Mısır'da Suriyeliler

Mısır’da Suriyeliler: Gerçek ve Hayal Arasında

Şu an bulundukları durumu birisi rüyasında bile görse hayra yoramazdı. Yaşadığımız şu çağda insani olarak çok kötü duruma düşen Suriyelilerin % 60’ı evini terk etmek zorunda kaldı. Sığınmacıların yarısı Suriye sınırları içerisinde, diğer yarısı farklı ülkelere dağılmış durumda yaşıyor.  Çileleri hâla bitmiyor ve göç hareketliliği de bir türlü durmuyor.  Onlar için artık vatan kavramı, gittikleri yüzlerce farklı şehirde akılda kalan sadece hatıralardan ibaret. Bu, işte bir vatanın paramparça olmasıdır.

8 Haziran 2019’da Mısırlı avukat Samir Sabri Başsavcılığa, Mısır’da yaşayan Suriyelilerin yatırımlarının tespit edilmesi için bir dilekçe verdi. Ardından Mısır vatandaşları sosyal medyada Suriyelileri destekleyen büyük bir kampanya başlattı. Kampanyada, Suriyeli göçmenlerin Mısır’da ikinci vatanlarında yaşadıkları ve değerli misafirler oldukları birçok kez dile getirildi.

Bu yazıda, savaş ve ölüm sebebiyle vatanlarını terk etmek zorunda kalan ve Mısır’a sığınan Suriyelilerin siyasi, ekonomik ve sosyal durumlarını inceleyeceğiz.

Siyasi ve Hukuki Durum

Mısır’daki Suriyelilerin sayısının tespit edilmesi konusunda, Mısır hükümetin açıkladığı rakamlar ile UNHCR’ın açıkladığı rakamlar arasında büyük bir uçurum var. UNHCR, listelerinde 137.000 kişi sığınma talebinde bulunduğunu söylerken, Mısır hükümeti sayının 550.000’i geçtiğini açıklıyor. Mısır’daki UNHCR Sözcüsü Christian Bishay ise Mısır’daki Suriyelilerin sayısının 700.000’i geçtiğini söylüyor; dolayısıyla sayının 500.000’i geçtiği ihtimali daha net görünüyor.

Böylece Suriyeli sığınmacıları kabul eden ülkeler arasında Mısır 5. Sırada geliyor. Kabul eden ülkelerin sıralaması ise bu şekilde:

  • Türkiye: 3.6 milyon
  • Lübnan: 1.4 milyon
  • Almanya: 922 bin
  • Ürdün: 660 bin
  • Mısır: 500 bin
  • Irak: 300 bin

Mısır’daki Suriyelilerin siyasi ve hukuki durumunu anlamak için geçen dört aşamaya bakmamız gerekiyor.

1) Mısır’da Çiçeklerle Karşılanmaları

2012’de Mursi seçilmeden önce Mısır’da 70 bin Suriyeli vardı. Büyük bir kesiminin ekonomik durumu iyiydi ve yaklaşık 565 şirket kurdular. Eylül 2012 tarihinde ikamet izinlerinin bitmesi gerekçesiyle Mısır’dan 10 Suriyeli Suriye’ye geri gönderildi, bu olaydan sonra Hişam Kandil hükümeti çok eleştirildi. Bu yüzden Esad rejimine karşı olan Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, Suriyelilerin göç hareketini kolaylaştıran birtakım kararlar ve kanunlar çıkardı.

Mursi döneminde alınan kararlar çerçevesinde Suriyelilere ülkeye vizesiz giriş imkânı ile üniversitelerde, okullarda ve hastanelerde Mısır vatandaşları gibi imkân sağlandı. Bu karar, Yemenliler ile Güney Sudan’dan gelen göçmenleri de kapsıyordu. Haziran 2013 tarihinde Kahire’deki Suriye Büyükelçiliği kapatılıp diplomatik ilişkiler de azaltıldı. O dönemki Mursi hükümetinin izlediği politikalardan dolayı Suriyelilerin sayısı 10 ayda 300 bine ulaştı. Gelenlerin büyük bir kısmı, yukarıda bahsettiğimiz imkanlardan yaralanmak için gelmekle beraber, bazıları Avrupa’ya gitmek için Mısır’ı transit ülke olarak görüyordu. O dönemde Mısır’daki Suriyeli yatırımcıların sayısı 30 bine ulaştı ve 201 milyon dolarlık sermaye ile 1245 şirket kurdular. Çoğunluğunu kadın ve çocukların oluşturduğu işsizlik oranı %42 idi. O dönemde Mısır’daki Suriyelilerin %54’ü yoksulluk sınırının altında yaşıyordu.

2) Medyanın Nefret Söylemleri

Mursi’nin gitmesinden 2015 yılının sonuna kadar Mursi’yi destekleyen birçok Suriyeli ya gözaltına alınmış ya da sınırdaşı edilmişti. Hukukî yönden çok eleştiri alan Mısır rejimi, sığınmacıların değil, Esad rejiminin yanındaydı.

8 Temmuz 2013 tarihinde vizesiz ülkeye giriş kararı iptal edildi. Şam ve Lazkiye’den gelen iki uçak Mısır’a giriş yapamayıp geri döndü. Aynı zamanda Mısır hükümeti, Suriye vatandaşlarına vize verilmesi konusunda birçok engel koydu. O dönem; özelikle medyanın yaptığı nefret söylemlerinden dolayı Suriyelilerin Mısır’da yaşadıkları en kötü dönemdi.

3) İstismar dönemi

Bu dönem 2015 yılının bitmesinden günümüze kadar devam eden bir süreçtir. Sisi hükümeti Suriyelilerin durumunu uluslararası düzeyde kullanmaya başladı ve Avrupa’dan yardımlar istedi. Tartışmalı bir şekilde iktidara gelen Sisi rejimi, o dönem uluslararası arenada tanınmaya çalışıyordu. Almanya başbakanı Angela Merkel’le göç haraketliliğini kolaylaştıran bir anlaşmanın ardından Mısır’a 104 milyon dolarlık yardım yapıldı ve aile birleşimi için yasa çıkarıldı. Aynı dönemde  Suriyelilerin ekonomisi 1 milyar doları geçti ve böylece Mısır’ın ekonomisini %1’i teşkil ediyordu.

Bu siyasi durum göç hareketliliği ve aile birleşimini düzenleyen yasalara yansıdı. Üniversite öğrencilerinin sahip olduğu hakların değişmesi ile birlikte Suriyeli öğrenciler, yabancı öğrencilerin vermesi gereken harç miktarının %50’sini ödemeye başladılar. Fakat ilk, orta ve lise düzeyinde eğitim için şartlarda bir değişiklik olmadı.

Suriyelilerin alması gereken ikamet tezkerelerine zam yapıldı ve aynı zamanda sürücü ehliyeti çıkartma sürecinde Mısırlılarla olan eşitlikleri sonlandırıldı. Sığınma talebinde bulunanlara verilen ikamet tezkeresinin her 6 ayda bir yenilenmesi gerekirken mülteci statüsünde olanlar ve uzun süreli ikameti olanların ise her yıl yenilenmesi gerekmektedir.

4) Göçmen Kuşlar Ne Zaman Geri Dönecek?

Bu dönem, Sisi hükümetinin Esad rejimini tanıması ve ilişkileri yeniden kurmak istemesi üzerine şekillenmektedir. Uygulanan bu baskıcı politika savaş ortamından uzaklaşıp Mısır’a göç eden insanların geri dönmeleri için baskı oluşturmaktadır.

Örnek olarak iktidara yakın olduğu bilinen Avukat Samir Sabri’nin açtığı, Mısır’daki Suriyeliler tarafından yapılan yatırımların kısıtlanması davasını görüyoruz. Ayrıca 10 bin dolar karşılığında Mısır vatandaşlığı verilmesi ya da büyük banka hesabı karşılığında daimi ikamet verilmeye çalışılıyor. Fakat bunlar Mısır’daki Suriyelilerin sadece %10’una uygun olabilmektedir.

Göç ve İltica Ekonomisine Bir Bakış

Günümüz dünyasında, göçmenlerin ilticası kolay bir şekilde sağlanmasına rağmen bu konuda yapılan araştırmalar, “Göç ekonomiyi ne kadar etkiler?” sorusuna çok net bir cevap vermiyor.

Bununla ilişkin Doğu Avrupa’da bulunan 15 farklı ülkede yapılan kapsamlı çalışmalar, göçün bu ülkelerin ekonomisine katkıda bulunduğunu ve işsizlik oranlarının azaldığını gösteriyor. Aynı şekilde Suriye krizi başladıktan sonra Mısır dahil 5 farklı ülkede yapılan araştırmalar, benzer sonuçların bulunduğunu gösteriyor.

Göçün ekonomiye olan etkisinin en önemli faktörü ise, göçmenin devlet desteğiyle geçindiği dönemden kendi kendine geçindiği döneme geçicidir.

Örneğin ABD’de bir mülteci, kendi işini yapana ve ülkenin gelirine katkı sağlayana kadar ortalama 8 yıl geçiyor. Böylece bir göçmenin aldığı yardımları kısa vadeli bir yatırım olarak görebiliriz. Dolayısıyla göçmeni ekonomiye bir yük olarak göremeyiz.

Bir göçmenin yapılan yardımları geri ödemesi için iki önemli faktör var: Birincisi, bulunduğu ülkenin iş piyasasına hızlı bir şekilde entegre olmasıdır. Böylece uzun süre yardımlara bağlı kalmayacak. Lakin göçmenlerin bu duruma gelebilmeleri için bu sürece iyi hazırlanmaları gerekir. İkincisi ise göçmenlerin bulunduğu ülkenin vergi sistemine katkıda bulunmalarıdır. Bu ancak resmi yollardan olabileceği için bu ülkenin vergi sisteminin güçlü olması gerekiyor.

Suriyeli Mülteciler Mısır Ekonomisine Bir Yük mü?

Avukat Samir Sabri’nin belirtiği 32 milyar dolarlık Mısır’daki Suriyelilerin yaptığı yatırımların değeri ile 2017 yılında UNDP’ın 800 milyon dolar olarak belirttiği rakam arasında çelişmeler görüyoruz. 2017 yılında Mısır İdari Murakabe Başkanı Muhammed İrfan, Suriyelilerin Mısır’da 4100 şirket kurduğunu söyledi.

2018 yılında Yatırım ve Uluslararası İşbirliği Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı’nın ortaklaşa hazırladığı bir rapora göre 2018 yılının ilk 8 ayında, Suriyeli yatırımcıların kurduğu şirketlerin geçen yıla nazaran %30’luk bir artış gösterdiği, o dönemde yabancılar tarafından kurulan şirketlerin üçte birinin Suriyeliler tarafından yapıldığı ve bu yatırımların yaklaşık 70 milyar Mısır Cüneyhi tuttuğu söyleniyor. Rakamlara dışarıdan baktığımızda işlerin iyi yönde gittiğini düşünebiliriz, fakat Suriyeli yatırımcıların katkısının olduğu alan orta ve küçük projelerdir.

2015 yılında UNHCR’ın Mısır’daki Suriyelilerin durumu ile ilgili yayınladığı bir rapora göre 85 kişiyle yapılan çalışmaların sonucunda %90’ının yoksulluk çizgisinin altında olduğunu görüyoruz. Ayrıca UNHCR, bu insanların temel ihtiyaçlarını karşılamak için yardıma ihtiyaçlarının olduğunu açıkladı ve günümüze kadar yardımlara ihtiyaç duyuyorlar.

2017 yılında yapılan bir çalışmaya göre, Suriyelilerin yarısından fazlasının yoksulluk sınırının altında yaşaması ve Mısır’da sağlık hizmetlerinden destek alamadıkları ve masraflarını kendileri karşıladıkları için daha çok fakirleşmektedir.

Tüm bu sorunlar Suriyelilerin büyük bir kesiminin iş piyasasına entegre olmasını engellemekte ve yakında çözüme ulaşması da çok zordur. Fakat tüm bu söylenenler özel yeteneklileri ya da ekonomik durumu iyi olanları kapsamıyor. Hatta Suriyelilerin gittikleri birçok yerde belirgin bir gelişmeye yol açtıkları görülüyor.

Söylenmesi gereken bir husus ise, 2011 yılında Suriye’den başlayan göç haraketliliğinin temeli ekonomik değil, orada iç savaşın başlaması idi. Dolayısıyla mesleği ya da özel birikimi olmayan kişiler, Mısır’da kendilerini yerel halkla zor bir yarışın içinde buldular.

Son olarak Mısır vergi sistemine baktığımızda, ülkeye gelenlerin verdiği vergiden Mısır ekonomisinin yaralanmasının oldukça zor olduğunu anlayabiliriz. Geçen Mayıs ayında Mısır Vergi Dairesi başkanı Abdülazim Hasan, Mısır’daki kayıtdışı ekonominin çok büyük olduğunu açıkladı. Buna ilişkin olarak ismini vermek istemeyen bir memur, kayıtdışı ekonominin %40 ila %50 arasında olduğunu söyledi. Aynı zamanda vergi sistemin güçlü olmaması ve sürekli vergilerin yükselmesi birçok iş sahibini resmi yollardan iş yapmamaya sürüklemektedir.

Sosyal Durum

Mısır’daki Suriyelilerin %50.8’i erkek ve %49.2’si kadındır. Yaş ortalaması ise 18-39 arasında ve işsizlik oranı kadınlarda %65’i geçmiş durumdadır.

Mısır’da bulunan Suriyelilerin %71’i Şam’dan geldiler, çünkü Kahire havalimanına ulaşım için oradan gidilmek zorunda. Ayrıca birçok kişi Suriye’de savaş başladıktan sonra işlerin kötü gitmesinden dolayı Mısır’a göç etmeye karar verdi.

Daha önce bahsettiğimiz gibi Suriyelilerin sağlık hizmetlerine erişmelerinin zor olmasının yanısıra, Mısır hükümetinin Suriyeli öğrencilerin Mısırlı öğrenciler gibi eğitim almaları kararından vazgeçmesinden sonra yaşanan zorluklar iki kat artı. Halen Mısır okullarında 40 bin ve üniversitelerde 46 bin Suriyeli öğrenci eğitim görmektedir. Eğitimin yeterli düzeyde kaliteli olmamasından ve dershanelerin de çok pahalı olmasından dolayı aileler çocuklarının eğitim hayatını bitirip iş dünyasına erken atılmalarına karar veriyor. Böylece 12-17 yaş arası çocuk işçilerin oranı %30’u geçti.

Paul Collier, göçün en büyük etkisinin ekonomik değil toplumsal olduğunu savunuyor. Göç alan ülkeler, gelişmiş ya da gelişmemiş olsalar dahi büyük bir ekonomik sorunla karşılaşmıyor. En büyük sorun, gelen göçmenlerin gittikleri yerin kültürüne ne kadar adapte olabildiği ve toplum tarafından ne kadar kabul görebildiğiyle alakalı. Bundan dolayı göçmenler dil, din ve kültür gibi sebeplerden dolayı toplumdan uzaklaşıyor.

Yazarlar: Abdelrahman Taha & Saif Dewidar

Kaynak: https://www.ida2at.com/crisis-syrians-egypt-illusion-truth/