Sosyal Baskınlık Yönelimi, Irk Üstünlüğü Teorisinin Kabulünü Öngörüyor

İngilizce Aslından Çeviren : Zeynep Demir

Neden Naziler hala var?

Sosyal baskınlık teorisi, toplumların baskın grupları üstün tutan sosyal inançlar üreterek ve bu inançları destekleyerek, toplumdaki hiyerarşiyi sürdürdüklerini varsayar.

2017 yılında neden Naziler hala var?

Bu soru, haftasonu Charlottesville sokaklarında yaşanan, beyaz ırk üstünlüğünü savunan yüzlerce insanın; ırkçı, yahudi aleyhtarı, antikomunist sloganlar atarak karşı protesto grubundan herhangi birinin canını almayı hedefleyerek birçok zarara sebep oldukları olayın gözlemcilerinin sorduğu bir soru.

Üçüncü Reich’in düşüşünden yedi yıl sonra, açıkça beyaz üstüncül ideolojilere sahip kişilerin varlığının devam ettiği, kısmen, 1990’ların başında geliştirilen toplumsal bir teori ile açıklanabilir. Sosyal baskınlık teorisi, hiyerarşiyi güçlendiren ideolojilerin sadece toplumsal eşitsizliği yönlendirmekle kalmayıp, aynı zamanda toplumsal eşitsizliğin bir sonucu olduklarını da açıklamaya çalışır. Sosyal baskınlık yönelimi adı verilen tek bir kişilik özelliği, bir kişinin siyasal ve sosyal görüşlerini; dış politika ve ceza adaletinden, sivil haklara ve çevreye kadar güçlü bir şekilde öngörür. Dahası, ırkçılık, cinsiyetçilik ve yabancı düşmanlığı gibi ideolojilerin bir toplum kaynaklarının eşit olmayan dağılımından doğma eğilimi hakkında fikir verir.

Psikolog Jim Sidanius ile bu teoriyi geliştiren Felicia Pratto, “Sosyal baskınlık kuramı sosyal ve siyasal ideolojileri ölçmek için bir ölçüt oluşturuyor” diyor. “Sosyal baskınlık yönelimi bu ideolojilerin ne hakkında olduğunu anlamaya çalışmak için bir yoldur, fakat tek yol değil.”
Bir kişinin sosyal baskınlık yönelimi, o kişinin hiyerarşik sosyal ilişkilere ne derece inandığını ölçen 8 anket maddesiyle belirlenebilir. Katılımcılardan ifadelere ne kadar katılıp katılmadıklarını söylemeleri istenir. Yelpazenin bir ucunda “İdeal bir toplum, bazı grupların en üstte, diğerlerinin ise en altta olmasını gerektiriyor” ve “Grupların eşit olmasını sağlamaya çalışmak adaletsizce” fikirlerini destekleyen ifadeler bulunur. Diğer ucunda ise “Alttaki gruplar da üsttekiler kadar değerli” ve “Toplumda hiç kimse baskın olmamalı.” ifadeleri vardır.

Psikoloji dilinde, sosyal baskınlık eğiliminin hem yordama geçerliği hem de ayırt edici geçerliği vardır.

Yüksek sosyal baskın eğilimi olan insanlar, kadınların ve erkeklerin doğal olarak farklı olduklarına ve farklı işyeri rollerine sahip olması gerektiğine inanma eğilimindedirler. Irksal üstünlük kuramlarını kabul etme ve ülkelerinin doğal olarak diğer ülkelere göre daha iyi olduğuna inanma olasılıkları daha yüksektir. Lezbiyen, gey, biseksüel ve transseksüel haklarına; olumlu eylem; ırklararası evlilik ve sosyal refah programlarına karşı meydan okuma eğilimindedirler. Kendilerini çevreci olarak tanımlamazlar. Yurtdışı askeri harekâtı ve ölüm cezasını destekleme eğilimindedirler. Kapitalizme ve dünyanın temelde adil olduğuna inanmak eğilimindedirler. Ve askerlik, iş dünyası ve siyaset gibi “hiyerarşiyi güçlendiren” kariyer seçme olasılıkları daha yüksektir.

Sosyal baskınlık yönelimi skoru düşük olan insanlar ise eşitlikçilikle ilişkili sosyal tutumlara sahip olma eğilimindedirler. Sosyal hizmetler ve danışmanlık, özel eğitim veya gazetecilik gibi “hiyerarşiyi hafifleten” kariyer eğilimi gösterirler.

Minnesota Üniversitesi Psikoloji ve Siyaset Bilimi bölümlerinden profesör Christopher Federico, “Çoğu insanın teori hakkında şaşırtıcı bulduğunu düşündüğüm şeylerden biri; ırkçılık, cinsiyetçilik ve homofobi gibi birbirinden farklı veya benzersiz olduğunu düşündüğümüz birçok olgunun aslında ortak bir kökene sahip olabileceği argümanıdır” diyor. “Yani farklı hedeflere sahip olmalarına ve farklı şekilde uygulanmalarına rağmen, hepsi gruplararası hiyerarşiye duyulan arzudan kaynaklanabilirler.”

Erkeklerin, kadınlardan daha yüksek sosyal baskınlık eğilimi olduğu, araştırmacıların sosyal baskınlık eğiliminin kısmen biyolojik kaynaklı olduğunu savunmalarına imkan sağlayan bir gözlemdir. Buna rağmen araştırma sosyal baskınlık eğiliminin sadece genetik bir özellik olmadığını gösterir.

Prof. Dr. Pratto, “Kadınlar için daha eşitlikçi, örneğin yüksek eğitim seviyesi, erkeklerle kadınlar arasında daha eşit ücret dağılımı ve siyaset alanında daha fazla kadın, daha düşük sosyal baskınlık eğilimi gibi daha çok olan ülkelere yönelik güçlü bir eğilim var” diyor.

Sosyal baskınlık teorisi, avcı-toplayıcı dönemden geçen ve ekonomik fazlalıklar üreten her toplumda sosyal hiyerarşilerin ortaya çıktığı gözlemiyle başlar. Hiyerarşi sisteminin zirvesinde bulunanlar, örneğin fakir insanların tembel oldukları için bu durumda kaldıkları gibi, hiyerarşiyi meşrulaştıran sosyal inançları geliştirir ve desteklerler.

Profesör Federico, yaptığı email röportajında “Sosyal baskınlık yönelimi yüksek olan insanlar, muhafazakar sosyal politikaları desteklemeye daha meyillidirler,” dedi. “Bununla birlikte, bu ilişki yüksek statüdeki gruplar arasında daha belirgindir. Düşük statü gruplarının üyeleri arasında; düşük ve yüksek sosyal baskınlık yönelimi gösteren insanlar, politik tutumlarında bu kadar farklılaşmazlar.”

Federico, sosyal baskınlık yöneliminin oldukça değişmez bir özellik olarak düşünüldüğünü ancak bunun bir insanın sosyal tutumunu değiştirmesinin imkansız olduğu anlamına gelmediğini söyler.

“Eşitlikçi olmayı zihnen uygulayan insanlar var; bu nedenle, önyargıya neden olabilecek bir uyaranla karşılaştıklarında alışkanlıkla yaptıkları şey onu güzel duygularla eşleştirmek ya da kendi eşitlikçi değerlerini uygulamaya koymaktır.” diyor Pratto. “İnsanlar bunu o kadar çok yapabilir ki sonunda otomatikleşirler.”

Kaynak: https://galindes.wordpress.com/2017/08/26/social-dominance-orientation-predicts-acceptance-of-theories-of-racial-superiority/

Çevirmen Hakkında

Zeynep Demir / TESA İngilizce Çevirmeni

29 Mayıs Üniversitesi

Psikoloji / İngilizce Mütercim Tercümanlık 

Bizi sosyal medyada takip edin
Arkadaşlarınızla Paylaşın:

Bize Katılın

Siz de bizimle gönüllü olarak çalışmak ister misiniz?
İletişim formunu doldurun, sizinle irtibata geçelim.

İletişim Formu İçin Tıklayın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial