha kötü şartlara doğru evriliyorlar. Örneğin Bulgaristan’daki halk Bulgar biberi bile yetiştiremez oldu, ancak Almanya’dan satın alabiliyor. Bu, onlarda ciddi bir hasara sebep vermiyor mu?

– Tam da bu durumda, toplumun askeri histerilere çok yatkın olabileceği ve iç krizden çıkış yolu olarak görüleceği düşünülmektedir. İnsanların daha da kötü yaşadığı Gürcistan’a bakınız. Saakaşvili geldi ve toplumu açıkça Rusya’ya karşı bir askeri maceraya dönüştürdü.

-Peki nerede şimdi Saakaşvili? Ve Gürcistan’da kendisine karşı sayısız yaptırımlar mevcut.

– Amerikalılar bunu büyük bir yenilgi olarak görüyorlardı. Ve hemen aldığımız Ukrayna’ya karşı bir intikam hazırlamaya başladılar. 1920’lerde Batı’daki anti-Komünist dalgayı ve Doğu’da 33 yılındaki yankısını hatırlayalım. Şimdi aynı senaryonun tekrarlanması var.

Hep yeni bir büyük savaşın imkansız olduğu, İkinci Dünya Savaşı’nın tarihteki son büyük savaş olduğu fikrinden yola çıkıyoruz. Ancak kim bize yeni bir dünya savaşının imkansız olduğunu söyledi ? Bunu düşünmek büyük bir hatadır. Batı’nın bize karşı tutumunu dikkate alıp, tekrar düşünecek olursak, bu durumu farklı şekilde algılıyoruz.

Münih-38 bunu açıkça göstermişti. Chamberlain, “Savaşın olmaması için her şeyi yapacağız” demişti. Bir yıldan az zaman geçince Churchill, “Kapitülasyon bir seçenek değil” demişti ki haklıydı da. Tam anlamıyla Münih Felsefesi yani kötü bir barış, iyi bir tartışmadan iyidir. Ne yazık ki hayır. Tartıştığın o düşmanın altı ay içinde savaş alanına dönmeye zorlayacağı ortaya çıkmıştı. Ve Amerikan kültürünün kendisi bir iktidar kültürüdür. O sadece gücü tanımaktadır. Eğer siz sabır gösteriyorsanız, Amerikalılar için zayıfsınız ve daha fazla bastırılacaksınız. Hepsi bu kadar. Onlara göre böyle algılanır.

Yuri Kondratev tarafından hazırlanan röportajı, Inna Kondratev yapmıştır.

Kaynak: http://www.pravda.ru/expert/04-10-2017/1349542-syria-0/

Çevirmen Hakkında

Zelina ÇEPER

İstanbul Üniversitesi /Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

Bizi sosyal medyada takip edin
Arkadaşlarınızla Paylaşın:

Bize Katılın

Siz de bizimle gönüllü olarak çalışmak ister misiniz?
İletişim formunu doldurun, sizinle irtibata geçelim.

İletişim Formu İçin Tıklayın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial