Ana Sayfa / YAZILARIMIZ / Tarih / Rum-Helen-Yunan-Grek Tanımları ve Tarihsel Bağlamları

Rum-Helen-Yunan-Grek Tanımları ve Tarihsel Bağlamları

 

 

 

Yazan: Eray Konya

 

      Giriş

Türk Dış Politikası’nın odak noktalarından birisi olan Yunanistan Devleti ve bu ülkenin halkını tanımlarken, tarihçiler ve siyasetçiler tarafından dört farklı sözcük kullanılmaktadır. Bunlar; Rum, Helen, Yunan ve Grek kelimeleridir.

Çalışma süresince, hem tarihi anlatılarda yer aldığı şekliyle, hem de kültürel boyutuyla sıklıkla kavram kargaşası yaratan bu sözcükler incelenerek, tanımsal çerçevede açıklanmaya çalışılacaktır.

 

      1)Rum Sözcüğü

TDK (Türk Dil Kurumu) tanımlarından ilkine göre Rum sözcüğü: “Müslüman ülkelerde oturan Yunan asıllı kimse” şeklinde bir ifadeyle kendisine karşılık bulurken, tarihsel bağlamıyla: “Doğu Roma İmparatorluğu sınırları içinde yaşayan, Roma yurttaşı haklarına sahip olan halk” anlamını kazanmaktadır. Kurumun 3. ve son nitelendirilmesiyle Rum tanımı,“Anadolu” anlamına kavuşmaktadır. [1]

Kökeni itibariyle Rum kelimesi, “Romeos” sözcüğünden gelmektedir. Romeos,“Romalı” demektir. Bu yönüyle kelime Roma İmparatorluğu’na atıfta bulunur.

Paralel şekilde uzun çağlar boyunca Anadolu’da yaşayan toplumlar için de “Romalı” sözcüğü kullanılagelmiştir. Türkmenlerin Anadolu’ya gelişine dek, Anadolu coğrafyası Latin ve Rum kültürlerinin etkisi altında, Hıristiyanlığın hüküm sürdüğü bir dönemden geçmekteydi. Büyük İskender’in startını verdiği Helenizmi takiben, Hıristiyanlığın Anadolu’da kendisine yer bulmasıyla birlikte, Hıristiyanlık Anadolu’da baskın din haline geldi. [2] Rumlar, mezhep olarak Hıristiyanlık dininin Ortodoksluk koluna mensupturlar.

Osmanlı’daki Millet Sistemi gereği, Rum tanımı içerisinde Ortodoks Hıristiyanların tamamı girmekteydi. Diğer yandan az da olsa Katolikliğe geçiş yapmış Rum toplulukları da vardır. Türk olan ancak inancı nedeniyle (Ortodoksluk) Rum kabul edilen Karaman Türkleri, Karadeniz, Kıbrıs ve Adalar’da yaşayan Rumlar da Millet tanımı gereği konumları değişen diğer Hıristiyan gruplardandı. Rum adıyla anılan, ancak Rum kökenli (Helen soylu) olmayan ünlü Anadolu düşünürlerinden birisi de Mevlana Celaleddin-i Rumi idi. Takip eden devirde Osmanlılar 1540’lara kadar Balkan coğrafyasında fethettikleri yerlerde oluşturdukları bölgeye “Rumeli” adını vermişlerdir. [3]

Niğbolu Savaşı’ndan sonra Mısır’da bulunan Abbasi Halifesi, Yıldırım Bayezit’e “Sultan-ı İklim-i Rum” ünvanını vermiştir. [4]Aynı şekilde, İlk etkileşimlerin görüldüğü dönemi takiben Rum kelimesinin eski Türk kaynaklarındaki hali “Purum” şeklindeydi. [5]

Rumların hamisi konumunda beliren ve dinen bağlı oldukları kurum ise, İstanbul’da bulunan Fener Rum Patrikliği idi. İbadet dilinin Rumca olduğu patriklik, 1870 yılında Bulgarların kendi eksharhanlığını (Bulgar Kilisesi) kurması üzerine milli bir kimlik kazanmış ve “Rum Kilisesi” olarak adlandırılmaya başlanmıştır. O döneme değin Osmanlı Devleti’nde geçerli olan millet sistemi uyarınca Bulgarlar Rum-Ortodoks milletine mensup addedildiklerinden, böyle bir makama ihtiyaç duyulmamıştı. [6] Lozan Barış Antlaşması’yla dini misyonu dışında tüm özellikleri törpülenen Rum Kilisesi, cemaati olan İstanbul Rumları nedeniyle kentte  kalmaya devam etmiştir.

Rumların kullandığı dil olan Rumca, Kıbrıs ve Adalar’da çok küçük şive farklıları göstermekle birlikte, Yunanca’nın aynısı sayılabilir. Benzer şekilde Kıbrıs Rumlarının günlük dilinde, aradaki ortak yaşam ve kültür bağlarını göstermesi babında mühim birer örnek olarak gösterilebilecek, birçok Türkçe sözcük yer almaktadır.

Bunlardan bir kısmı şöyle özetlenebilir; Αγαλλίκκιν Rumca Okunuşu: Ağalikkin Türkçe’deki Karşılığı: “Ağalık”. Άζκαλτι Rumca Okunuşu: Az kaltı. Türkçe’deki Karşılığı: “Az kaldı”. Rumca’daki küfür sözcüklerinin çoğu Türkçedir. [7] Αβρατίνί Rumca Okunuşu: Avradini Türkçe’deki Karşılığı: “Avradını”. Αλλάβερσιν Rumca Okunuşu: Allaversin. Türkçe’deki Karşılığı: Allah Versin [8] Diğer bazı benzer kelimeler de; soi “soy”, xύi: “huy”dur. [9]

İki toplumun edebi eserlerinde birbirlerine müspet mahiyette yer ayırdıkları da bilinmektedir. [10] Bunun yanı sıra, Yunanistan’da erkekler arasındaki eşcinsel ilişkileri hukuken tanımlamak için, ironik bir biçimde;  ‘Othomaniko Dikeo’, ‘Osmanlı Hukuğu’ terimi kullanılır. Bu sayede, bu ilişki türü Türklerle ilişkilendirilir. Batılılar ise aynı tanımı “Greek Way” şeklinde yaparlar. [11]

 

      2) Helen Tanımı

Büyük İskender, M.Ö 333 yılında Persleri mağlup ettikten sonra ulaştığı gücün neticesinde Akdeniz ve Anadolu coğrafyasında kendi kültürünü yayma olanağı buldu. [12] Bu noktada Yunan-Makedon ortak kültürünün ürünü “Helenizm” ortaya çıktı ve kısa sürede taraftar topladı. Bu kültürün etkisiyle Helen uygarlığı inşa edilerek, mimari ve sanatta yeni bir stil yaratıldı.  Yunanca bölgenin Lingua Francası (Başat Dil) olarak dini kapsama ulaştı. [13]

Ulusçuluğun kendisine yer bulmaya başladığı 18. yüzyıl boyunca, özellikle de bu devrin ikinci yarısında, Yunanlılar arasında Antik Helen dünyasına atıflar yapılmaya başlandı.   Yunanlılar ve bilhassa aydınlar arasında Antik Yunan isimleri seçilir oldu. Eski metinler çevrildi. Bu süreçte Bizans dışlandı. [14]

Yukarıda tarihsel bağlamını ortaya koyduğumuz Rumlar, kendilerini daha çok Helen olarak tanımlamaktadırlar. Bu noktada Rum ve Yunan sözcüğünden hazzetmediklerini söylemek gerekmektedir. Helen sözcüğünün yarattığı tarihi atıf, burada belirleyici rol oynamaktadır. Yunan tarihçiler, bir Latin ülkesi olan Roma İmparatorluğu’nun Doğu Roma yıllarından itibaren kademeli olarak Helenleştiği görüşünü savunurlar. Bu argüman, Yunan-Helen kültür ortaklığının bir uzantısı olarak yansıtılır. Bugün adını Yunanistan olarak bildiğimiz komşu ülkenin resmi adı “Helen Cumhuriyeti’dir. Yunanca’da “Helen Ülkesi” adı, “Ελλάδα, Ellada” olarak kendisine yer bulur.

 

        3)Yunan Bağlamı

Yunan kelimesi, Yunanistan devlet sınırları içerisinde yaşayan ve vatandaşlık bağıyla bu ülkeye bağlı olan kişileri tanımlamak için kullanılır. Kelime, daha çok politik kimlik arz eder ve Yunanistan ülkesinde yaşayan insanlar için tarihsel bir atfı söz konusu değildir.

Yunan kelimesinin kullanımı özellikle Kurtuluş Savaşı yıllarında yoğunlaşarak Türk literatürüne girmiştir.“Yunan Ordusu”, “Yunan Emperyalizmi” gibi kalıpların yaygın kullanımı nedeniyle tanınır olmuştur. Diğer yandan, bir sözcük olarak “Yunanlılar” kelimesi ile, “Yunan” kelimesi arasında hiçbir fark yoktur. Bu iki sözcük de aynı milleti tanımlarlar. Aynı şekilde, Türk Edebiyatı’nda da temelde bir Yunan-Rum ayrımına gidilmez. [15]

 

         4) Grek İfadesi

Modern Yunanistan, 1821’de Osmanlı Devleti’nin İngiltere, Fransa ve Rusya karşısında aldığı yenilgiler sonucu Mora Yarımadası ve Atina’da Yunan Krallığı adı altında bir devletin kurulmasıyla başlayan dönemdir. Yunan Krallığı’nın kurulmasını takiben, ilk Yunan Kralı olarak Bavyeralı aristokrat bir aileden gelen Otto isminde bir Alman atandı.

19.Yüzyılda ortaya çıkan bu yeni gelişme üzerine, Batılı tarihçiler, Yunanlar ile Osmanlı arasındaki bağları koparmak maksadıyla, bu tanımın sahasını genişleterek yeni bir anlam atadılar. Batılı tarihçiler bu noktada Grek sözcüğünü buldular. Bugün Yunanistan isminin İngilizcedeki karşılığı Greece’dir. Yunanlar için ise Greek kelimesi kullanılır.

Bu tanımlar arasında oluşan kargaşa, tarihçilerin baz aldıkları kaynaklar uyarınca farklılık gösterebilmektedir. Şayet Türk kaynakları göz önünde bulunduruluyorsa Osmanlı Tebaası olan Rumlardan, “Rum” sözcüğü kullanılarak bahsedilir. Diğer yandan Yunan tarihçileri Helen sözcüğünü daha çok sahiplenmektedir. [16] Farklı dillerde yayın yapan tarihçilerin ise Grek sözcüğünü tercih ettiğine rastlanmaktadır.

 

        Sonuç

Çalışmada bahse konu edinen dört kelimenin de tanımlamak istediği millet aynı millettir. Hepsi Yunan milletinden bahis açıldığında, sözcüklerin tarih okuyucularında yarattığı kavram karmaşası, bağlamları ve kullanım amaçları bilindiğinde daha anlamlı bir zemine oturmaktadır. Bu noktada, Yunan-Türk tarihçilerin kullanım tercihleri bilinmelidir. Yunanların Helen, Türklerin Osmanlı devri için Rum; Cumhuriyet devri için ie Yunan sözcüğünü uygun gördüğü ve çalışmalarında ele aldığı göz önünde bulundurulmalıdır.

 

KAYNAKÇA 

Başbakanlık Osmanlı Arşivleri Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı, Osmanlı Yer Adları: I RUMELİ EYALETİ (1514-1550), Ankara, 2013

 

Erdem, Nilüfer: Yunan Osmanlılığının En Önemli Temsilcilerinden Suliotis-Nikolayidis’in Kaleminden “İstanbul Örgütü” ve II. Meşrutiyet Dönemindeki Etkinlikleri, Yakın Dönem Türkiye Araştırmaları Dergisi, Sayı: 12, p.p. 89-105

 

Erdem, Nilüfer:  Osmanlı Devleti’ne Karşı Bulgarlarla Helenlerin İşbirliği Yapmasına Dair 15 Şubat 1911 Tarihli Rapor, Yakın Dönem Türkiye Araştırmaları Dergisi, Cilt: 11, Sayı: 22, Yıl: 2011,

 

İslamoğlu Mahmut, Öznur Şevket: Kıbrıs Rumcasında “A” Harfli Sözcüklerin Bazıları, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu.

 

Milas, Herkül: Türk ve Yunan Romanları, Kadınları ve İlişkileri, Genese-Oluşum, Mayıs-Ağustos 1999, p.p. 1-25

        

Öztürk, Rıdvan: Kıbrıs Rumcasındaki Türkçe ve Türkçe Yolu İle Girmiş Alıntı Kelimeler The Turkish In The Greek Cypriots And Quoted Words Which Entered Where by The Turkish, Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi, Sayı:18,p.p. 89-113

                                       

Savrun, Ergenekon: Balkan Milliyetçilikleri Bağlamında Sırp, Yunan ve Bulgar Milliyetçiliklerinin Karşılaştırılması,  Avrasya Araştırmaları, 2016, Sayı:4, p.p. 1-19

 

Şahin, İsmail: Geçmişten Günümüze Kıbrıslı Rumlar: Dil, Din ve Kimlikleri Greek Cypriots From Earliest Time To the Present Day: Language, Religion and Identities Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, Cilt:8 Sayı: 39, Ağustos 2015

 

Toprak, Serap: 19. Yüzyıl Milliyetçilik Çıkmazında Rumlar, Yeni Türkiye Dergisi, 2015, s. 2841

 

Türk Dil Kurumu;http://www.tdk.org.tr/index.php?option=com_bts&arama=kelime&guid=TDK.GTS.59e6345cdc5e66.06678146

(Çevrimiçi)

 

 

[1] Türk Dil Kurumu (Çevrimiçi) http://www.tdk.org.tr/index.php?option=com_bts&arama=kelime&guid=TDK.GTS.59e6345cdc5e66.06678146

[2] İsmail Şahin, Geçmişten Günümüze Kıbrıslı Rumlar: Dil, Din ve Kimlikleri Greek Cypriots From Earliest Time To the Present Day: Language, Religion and Identities Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, Cilt:8 Sayı: 39, Ağustos 2015, s. 344

[3] Başbakanlık Osmanlı Arşivleri Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı, Osmanlı Yer Adları: I RUMELİ EYALETİ (1514-1550), Ankara, 2013, s.3

[4] Serap Toprak, 19. Yüzyıl Milliyetçilik Çıkmazında Rumlar, Yeni Türkiye Dergisi, 2015, s. 2841

[5] Toprak, a.g.e., s.2841

[6] Nilüfer Erdem, Osmanlı Devleti’ne Karşı Bulgarlarla Helenlerin İşbirliği Yapmasına Dair 15 Şubat 1911 Tarihli Rapor, Yakın Dönem Türkiye Araştırmaları Dergisi, Cilt: 11, Sayı: 22, Yıl: 2011, s.109

[7] Mahmut İslamoğlu, Şevket Öznur, Kıbrıs Rumcasında “A” Harfli Sözcüklerin Bazıları, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, s.809

[8] İslamoğlu, Öznur, a.g.e., s. 808-810

[9] Rıdvan Öztürk, Kıbrıs Rumcasındaki Türkçe ve Türkçe Yolu İle Girmiş Alıntı Kelimeler The Turkish In The Greek Cypriots And Quoted Words Which Entered Whereby The Turkish, Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi, Sayı:18, s. 91

[10] Herkül Milas, Türk ve Yunan Romanları, Kadınları ve İlişkileri, Genese-Oluşum, Mayıs-Ağustos 1999, s.2

[11] Milas, a.g.e., s.19

[12] Bugün Yunanistan’da verilen tarih derslerinde ağırlıklı yer kaplayan tarihi bir figürdür. Ancak İskender, Makedon milliyetçileri tarafından sahiplenilmektedir ve ırk olarak Makedon olduğu iddia edilmektedir.

[13] Şahin, a.g.e., s. 342

[14] Ergenekon Savrun, Balkan Milliyetçilikleri Bağlamında Sırp, Yunan ve Bulgar Milliyetçiliklerinin Karşılaştırılması,  Avrasya Araştırmaları, 2016, Sayı:4, s. 5

[15] Milas, a.g.e., s. 17

[16] Nilüfer Erdem, Yunan Osmanlılığının En Önemli Temsilcilerinden Suliotis-Nikolayidis’in Kaleminden “İstanbul Örgütü” ve II. Meşrutiyet Dönemindeki Etkinlikleri, Yakın Dönem Türkiye Araştırmaları Dergisi, Yıl: 6/2007, Sayı: 12, s.90

 

Yazar Hakkında

Eray KONYA / TESA Tarih Masası Direktörü / Çevirmeni

İstanbul Üniversitesi

İnkılap Tarihi Enstitüsü / Yüksek Lisans

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir