PAX TURCİCA OYUNU

Tarihin gördüğü büyük imparatorluklar, topraklarında barış ve sükûneti sağlamak için devasa ordular, altyapı hizmetleri vb birçok çaba sarf ettiler. Bunun sonucu olarak da imparatorlukta bazı dönemlerde imparatorluklarda genel bir sükûnet havası sürerdi. Elbet barış dönemleri savaşlar olurdu fakat barış çabaları bu dönemde daha ağır basardı. Yani barıştan kastımız, egemen devletin hüküm sürdüğü zamanlar olarak da adlandırılabilir.

Görkemli Roma İmparatorluğu döneminde var olan Pax Romana (mö-27-ms-180), üzerinde güneş batmayan Britanya İmparatorluğu döneminde Pax Britannica (1815-1914) ve günümüz tek kutuplu dünya düzeninde hüküm süren Pax Americana (1945-günümüz) bize barış dönemleri için iyi birer örnek teşkil etmektedir. Peki yazımız başlığında kullandığımız Pax Turcica ile neyi kast ediyoruz birazda bundan bahsedelim.

Bütün barış dönemlerinin merkezinde güçlü bir devlet veya imparatorluk bulunur. Çünkü düzeni kendi lehiniz neticesinde istikrarlı bir şekilde sürdürmek, oldukça meziyetli ve güç isteyen bir iştir. Realist paradigmanın bakış açısından da güvenlik ve güç siyaseti; eğer gücünüz güvenliğinizi sağlayacak kadar ürkütücü değilse kabaca güvende değilsiniz şeklinde tanımlanabilir. Bunun için özellikle askeri anlamda rakiplerinizden güçlü olduğunuzu ispatlamak zorundasınızdır. Pax Romana döneminde roma ordusu, Pax britannica dönemi içinse İngiliz donanması, döneminin eşi benzeri olmayan rakipsiz örnekleriydi. Yine günümüzde Amerikan Donanması’nın, dünyada ki bütün donanımların toplamından büyük oluşu,bu barış sürecinin güç siyaseti ile nasıl inşa edildiğinin iyi birer örnekleridir.

Elbette böylesine prestijli bir statükoya sahip olmak beraberinde oldukça fazla ve kaçamayacağınız maliyetleri beraberinde getirmektedir. Güvenlik ya da güvensizlik algısı beraberinde çok ciddi askeri ve kamu harcamalarını beraberinde getirmektedir. Hatta ironik bir şekilde bu maliyetler, belirli bir süre sonra amacına ters düşerek, egemenin düzenini sağlayıcı değil bu düzeni yıkan unsur olmaktadır. Pax Turcica oyununda asıl belirleyici olacak olanda bu maliyetlerdir.

Pax Turcia (Türkiye Barışı) oyunu, kabaca Türkiye’nin bulunduğu bölgenin liderliğini sağlayarak bölgede ki düzeni sağlaması şeklinde yorumlanabilir. Kabaca tanımlayarak bu oyunu anlayabiliriz ama bir sorun var; oda Türkiye’yi hangi bölge içinde tasvir edeceğiz. Düşününce de sahip olduğu güçlü imparatorluk geçmişi ve yine kurulduğu 1923 yılından bu yana dış politikada sürekli değişimler yaşayan Türkiye,dönem dönem batı ile dönem dönemde doğu ile yakın ilişkiler içerisinde bulunmaktadır. Mustafa Kemal Atatürk döneminde dış siyasette dengeli bir politika izleyen Türkiye Devleti, 2. Dünya Savaşı sonrası biraz komünizm ve SSCB korkusu birazda Marshall planı nedeniyle ABD ve Batı’ya yakınlaştı.

1987 sonrası ise yoğunlaşan AB’ye katılım süreci ve nitekim son dönemde Arap Baharı sonucu kaynayan Ortadoğu ya da Rusya iki tarafa da aidiyet hissedemeyen bir Avrasya ülkesi mi? Oyuna başlamadan önce Türkiye’ye bir bölge seçmemiz gerekiyor çünkü bu oyunda liderlik etmesi gerekecek tanımlı bir bölgeye ihtiyacı var. Yakın dönemde olanlara bakarsak sanırım, Türkiye(Elbette bu seçimi ülke adına mevcut hükümetler ve bu hükümetlerin dış politika kararları verdi) seçimini, kendisini bir orta doğu ülkesi görerek yaptı. Zira Suriye’de ki iç savaşa dolaylı müdahalesi, savaşan bazı gruplara silah ve mühimmat yardımı, daha önce müttefiki olarak görülen Esad ve Libya devriminde öldürülen devrik lider Kaddafi ile yaşanan diplomatik krizler, Türkiye’nin barış(liderlik)oyununu, orta doğuda oynamak istediğini gözler önüne seren önemli örneklerdir.

Peki orta doğuda böyle bir şey mümkün olabilir mi, dünya için her zaman bu kadar önemli olan bir bölgenin liderliğinin Türkiye’ye verilmesi, ABD ve AB tarafından nasıl karşılanır ?

Bu sorulara cevap vermek son dönemde özellikle ışide yapılan hava harekâtı sonrası bir nebze olsun belirginleşti. ABD ve Avrupa basını, bu operasyon için olumsuz bir tavır takındı ve bu operasyonun Türkiye açısından, var olan çözüm sürecini bitireceği şeklinde beyanlarda bulundular. Ayrıca bölgenin diğer önemli devleti İran, Dışişleri Bakanlığı tarafından yaptığı açıklamada; Türkiye’yi terörizm ile mücadele ederken başka bir ülkenin sınırlarını ihlal etmemesi konusunda uyardı. Ayrıca ABD’nin İran ile ilişkilerinin son dönemde iyileşmesi, buna karşılık olarak Rusya ve Suudi Arabistan arasında imzalanan anlaşmalar, Ortadoğu ateşini hararetlendiren diğer unsurlar olarak göze çarptı. Bütün bu gelişmeler Pax Turcica oyununu daha kompleks bir hale getirdi.

Son dönemde Türkiye’nin Güneydoğusu’nda meydana gelen olaylar ve IŞİD tarafından Türk Askerine açılan ateş ve karşısında hemen misilleme yapılması, Türkiye Devleti ve IŞİD arasında ki çatışmaları şiddetlendirdi . (Aslında başlattı demek daha doğru olabilir. Çünkü doğduğu günden bu yana son derece radikal bir tavır takınan IŞİD ile Türkiye arasında hiç sıcak çatışma meydana gelmedi) Türkiye’nin yaptığı hava harekâtı ve bu harekâtta, IŞİD’in stratejik noktaları ile birlikte PYD’nin de kamplarının vurulması, Türkiye’nin Suriye politikası hakkında bizlere fikirler veriyor.

Görülen o ki , IŞİD ile olabilecek bir çatışmada Türkiye , IŞİD’le aktif çatışma halinde olmasına rağmen PYD’yi müttefiki olarak görmüyor. Bu duruma gerekçe olarak olarak ; PYD’nin ülke içinde ki uzantısı PKK’nın terör eylemlerini ve 30 yıllık terör geçmişini öne sürüyor. Yani dış politikada düşmanımın düşmanı dostumdur şeklinde bir algı yok. Zaten bu algı, Suriye’de savaşan bütün bu gruplarda da kendini sezdiriyor. Yani herkesin herkesi öldürmeye çalıştığı bir yerde düzen inşa etmeye kalkışıyorsunuz.

Bunlara binayen Türkiye’nin hala geçici bir hükümet ile yönetilmesi ve merkezi yönetim zaafı, Pax Turcica oyununda bir handikap olarak karşısına çıkıyor. Ayrıca ılımlı direnişçiler olarak görülen ÖSO’ya yapılan yardımlar olası bir sınır aşırı operasyonda müttefik olarak ÖSO’nun olabileceği şeklinde algılanabilir fakat örgütten Nusra ve Ahraruşam gibi isimlerin IŞİD’e katılması, olası oyun stratejinizi çöpe düşürebilir. Daha önce bahsettiğim gibi neredeyse bölgede savaşan herkesin diğer bütün grupları düşman olarak gördüğü bir bölgede, bu oyunu oynamak sanırım oldukça zor olacak.

İhvan’nın lideri Kardafi’nin 2012’de, IŞİD Emiri Ebu Bekir El Bağdadi’nin bir dönem teşkilatlarının mensubu olduğunu açıklaması, oyunun seviyesini zorlaştıran bir başka unsur. Ayrıca Batı’nın Esad ve Suriye hakkında ki siyasetinin değişmesi, Türkiye’yi bu oyunda yalnız başına bırakıyor.Elbette Pax Turcica oyunu gereği Batı’nın bölgede aktif olarak bulunmaması, Türkiye’nin işine gelebilir ama bu durumda, oyunu zorlaştıran bir başka unsur olarak karşımıza çıkıyor.

Türkiye’nin bu oyunda gün geçtikçe yalnız kalması ve şartların aleyhine olacak şekilde sürekli ağırlaşması, yukarıda bahsettiğim bu tarz barış oyunlarının maliyeti konusunda bir artış olarak karşımıza çıkıyor. Uygulanan dış politika bu maliyeti her geçen gün arttırıyor ve arttırmak zorunda. Sosyal yönden gelişimini tamamlayamayan bir ülke, emperyal bir hayale aldanıp pax turcica adını verdiğim oyunu oynamaya çalışıyor.

Bu oyunun pozitif anlamda kazanımları neler olur, oyunun karmaşıklığından ötürü net bir fikir beyan edemeyebilirim ancak kaybedersek orta doğu bataklığının ülkemize sıçraması an meselesi olur. İnsanların kanları ile kurup yücelttiği vatanımızın, bazı iç ve dış mihrakların egoist ve aç gözlü tutumu sonucu büyük bedelleri ödemesi hiçbir zaman kabul edilebilir bir gerçek değildir ve olamaz. Dilerim ülke olarak başkalarının oynadığı bu oyunu biz kaybetmeyiz…

Yazan Hakkında

Hasan Ali Hamarat

İstanbul Üniversitesi

Siyast Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

Bizi sosyal medyada takip edin
Arkadaşlarınızla Paylaşın:

Bize Katılın

Siz de bizimle gönüllü olarak çalışmak ister misiniz?
İletişim formunu doldurun, sizinle irtibata geçelim.

İletişim Formu İçin Tıklayın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial