Putin Sadece ABD’ye Değil, Çin’e de Haddini Bildirdi

Rusça aslından çeviren: Zelina ÇEPER

Vladimir Putin’in 1 Mart’ta Kremlin’de yaptığı açıklamasında Federal Meclis’e verdiği mesaj, dünya gündemine bomba gibi oturdu. “Pravda.ru” yabancı uzman ve gazetecilerin yorumlarını analiz ederek size aktarmaktadır. Bu “derin” yorumlar mümkün olduğunca propagandadan uzak ve geneli yansıtmaktadır. Ancak bazı anlar bizi şaşırtmaktadır, örneğin kimilerinin Putin’in, ABD’yi ana rakip olarak görmediğini düşünmesi gibi.

İtalyan ordusunun emekli generali ve “Geoeconomics: Tooling, Strategy and Tactics” kitabının ortak yazarı Carlo Jean’in, Ilsussidiario.net’e dediği gibi “Putin, ABD ile nükleer eşitliğe ulaştığını dünyaya duyurdu.”

General’e göre, “Rusya, Obama’nın başkan olduğu dönemden itibaren nükleer silahlarının modernizasyonunu yükseltmek zorunda kaldı”. İtalyan general, Ilsussidiario.net’e yaptığı açıklamalarda Obama Amerikan cephanelerini -yok etmek için söz verdiği ve aldığı Nobel Barış ödülüne rağmen- modernleştirmeye başlattığını söyledi. Ona göre, ABD yaklaşık 1.2 trilyon dolar değerinde olan bu planı 30 yıldır tasarlamaktaydı. Projenin 40 milyar doları bu yıl yatırıldı.

Putin’in konuşmasının önemi, ülkeyi harabe halden çıkararak gücünü tekrar kanıtlamasıdır. “Rusya ordusunun Ortadoğu’da, Ukrayna’da ve Kırım’da yeniden canlandırıldığını gördük” dedi. Uzmana göre, Putin’in uluslararası alanda diyalog çağrısında bulunmasının temelinde, işin içinden çıkamadığı Ortadoğu’daki durum yatmaktadır.

“Nükleer silahlar,” diye devam ediyor Jean, “her zaman imhadan dolayı karşılıklı olarak, savaş değil, ikna aracı olmaya devam edecektir. Hem ABD hem Rusya için karşılıklı caydırıcılığın bu statüsü değişmedi. Bununla birlikte genel olarak Rusya’ya karşı en büyük tehlike Amerika değil, Çin’dir. Çünkü Çin neredeyse tüm Orta Asya’yı Rusya’dan uzak tutmaktadır”, şeklinde bir sonuca varmıştır İtalyan general.

Sorbonne Üniversitesi’nde uluslararası ilişkilerde, AB-Rusya ilişkileri ve NATO’nun savunma politikası konusunda uzman olan Michel Lambert, “Atlantico.fr” ile yaptığı röportajda Putin’in fikrinin “büyük bir gücün imajını vurgulamak” olduğunu söyledi. Uzman, Sovyetler Birliği’nin çöküşünden sonra, Rusya’nın nükleer silahlarını modernleştirmeye ya da beşinci nesil uçak üretmeye ne bütçesinin ne de motivasyonunun olduğunu açıkladı. Siyaset bilimci hem motivasyonun hem de bütçenin “Kırım konusu” sonrası ortaya çıktığını belirtti.

Lambert, Moskova’nın, dünyanın en büyük silah ihracatçılarından biri ve Çin’in ana tedarikçisi olarak itibarını koruyabilmek için pragmatik hedeflerle karşı karşıya olduğunu belirtti. Müşteri ülkelere yüksek kaliteli ekipman sağlamak ve büyümekte olan pazarda liderliğini sürdürmek önemlidir.

Moskova’nın nükleer gücün, konumu itibariyle tehlikelidir. Ancak tehlike bir “tehdit” olarak görülmemeli sadece “küresel bir trendin doğrulanması” olarak görülmelidir.

“Putin’in hitabeti ABD’ye karşıdır ancak Çin’e hitap ettiğini göz önünde bulundurmak doğru olacaktır. Rusya Asya’ya doğru bakıyor. Ancak Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa, Moskova’nın yalnızca onlara baktığına inanıyor. Uzman, uygulamada Rusya, NATO üslerinin açılmasından ziyade, Yeni İpek Yolu boyunca (Astana’dan Tiflis’e) Çin askeri üslerinin açılmasından endişe duyuyor.” dedi. Üstelik ABD askeri yetkilileri de Rusya’nın, Asya’ya (Çin’e) doğru yönelimlerinin olduğunu belirtti “…bundan bahsetmemize dahi gerek yok” diye eklediklerini de belirtti.
Amerikan gazetecilerinden Peter Doran v

e Donald Jensen, The National Interest’te yayınlanan “Putin’in Kaos Stratejisi” başlıklı makalesinde, Rusya’nın büyük bir güç olarak rekabet etme arzusunun hem Batı için hem de Kremlin için tehlikeli olduğunu yazdılar. Yazarlar bu rekabet sistemini “trolling” olarak adlandırıyorlar. Kremlin, kendisini eşit bir ortak olarak görmek istiyor ve uluslararası sistemin Rusya’ya adil davranmadığına inanıyor. Üstelik Ruslara her iki tarafın da -hem Doğu ve hem de Batı- Sovyet İmparatorluğu’nun çöküşünden sonra yardım etmiş olmasına rağmen.

Doran ve Jensen’in bakış açısıyla Kremlin, Moskova’nın büyük güçler kulübünde bir yeri hak ettiğini ispatlamak için, “Rusya’nın” uzun vadede rekabette önemli bir avantajı olduğunu kanıtlamak için, risk almak istemektedir. Amerika ve demokratik Batı: “Rusya içsel olarak daha uyumludur ve böylece teknolojik olarak üstünlüğü yakalasa da kültürel ve politik olarak rakiplerin gerisinde kalabilir. ”

Yazarlar Rusya’yı “normal” stratejik davranış biçimlerine döndürmeyi teklif ediyorlar. Rusya’ya havuçtan önce sopa vermek gerektiğini düşünüyorlar. Yani “revizyonist davranışın devam etmesi ve kaosun ekilmesi” için önce birtakım yaptırımlar uygulanmalı sonra mevcut durum “düzeltilip” yatırım yapılabilir. Bir başka deyişle de Batı’nın yabancı yatırımları yeniden mümkün hale gelmeden önce Rusya’ya karşı yaptırımların sürmesi gerekiyor.

Sonuç olarak, Çin’den alıntı yapacak olursak: İlginç bir şekilde, en büyük İngilizce yayın yapan Çin yayınları “Putin övülebilir ancak, yeni nükleer cephaneliğinin güç dengesini değiştirmesi pek olası değil” gibi başlıklar altında makaleler yayınladı. Görünüşe göre Pekin, Rusya’nın artan gücünden pek memnun değilken bölgesel gazeteler zafer kazanmışçasına yorumluyor mevcut durumu.

Bölgesel Çin yayınlarının editörlerinden Wang Jianjun, Putin’in Florida’da olduğu iddia edilen Sarmat füzesinin fırlatılması videosuyla ilgili ironik bir şekilde Batı’yı nasıl “yaktığını” dile getirdi. “Füzenin hedeflediği alan, ABD silahlı kuvvetlerinin Merkez Komutanlığı’nın bulunduğu Tampa’daki MacDill Hava Üssü’nün yanı sıra Trump’ın Palm Beach’teki ikameti Mar-a-Lago’nun dahil olduğu alanı kapsamaktadır. Uzmanlar olası nükleer saldırı durumunda ordu yönetiminin felç olacağını ve yarım millik alandaki tüm insanların, ki bu 2.8 milyon kişi demek oluyor, anında öleceğini belirtmektedir. Buna bakılırsa, Batılı medya, Putin’in yeni Rus füzesinin ana hedefinde ABD’nin olmasından oldukça etkilenmiş olmalı ” diyerek sözlerini bitirdi.

Yazar: Lyubov Stepushova

Kaynak: https://www.pravda.ru/world/02-03-2018/1373697-putin_china-0/

Çevirmen Hakkında


Zelina Çeper / TESA Rusça Çevirmeni

İstanbul Üniversitesi

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

Bizi sosyal medyada takip edin
Arkadaşlarınızla Paylaşın:

Bize Katılın

Siz de bizimle gönüllü olarak çalışmak ister misiniz?
İletişim formunu doldurun, sizinle irtibata geçelim.

İletişim Formu İçin Tıklayın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial