SOĞUK SAVAŞ

Amerika ve Sovyetler Birliği 2.Dünya Savaşı sırasında Mihver güçlere karşı birlikte savaştı. Ancak iki ulus arasındaki ilişki gerginleşti. Amerikalılar uzun zamandır Sovyet Komünizmine karşı dikkatliydi ve Rusya’nın lider olan Joseph Stalin’in zalimce ve kana susamış bir şekilde koyduğu kurallara endişe duyuyordu. Sovyetler Birliği Amerikanin kendilerini yıllar süren uluslararası toplumun meşru parçası haline getirmeye çalışmasını reddetmişti ve ABD’nin 2.dünya savaşına geç girmelerine de tepkiliydi ve savaş on milyona yakın rus’un ölümüyle sonuçlandı. Savaş sona erdikten sonra bu şikayetler karşılıklı güvensizlik ve düşmanlık duygusu içinde olgunlaştı. Savaş sonrası, Doğu Avrupa’da Sovyet yayılma politikası ile Rusya’nın dünyayı kontrol etme planı bir çok Amerikalının korkularını körüklemişti. Bu arada SSCB, Amerikalı yetkilileri uluslararası ilişkiler yaklaşımında; Kavgacı söylem, silah birikimi ve müdaheleci olduklarını belirtiyordu. Böyle düşmanca bir atmosferde, Soğuk Savaş’ta tek taraf tamamen suçlu değildi ve bazı tarihçiler bunun kaçınılmaz olduğuna inanıyordu.

SOĞUK SAVAŞ: ÇEVRELEME

Zamanla 2.Dünya Savaşı sona erdi. Amerikalı yetkililer Sovyet tehdidine karşı en iyi savunma stratejisinin ”çevreleme” olduğunu kararlaştırdı. 1946’da diplomat George Kennan(1904-2005) ünlü ‘uzun telgraf’ politikasını açıkladı. Kennan; ”Sovyetler Birliği, ABD ile kalıcı ‘modus vivendi'(uluslararası hukukta, uyuşmazlık içindeki iki devletin, temeldeki anlaşmazlığın çözümünü başka bir zamana bırakarak, geçici bir durumla yetinmeleri biçimindeki anlaşma.) olabilir inancı fanatikliğine adamış bir siyasi güç idi. Sonuç olarak ABD’nin tek seçeneği, ‘uzun vadeli, sabırlı ama sağlam ve Rus genişleme eğilimlerini uyanık tutma oldu.’ Başkan Harry Truman (1884-1972) bunu kararlaştırdı. Amerika’nın politikası bu olmalı, 1947 kongresinden önce ilan edilen, ‘ dış baskılarla yakalama girişiminde direnen özgür insanlara destek desteklemeyi’ deklare etti. Bu düşünce şekli önümüzdeki 4 yıl için Amerika’nın dış politikasını şekillendirecek.

Biliyor Muydunuz ? 

Soğuk Savaş terimi ilk kez İngiliz yazar George Orwell’in 1945 yılında yazdığı ‘Sen Ve Atom Bombası’ adlı denemesinde görüldü.

SOĞUK SAVAŞ: ATOM ÇAĞI

Çevreleme stratejisi aynı zamanda ABD’de eşi görülmemiş silah birikimi de sağladı. 1950’de, bir Ulusal Güvenlik Konseyi raporu olarak bilinen NSC-68 raporu Truman’ın yankıları, her yerde komünizm yayılmacılığına  karşı ülkeye askeri güç kullanılması tavsiyeleri içeriyordu. Bu amaçla rapor, savunma harcamalarında dört kat artış çağrısında bulunuyordu. Özellikle, Amerikalı yetkililer savaşın sona ermesi gibi olanlardan sonra atom silahlarının geliştirilmesi için teşvik etti. Böylece ölümcül bir ‘silahlanma yarışı’ başladı. 1949’da Sovyetler kendi atom bombasını test etti. Cevap olarak, Başkan Truman Amerika Birleşik Devletlerinin daha fazla yıkıcı atom silah inşa edeceklerini açıkladı: Hidrojen bombası ya da ”superbomba”. Stalin ise izledi.

Sonuç olarak, Soğuk Savaş bahisleri tehlikeli bir şekilde yükseliyordu. 1. Hidrojen bombası testi, Eniwetok Atol//Marshall Adalarında denendi. Nükleer çağın ne kadar korkutucu olabileceğini gösteriyordu sadece. 25 kilometrekarelik bir ateş topu ve buharlaşmış bir ada yarattı. Okyanus tabanında bir dev bir delik açtı ve bu Manhattan’ın yarısını yok edecek bir güce sahipti. Sonraki ABD ve Sovyet testleri atmosfere zehirli radyoaktif atık salgıladı.

Nükleer imha tehditinin yanı sıra Amerikan iç yaşamında üzerinde büyük etkisi oldu. İnsanlar arka bahçelerinde sığınaklar inşa ediyordu. Okullarda ve diğer kamusal alanlarda saldırı tatbikatları uyguluyorlardı. 1950’ler ve 1960’larda nükleer yıkım ve mutant yaratık tasvirleri ile sinemaseverleri dehşete düşüren popüler filmlerin salgınlığı görüldü. Bu ve diğer yönden Soğuk Savaş Amerikalıların günlük yaşamlarında sürekli var oldu.

SOĞUK SAVAŞ UZAYA YAYILIYOR

Uzay keşfi, Soğuk Savaş için başka bir şekilde dramatik bir yarışma sahnesi olarak görev yaptı. 4 Ekim 1957, bir Sovyet R-7 kıtalar arası balistik füzesi olan, ilk yapay uydu ve insan yapımı nesne olan Sputnik’i(Rusya için ‘Gezgin’) dünyanın yörüngesine yerleştirildi. Sputnik’in fırlatılması bir çok Amerikalı için sürpriz olarak geldi ve bu hoş bir şey değildi. Amerika Birleşik Devleti’nde uzay bir sonraki sınır olarak görüldü. Büyük Amerikan geleneksel keşifi mantıksal uzantı gereği, Sovyetlere çok fazla yer kaybetmemek önemliydi. Ek olarak, Bu ezici güç gösterisi R-7 füzesi – görünüşte ABD hava sahasına savaş başlığı başarılı şekilde yerleşmişti- acil olarak özellik Sovyet askeri aktiviteleri hakkında istihbarat topluyordu. 1958’de ABD, Explorer I uydusunu roket bilimcisi Wernher Von Braun başkanlığında Birleşik Devletler ordusu tarafından yörüngeye yerleştirdi. Böylece Uzay Yarışı olarak bilinen bir yarış haline geldi. Aynı yıl Başkan Dwight Eisenhower uzay araştırmalarına adanmış federal bir ajans olan Uluslararası Havacılık Ve Uzay Dairesi’ni (NASA) açmış ve kamu yararına ve yanı sıra çeşitli programlarla uzayın askeri potansiyeli için imzalar attı. Hala, Sovyetler bir adım öndeydi ve Nisan 1961’de uzaya ilk insanı fırlatmıştı.

Mayıs’ta, sonra Alan Shepard uzaya çıkan ilk Amerikalı adam haline geldi. Başkan John F. Kennedy(1917-1963) 10 yıl sonunda Birleşik Devletli bir adam için Ay’da bir yer olacağı gibisinden cesur kamu iddialarında bulunuyordu. Tahmini 20 Temmuz 1969’da gerçekleşti. NASA’nın Apollo 11 görevlisi olan Neil Armstrong’un uzayda gıda hazırlayan ilk astronot olması Amerikalıların Uzay Yarışı’nı kazandığı etkisi veriyordu ve Amerikalı Astronotları kahraman olarak görülmeye başlıyordu ve dünyadaki erkek ve kadınlar bunlar aracılığıyla dünyada yaşamaktan zevk alıyor gibiydiler. Sovyetler, sırayla Amerika’yı aşmak ve Komünist sistemin gücünü kanıtlamak için, büyük ve acımasız çabaları sonucu kötü adamlar olarak resmedildi.

SOĞUK SAVAŞ: KIZIL KORKU

Bu arada, 1947 yılında başlayan, Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi (HUAC), Soğuk Savaşı başka bir şekilde eve getirdi. Komite, ABD’de komünist subversion* şeklinde tasarlanmış duruşmaları, iyi hazırlanmış ve canlı bir serisi dizisi şeklinde göstermeye başladı. HUAC, film endüstrisinde çalışmış sol-siyasi inançlı yüzlerce insanı birbirlerine karşı olanları çalıştırmaya zorladı. 500’den fazla insan işin kaybetti. Bu kara listede, yazarlar, yönetmenler, aktörler ve diğerleri 10 yıldan fazla bir süre içinde tekrar işe giremedi. HUAC aynı zamanda Dışişleri Bakanlığı çalışanlarını yıkıcı faaliyetler nedeniyle suçladı. Yakında, anti-komünist politikacılar, özellikle Joseph McCarthy (1908-1957), federal hükümette çalışan herkesi bu problemin içine dahil etti. Yüzlerce Federal çalışanı incelendi, kovuldu ve hatta dava edildi. Anti-Komünizm 1950’ler boyunca histeri gibi yayıldı. Liberal kolej profesörleri işlerini kaybetti. İnsanlar meslektaşlarının aleyhine karşılık sadakat yeminlerinde tanıklık etmeleri yaygınlaşmaya başladı.

HER TARAFTA SOĞUK SAVAŞ

Evinde subversion’a karşı savaş mücadelesi veren Sovyet tehdidi, yurtdışında büyüyen bir tehlike yansıttı. Haziran 1950’de, Sovyet destekli Kuzey Kore Halk Ordusu, komşusu olan batı yanlısı Güney’i işgal ettiğinde Soğuk Savaş’ın ilk askeri hareket başladı. Korkulan oldu ve bir çok Amerikalı yetkili, dünyayı ele geçirmek için yapılan bu ilk adım olan Komünist kampanyası olduğunu ve karışmama gibi bir seçeneklerinin olmadığını kabul gördü. Truman Amerikan askerini Kore içine gönderdi. Fakat savaş bir çıkmaza sürüklendi ve 1953’te sona erdi.

Diğer uluslararası anlaşmazlıklar takip etti. 1960’ların başında, Başkan Kennedy kendi yarım küresinde bir dizi rahatsız durumlarla karşı karşıyaydı. 1961’deki ”Domuzlar Körfezi İşgali” ve ”Küba Füze Krizi” ardından gerçek komünist tehlikenin ve istikrarsız sömürge sonrası ”Üçüncü Dünya” ülkesi Vietnam’da istikrarsızlığa dayanması daha fazla belirgin oldu. Fransız sömürü rejiminin çöküşü, güneyde Amerikan destekli milliyetçi Ngo Dinh Diem ve kuzeyde komünist milliyetçi Ho Chi Minh arasında bir mücadeleye yol açmıştı. 1950’lerden beri, Amerika bölgede anti-komünist bir hükümetin hayatta kalmasını taahhüt etmişti. 1960’ların başından beri, eğer burada komünist yayılmacılığını zaptediyorlarsa, Amerikan liderleri net bir şekilde görünüyordu. Diem adına daha fazla aktif müdahelede bulunacaklardı. Ancak bununla birlikte aslında kısa bir askeri harekat 10 yıllık bir çatışmanın içine sarmalanması amaçlanmıştı.

SOĞUK SAVAŞIN KAPANIŞI 

Neredeyse en kısa süre görevde kalan Başkan Richard Nixon (1913-1994) uluslararası ilişkilerde yeni yaklaşım başlattı. Düşmanca bir dünya yerine iki kutuplu bir barış önerdi, daha fazla kutup yaratmak için askeri harekat yerine neden diplomasi kullanılmıyor ? Bu amaçla cesaretlenmişti ve Birleşik Devletleri Çin hükümetini tanımış ve sonra Pekin’le diplomatik ilişkiler kurmak başladı ve buraya bir gezi düzenlemişti. Aynı zamanda Sovyetler Birliğine karşı gevşeme ve ülkeler arasında huzur politikasını benimsedi. 1972’de, Nixon ve Sovyet Başkanı Leonid Brezhnev (1906-1982), on yıllardır nükleer tehdidi azaltarak iki tarafında nükleer füze üretimini yasaklayan ”Stratejik Silahların Sınırlandırılması Antlaşması”(SALT I) imzalandı.

Nixon’un çabaların rağmen, Soğuk Savaş, Başkan Reagen (1911-2004) altında tekrar kızıştı. Dönemin bir çok lideri gibi o da, komünizm yayılmacılığının her yerde özgürlüğü tehdit ettiğine inanıyordu. Sonuç olarak, anti-komünist hükümetlere ve isyanlara karşı finansal ve askeri destek sağlayarak yardım etmeye çalıştı. Özellikle bu politika, Grenada ve Elsalvador gibi gelişmekte olan ülkelerde uygulanmış ”Reagen Doktrini” olarak biliniyor.

Hatta Reagen Orta Amerika’da komünizmle savaştı, ancak Sovyetler Birliği dağılıyordu. SSCB, ciddi ekonomik sorunlar ve artan siyasi kaynaşmaya yanıt olarak göreve gelen Mikhail Gorbachev (1931-) Rusya dünyanın geri kalanlarına yakın ilişki için iki politika tanıttı.

”Glasnost”**  ya da politik açıklık, ”Perestroika”*** ya da ekonomik reform. Doğu Avrupa’da Sovyet etkisi azaldı. 1989’da, bölgede her komünist devlet yerine komünist olmayan hükümetler geldi. Bu yılın Kasım ayında, yıllardır süren Soğuk Savaş’ın en görünür simgesi olan Berlin Duvarı yıkıldı. İki yıl sonra Reagen, Berlin kapısı önündeki konuşmasında Sovyet Başkanına meydan okumuştu. ”Sn. Gorbachev, bu duvarı yıkın.” 1991’de Sovyetler Birliği düştü ve Soğuk Savaş sona erdi.

Subversion*: adından da anlayabileceğiniz gibi sürüm yönetim sistemidir. Dosyaları ortak bir depoda tutup sürüm yönetimi sağlar.Subversion’u (genel kısaltması “SVN”) ile proje geliştirirken projenizin sürümlendirilmesini, global bir geliştirme ortamı sunmak amacı ile kullanırız.

Glasnost**: Sovyetler Birliği’nin son döneminde Mihail Gorbaçov’un liderliğinde ülkede bilhassa ekonomik sorunlara son vermek amacıyla uygulanmış politikaların tümüne verilen addır. 1985’te uygulanmaya başlamış, Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla son bulmuştur. 

Perestroika***: SSCB’de 1980’li yıllardan itibaren gerçekleştirilen ekonomik ve siyasi sistemi yeniden yapılandırma ve reform hareketleri. İlk olarak 1979’da Leonid Brejnev tarafından önerilmiş, dönemin devlet başkanı Mihail Gorbaçov tarafından desteklenmiş ve teşvik edilmiştir.

Kaynak: http://www.history.com/topics/cold-war/cold-war-history

Bizi sosyal medyada takip edin
Arkadaşlarınızla Paylaşın:

Bize Katılın

Siz de bizimle gönüllü olarak çalışmak ister misiniz?
İletişim formunu doldurun, sizinle irtibata geçelim.

İletişim Formu İçin Tıklayın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial