PROPAGANDA

Not: Öncelikle, bu yazı propaganda’yı kavramsal açıdan değerlendirip yorumlamak amacıyla yazılmıştır. Propaganda kavramının gelişimi, dönüşümü, kaynağı ve kullandığı araçları ele alarak irdelenmiştir. Bu yazının devamı olacak olan ‘’Faşist İdeolojilerde Propaganda’’ yazısında daha çok örnek söylem ve daha çok görsel kullanılacağından, giriş mahiyetinde olan bu yazıda fazla görsel kullanmak tercih edilmemiştir. İyi okumalar.

Propaganda Kavramı 

Propaganda sözcüğü 1622 yılına kadar kavramsal olarak herhangi bir literatürde kullanılmamıştı. Bundan önce de tarihte birçok imparatorluklar ve devletler, iktidarlarını korumak amacıyla propaganda yaparlardı. Fakat o zamanlar bu durum propaganda sözcüğü ile ifade edilmiyordu. Hatta buna örnek olarak Toby Clark ‘’tarihte şehir devletleri, krallıklar ve imparatorlukların hükümdarları, iktidarlarının altını çizmek, zaferlerini yüceltmek ya da düşmanlarına gözdağı vermek ve kara çalmak amacıyla ihtişamlı yapılar ve ordular kurmaya özen gösterirlerdi.’’der.[1] Buna örnek olarak Roma İmparatorluğu’ndaki devasa mimari yapıları veya Firavun’un iktidarının ihtişamlı eşi benzeri olmayan piramitlerini örnek verebiliriz. 1622 yılına gelindiğinde “propaganda” terim olarak ilk kez karşımıza çıkmaktadır. Roma Kilisesi tarafından 1622 yılında ‘’Congragatio de propaganda fide’’ yani ‘’İnancı Yayma Cemiyeti’’ anlamına gelen bir organizasyon oluşturulmuştur. Bu organizasyonun faaliyetlerini uzun uzadıya anlatmayacağım.

Fotoğrafta da görüldüğü gibi Hz.İsa temsili olarak resmedilmiş ve etrafındaki insanlara Hıristiyanlık inancını aşılamaya çalışmaktadır. Kısaca, bu organizasyonun amacı; belirli bir dini inancı, 17.yy’daki basım tekniğinin de gelişmesiyle beraber kağıda basılı olarak milyonlarca insana aktararak ve onları bu inanca doğru çekerek dini bir propaganda yapılmaktaydı

Propagandanın birçok tanımı olmasına rağmen temel olarak propaganda kavramını belirli bir kalıba sığdırabiliriz. Jowett ve O’Donnell, “Propaganda and Persuasion” adlı kitapta da aktardıkları gibi genel olarak propagandanın eş anlamlıları olarak, yalan söylemek, çarpıtmak, aldatmak, manipülasyon, zihin kontrolü, psikolojik savaş ve beyin yıkamak kelimelerinin kullanıldığını söyler.[2]

Fakat propaganda 20.yüzyıla kadar genellikle belirli bir amaç için kullanılıyordu. Yine Toby Clark’tan bir örnek verecek olursak Clark bu durumu bize şöyle aktarmaktadır: ‘’Propaganda 18. ve 19.yüzyılda genellikle birçok Avrupa dilinde politik fikirlerin dinsel inançların ve hatta ticari reklamcılığın geniş alanlara yayılması için kullanılan tarafsız bir kavram olarak kullanılmıştır.’’[3]

Propaganda genellikle belirli amaçlar ve çıkarlar için kullanıldığından olumsuz tanımlara maruz kalmıştır. Bu duruma da ‘’Kara Propaganda’’ denilmektedir. Kara Propaganda aslında tam da yukarıda Clark’ın yaptığı tanımı kapsayacak şekilde yapılan bir propaganda tarzıdır. Propaganda yapılırken genellikle pejoratif anlamda yapılması tercih edilir. Çünkü pejoratif anlam; hakikati saklamak ya da yeni bir hakikat üretmek üzerine kuruludur. Buna yine Jowett ve O’Donnell’dan örnek verecek olursak; ‘’Bilginin şekillendirilip istenildiği amaca yönelik kullanılmasını sağlamak ve kurumların olumsuz yanları olumlu bir ışık altında anlatım biçimi olarak tanıtılmaktadır.’’der. Pejoratif anlamda ‘’Kara propaganda’’ tam olarak bu şekilde işleyen bir söylem veya retorik olarak açıklayabiliriz. Bilgilerin çarpıtılmış bir şekilde tekrar amaca uygun bir şekilde oluşturulması ve insanların algı yönetimi ile zihinlerinin ele geçirilmesidir.

20.yüzyıla baktığımızda, Birinci Dünya Savaşı propaganda için bir dönüm noktası olmuştur. Savaşla birlikte propaganda artık tarafsızlığını yitirmeye başlamıştır. Devletler, yumuşatılmış isimler kullanarak –kamu eğitim ve bilgi servisleri- kurumlar kurmuş ve propaganda yapmaya başlamışlardır. Özellikle de İkinci Dünya Savaşı öncesinde Avrupa’da 1930’lu yıllarda, Mussolini İtalya’sında ve Hitler Almanya’sında Faşizm ideolojisinin doğması ve bu ideolojinin Avrupa’da siyasal ve toplumsal zeminde yayılması için propaganda bu amaç doğrultusunda en yoğun şekilde kullanılan bir ‘araç’ olmuştur. Bu anlayış II. Dünya Savaşı’nda çok önemli bir hale gelerek yeni ideolojilerin yeşerip gelişmesine zemin oluşturmuştur.

Propaganda, totaliter devletler için müthiş bir araç olarak hizmet etmeye başlamıştı, propagandayı yoğun bir şekilde kullanarak halkı istedikleri amaçlar uğruna yönlendirmeyi ve iktidarlarının meşruiyetini sağlamayı hedeflemişlerdir. Hitler ve Mussolini propagandaları genellikle irrasyonel unsurlara dayanıyordu. Kin, öfke, nefret, gurur vb. duygular içeren söylemler geliştirmeyi tercih ediyorlardı. Hatta Hitler propagandaya verdiği önemi şu cümlesinde belirtmiştir: ‘’Propaganda sayesinde iktidara geldik, propaganda sayesinde dünyayı fethedeceğiz.’’[4] 

PROPAGANDANIN KAYNAĞI

Propaganda yapmak için elinizde belirli kaynakların var olması gereklidir. Bu kaynaklar iyi kullanıldığı ve iyi yönetildiği vakit propagandayı etkin bir şekilde yapabilirsiniz. Devletler veya iktidarlar –özellikle de totaliter rejimler- propaganda yapma eğiliminde olurlar. Özellikle de 20.yüzyılda totaliter rejimlerin şaha kalktığı bir dönemde propaganda yapmak için çeşitli kaynaklar mevcuttu. Sezer Akarcalı’nın dediği gibi ‘’20.yüzyıl bir propaganda yüzyılıdır.’’[5] Fatma Geçikli de “Geçmişten Günümüze Propaganda Kavramı” makalesinde propaganda kaynağını, ideoloji, ekonomi, olaylar, devlet ve mitoslar olarak 5’e ayırmaktadır. Kısaca bunları da açıklayalım.

1-İdeoloji

Propaganda, ideolojileri geniş kitlelere duyurmak  ve benimsetmek amacıyla kullanılır. Politik anlamda propaganda 20.yüzyılın en önemli olgularından biri olmuştur. Domenach ”Siyasal propaganda olmasaydı çağımızın en büyük fırtınaları, komünist devrimi ve faşizmi tasarlamak bile güç olurdu” der.

2-Devlet

Devlet varlığını sürdürmek ve toplumsal bütünlüğü sağlamak amacıyla propagandadan faydalanır veya yıkıcı olabilecek propagandaları engeller. Örneğin devletler dışarıdan gelecek bir propagandayı elimine etmek amacıyla medyayı veya basını kontrol etmeye çalışır.

3- Ekonomi

Ekonomideki talep ve arzı etkilemek amacıyla devletler propaganda yapabilirler. Propagandanın işleyişini kontrol ederek ekonomiyi hareketlendirme çabalarına girilebilir.  

4-Olaylar

Toplumda çıkan olaylar genellikle propaganda yapılarak yayılır. Propaganda aracılığıyla toplumdaki çıkar grupları kendi doğrultularında yorumlayarak, olayları farklı bir şekilde yansıtabilme olanağına sahip olurlar.

5-Mitoslar 

Mitoslar bir halkı ardından sürükleyen kendine has kuralları olan toplumda kendiliğinden kabul gören olgulara denir. 20.yüzyıldaki Faşist ideolojilerin kaynağı mitoslardı. Genellikle kaynaşma birleşme üzerine kuruludur. Ulusal geçmiş ve fetihçi gelecek mitosları en çok kullanılan propaganda kaynağıdır.

Görüldüğü üzere genel olarak propaganda yukarıdaki kaynaklardan beslenen bir süreçtir. Propagandaların başarısı genellikle uzun süreçler sonucu başarılı sonuçlar vermeye başlar. Jean Marie Domenach propagandanın çok biçimli ve sınırsız kaynaklardan yararlandığını söylerken aslında hiç de haksız değildi. Çünkü kitle iletişim araçlarının hepsi birer propaganda aracı olarak kullanılmaktadır. Çünkü propaganda esnetilebilen bir yöntemdir. İstediğiniz iletişim araçlarına göre şekillendirilebilir. Propagandanın kaynaklarını kısaca açıkladıktan sonra, propaganda yapmak için kullanılan siyasal iletişim araçlarına bakalım kısaca.

Propaganda Araçları

Sezer Akarcalı siyasal iletişim araçlarının bir ideoloji aktarımı olarak kullanıldığını söyler.[6] Bu yorumun haklılık payı çok yüksektir diyebiliriz. Çünkü propaganda gazete, kitap, afiş, bildiri, radyo, tv, internet vb. iletişim araçlarından beslenir. Çünkü tarihte propaganda, yazılı metinlerden sonra sürekli bir evrime uğramış ve ortaya çıkan yeni iletişim araçlarına göre şekillendirilmiştir. Hatta Nazi döneminde propaganda bakanı Gobbels’in propagandaları sadece siyasal anlamlarla sınırlı kalmıyordu. Bunun yanında aile, çocuk, okul, spor kısacası yaşamın tüm alanlarını kapsadığı görülmektedir. Nedir bu siyasal iletişim araçları kısaca bunlara bakalım.

1-Basılı Yazı(Gazete, Kitap, Afiş, Bildiri vb.)

Basılı yazı propaganda yapmanın en iyi ve en etkili araçlarından bir tanesidir. Çünkü basılı yazılarla birçok insana ulaşabilme imkanı vardır. Basılı yazı ile beraber birçok devlet ve kurum büyük bir avantaja sahip olmuşlardır. Siyasal iletişimin de en önemli araçlarından biri olan gazete burada müthiş bir propaganda aracı olarak ortaya çıkıyordu. Örneğin Fransız Devrimi sonrası birçok ideoloji gazeteyi kullanarak propaganda yapmışlardır.[7] Ayrıca yazılı basına kitapları da örnek verecek olursak Hitler’in “Kavgam” kitabı ve Lenin’in “Komünist Bildiri”si müthiş bir basılı yazı propagandası örneğidir. Bunlara ek olarak da karikatür, alaycı resimler, fotoğraflar ve simgeler de birer propaganda aracı olarak kullanılmaktadır.

2-Radyo 

Siyasal iletişimin en etkili araçlarından biridir radyo. Propaganda başlarda yazılı bir şekilde yapılırken radyonun ortaya çıkışıyla beraber artık daha kolay ve etkili bir yöntem haline gelmeye başlamıştı. Çünkü radyo yazılı basının ulaşmadığı her yere ulaşabiliyordu. II. Dünya Savaşı’nda özellikle totaliter rejimlerin en çok kullandığı araçlardan bir tanesi idi radyo. Bu rejimler radyoyu bir propaganda aracı haline getirmeyi ve çok etkin bir şekilde kullanmayı başarmışlardır. Jean M. Domenach radyonun bu rejimler için önemli olduğunu şöyle aktarıyor: ” Eğer radyo olmasaydı, Hitler de, General De Gaule de oynadıkları tarihsel rolü oynayamayacaklardı.”[8]

3-Televizyon

Televizyonun icadıyla beraber artık radyodaki ses, yerini hem ses hem de görüntüye bırakmıştır. Televizyonun radyoyu etkisiz bırakmasındaki en etkili faktör görüntünün olmasıdır. Çünkü televizyonla birlikte artık birçok siyasi lider dışarıda sınırlı sayıda topladıkları insanlara yaptıkları mitingler yerine TV’de görünmeye çalışarak ülkede ve dünyada milyonlarca insana sesini aktarabilmekteydi. Bu durum elbette ki propaganda için müthiş bir avantaj sağlamaktaydı. TV artık milyonlarca insana çok kolay bir şekilde ulaşma imkanı sağlamaktadır. Buna bir örnek verecek olursak; ABD’de 1960’taki başkanlık seçiminden önce yapılan ”Debate” programı sayesinde J.F.Kennedy az olan oyunu TV’de yaptığı konuşmalar sayesinde yükselterek başkan olmayı başarmıştı. Artık TV bir propaganda aracı olarak kullanılmaya başlanmış ve insan zihnine şiddetli bir baskı uygulamaktaydı. İnsanlar artık TV’ler sayesinde yapılan  propagandalar sonucu kararlarını değiştirebiliyordu.  

4-İnternet

İnternetin icat edilmesiyle beraber iletişim alanında büyük bir devrim gerçekleşmiş oldu. Çünkü internet diğer iletişim araçlarından çok daha etkili, hızlı ve kullanımı kolay bir iletişim aracı olarak ortaya çıktı. Tabi propaganda yukarıda söylediğim gibi kendini esnetebilen bir şey olduğundan internet alanında da kendine yer edinmeye başladı. İnternet sayesinde insanlar kitle iletişiminin önemli ölçüde en büyük aracı haline de gelmeye başlamıştır. Çünkü diğer siyasal iletişim araçlarında insanlar sadece okumakla, dinlemekle ve seyretmekle kalıyorlardı. Fakat internet ile birlikte insan artık karar alma sürecinde pasif rolden aktif bir role geçerek konumunu farklılaştırmıştır. Artık propagandayı sadece liderler, hükümetler veya devletler yapmıyordu. İnternet sayesinde propaganda artık normal sıradan insanların da yapma fırsatı bulduğu bir yöntem haline gelmiştir.

Sonuç 

Propagandanın tarihsel sürecine baktığımız zaman sürekli bir gelişme ve dönüşme geçirdiğini görebiliriz. Propaganda insan hayatında her zaman var olan bir şeydir. Tarihte insanlar propagandaya her zaman maruz kalmış ve düşünceleri bu sayede etkilenmiş ve şekillendirilmiştir. Fakat 20.yüzyıl ile birlikte propaganda aşırı şekilde kullanılmış ve otoriter rejimlere büyük avantajlar sağlamıştır. Propaganda insanları etkilemenin en basit ve en kazançlı yollarından biridir. Bunun farkına varan faşist veya komünist liderler propagandayı yoğun bir şekilde kullanmaya özen göstermişlerdir. İyi bir propaganda yapmak ülkelerin siyasi arenada başarı kazanmasına yardımcı olmaktadır. Propaganda aslında kitlelerin sıkılaşması ve birlik ve beraberlik içinde hareket edilmesi amacıyla yapılmaktaydı. Ben bu durumu İbn-i Haldun’un ”asabiyyet” kavramı ile özdeşleştirmekteyim. Asabiyyet bağı, bir grup içindeki yardımlaşma ve şeref duygusundan gelen ve dış düşmanlarla uğraşma gücü veren bir bağdır. Kısacası özetlemek gerekirse; propaganda, insan hayatının aslında her yerde ve her anında bulunmaktadır. Ellul Jacques, biz insanların propaganda ile kuşatıldıklarını şu cümleyle aktarır: ”Vatandaş sokakta, posterlerle, hoparlörle, törenlerle, toplantılarla karşı karşıyadır. İşte el ilanlarıyla ve endüstriyel seferberlikle eğlenirken, filmlerle ve teatral propagandayla; evde ise gazete, TV, radyo propagandasıyla karşı karşıya kalmaktadır.”[9]

 

Dipnotlar

[1] Toby Clark, Sanat ve Propaganda, Ayrıntı Yayınları, s.13-14

[2] Garth S. Jowett – Victoria O’Donnell, Propaganda and Persuasion, Library of Congress Cataloging-in-Publication Data, s. 2

[3) Toby Clark, a.g.e, s.12

[4] Erol Çankaya, Siyasal İletişim Dünyada ve Türkiye’de, İmge Yayınları, s.26

[5] Sezer Akarcalı, Propaganda Aracı Olarak Uluslararası Yayınlar, Ankara 1989, s.18

[6] Sezer Akarcalı, a.g.e, s.18

[7] Jean Marie Domenach, Politika ve Propaganda, s.21

[8] Jean Marie Domenach, a.g.e, s. 22

[9] Ellul Jacques, Teknoloji Toplumu, Bakış, İstanbul 2003, s.12

Kaynakça

Akarcalı, Sezer, Propaganda Aracı Olarak Uluslararası Yayınlar, Ankara, 1989

Altun, Sibel Uçkaç, Hitler Almanyası’nda Sanat ve Propaganda, İKÜ

Clark, Toby, Sanat ve Propaganda, Ayrıntı Yayınları, 2011

Çankaya, Erol, Siyasal İletişim Dünyada ve Türkiye’de, İmge

Domenach, Jean Marie, Politika ve Propaganda, Varlık

Geçikli, Fatma, Geçmişten Günümüze Propaganda Kavramı, İletişim Fakültesi Dergisi

Jacques, Ellul , Teknoloji Toplumu, Bakış, İstanbul 2003

Jowett, Garth S. – O’Donnell, Victoria, Propaganda and Persuasion, 2012

Yazar Hakkında

Mervan Nazım 

İstanbul Üniversitesi

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

Bizi sosyal medyada takip edin
Arkadaşlarınızla Paylaşın:

Bize Katılın

Siz de bizimle gönüllü olarak çalışmak ister misiniz?
İletişim formunu doldurun, sizinle irtibata geçelim.

İletişim Formu İçin Tıklayın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial