MAO TSE-TUNG

Mao Tse-tung, Çin Marksist teorisinin öncülerindendir, ülkesinde Kültür Devrimine önderlik etmiş askeri ve devlet adamıdır.

ÖZET

26 Aralık 1893’te Çin’in Hunan Eyaleti’nin Shaoshan ilçesinde doğdu. Mao Tse-tung 1949-1959 arasında Çin Halk Cumhuriyeti’nin Başkanı olarak görev yaptı ve 1935’ten ölümüne kadar Çin Komünist Partisi’nin liderliğini yaptı. Mao’nun “İleriye Büyük Adım” ve “Kültür Devrimi” projeleri kötü düşünülmüş ve felaketle sonuçlanmıştı fakat onun birçok amacı ki Çin’in kendine yetmesini vurgulamakta dâhil olmak üzere övgüye değerdi.

ULU ÖNDER İÇİN; MÜTEVAZI BAŞLANGIÇLAR

19.yy sonlarında, bir zamanlar görkemli bir geçmişe sahip olan Çin’e Qing Hanedanlığının yönetimi kabuk olmuştu. Mao Tse-tung 26 Aralık 1893’te Çin’de Hunan Eyaletinde tarım kasabası olan Shaoshan’da doğdu, bir kaç kuşaktır aktarılan üç dönümlük arazisi olan köylü bir aileden gelmektedir. Hayat birçok Çinli vatandaş için zor iken Mao’nun ailesi birçoğundan iyi durumdaydı. Otoriter babası Mao Zedong varlıklı bir hububat tüccarıydı, annesi Wen Qimei’de onun gelişmesine yardım etmekteydi.

Mao 8 yaşındayken kasabasındaki küçük bir okula gidip az da olsa eğitim almıştır. 13 yaşında giderek büyüyen hırsları ve yerinde duramayan duygularıyla birlikte tarlada tam zamanlı çalışmaya başlamıştır.

14 yaşında Mao Tse-tung’un babası onun için bir evlilik düzenledi ama o bunu kabul etmedi. 17 yaşına geldiğinde Hunan eyaletinin başkenti Changsha’da ki ortaokula kayıt olmak için evden ayrıldı. 1911’de monarşiye karşı Xinhua Devrimi başladı ve Mao Devrimci orduya ve Çin Nasyonal Partisi (Kuomintang-KMT)’ne katıldı. Devlet adamı Sun Yat-sen liderliğinde KMT 1912’de monarşiyi yıktı ve Çin Cumhuriyetini kurdu. Çin ve kendisi için yaptığı gelecek vaatleri ile etkili olan Mao geniş çapta siyasal ve kültürel değişim yaşattı.

KOMÜNİST İDEOLOJİYİ DOĞRU HAREKET

1918’de Mao Tse-tung öğretmen sertifikasıyla Hunan üniversitesinden mezun oldu. (Hunan First Normal School) Aynı yıl annesi öldüğü için evine geri dönme kararı aldı. Pekin’e seyahat etti fakat iş bulma konusunda başarılı olamadı. Sonuç olarak Pekin Üniversitesinde kütüphane asistanı pozisyonunda iş buldu ve bir kaç ders verdi. Bu sırada duyduğu, başarılı bir Rus devrimi ile kurulan Komünist Sovyet Birliği ile ilgilendi. 1921’de Çin Komünist Partisi’nin ilk üyelerinden biri oldu.

1923’de Çin’in lideri Sun Yat-sen sayıca ve güç olarak büyüyen ÇKP ( Çin Komünist Partisi) ile politik olarak aktif işbirliği yapmaya başladı. Mao Tse-tung hem KMT’yi hem de ÇKP’yi destekledi fakat gelecek birkaç yılda o, Lenin’in ideolojisini benimsedi ve ona inandı, bu düşüncenin tarımla uğraşan köylülere hitap eden komünizmi Asya’da kurmanın anahtarı olduğunu düşünüyordu. O, meclis temsilcisi olarak görevlendirildikten sonra Şanghay Şubesine yönetici olarak atarak parti içinde yükseldi.

SUN YAT-SEN’İN ÖLÜMÜ VE “UZUN YÜRÜYÜŞ”

Mart 1925’te Çin Cumhurbaşkanı Sun Yat-sen öldü ve onun halefi Çan Kay-şek KMT’nin başkanı olarak seçildi. Sun Yat-sen’in aksine Çan daha muhafazakâr ve gelenekçiydi. Nisan 1927’de ittifakı kırdı ve Komünistlere karşı şiddetli bir tasfiye başlattı, birçoğunu hapsetti ya da öldürdü. Eylül 1927’de Mao Tse-tung köylülerden oluşan bir orduyla KMT’lilere karşı savaştı ancak kolayca yenildi. Ordudan kalanlar Jiangxi Eyaletine kaçtılar ve orada yeniden toparlandılar. Mao Jiangxi’nin dağlık bölgelerinde Çin Sovyet Cumhuriyeti’nin kurulmasına yardım etti ve küçük Cumhuriyetin başkanlığına seçildi. O, gerilla savaşçılarından küçük ama güçlü bir ordu geliştirdi, parti kurallarına karşı olan muhaliflerin idamı ve işkencesini yönetti.

1934’te Jiangxi Eyaletine ondan fazla bölge komünistlerin kontrolü altındaydı. Çan Kay-şek onların başarılarına ve giderek artan sayılarına sinirleniyordu. Uzaktaki komünist kalelere yapılan küçük baskınlar ve ataklar onları vazgeçirmeye yetmemişti. Çan, bölgedeki Komünist etkisini ortadan kaldırmak için büyük bir tasfiye hareketinin tam zamanı olduğunu söyledi. Ekim 1934’te Çan yaklaşık 1 milyon hükümet gücü ile Komünist kalesini çevreledi. Mao yaklaşan saldırı konusunda uyarılmıştı. Hükümet güçlerine son bir atak yapmak isteyen liderleri, yoğun bir tartışmadan sonra geri çekilmenin daha iyi bir taktik olduğuna ikna etti.

Gelecek 12 ay boyunca ise 100.000’den fazla Komünist ve onlara bağlı kişilerle, Çin dağlarının karşısına ve Kuzey Çin’deki Yanan bataklığına doğru yani batıya ve kuzeye yönelerek “Uzun Yürüyüş” adıyla bilinen yürüyüşü yaptılar. 8.000 millik bu seyahatte 100.000 kişiden yalnızca 30.000 kişinin hayatta kaldığı tahmin edilmektedir. Komünistler Nasyonalistlerin imhasından kaçtı, birçok genç insanda Yanan’a göç etti. Burada Mao hitabet yeteneği ile katılmak isteyen gönüllülere ilham verdi bu da onun Komünistlerin tepesindeki lider olmasında etken oldu.

JAPON-ÇİN ÇATIŞMASI VE MAO’NUN GÜCÜNÜN YÜKSELİŞİ

Temmuz 1937’de Japon İmparatorluk Ordusu Çin’i işgal edince, Çan Kay-şek başkent Nanking’e kaçmak zorunda kaldı. Çan’ın güçleri, kıyı bölgeleri ve birçok büyük şehrin kontrolünü kaybetti. İki cephede savaşamayan Çan Komünistlerle ateşkes ve destek için iletişim kurdu. Bu dönemde Mao müttefik kuvvetlerinin de yardımını alarak lider olduğu bir ordu kurdu ve Japonlara karşı yapılan savaşta yardım etti.

1945 Japon yenilgisiyle birlikte, Mao Çin’in tüm kontrolünü ele geçirdi. ABD yardımıyla Çin’de koalisyon hükümeti kuruldu ama bu Çin’i kanlı bir iç savaşın içine kaydırdı. 1 Ekim 1949 tarihinde Tiananmen Meydanında Mao Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurulduğunu ilan etti. Çan Kay-şek ve onun takipçileri Tayvan adasına kaçtı ve Çin Cumhuriyetini kurdu.

Gelecek bir kaç yıl içinde Mao Tse-tung toprak reformunu başlattı; bazen ikna bazen de zorlama ile yaptığı reformlarda gerekli gördüğünde ise şiddet ve teröre başvurdu. Mao Tse-tung, insanları komünistlere dönüştürerek toprak sahiplerinin topraklarını ele geçirdi. O, Çin’de olumlu değişikliklerde meydana getirmiştir; kadınların statüsünü arttırması, sağlık hizmetlerindeki koşulları iyileştirmesi ve bunun sonucu olarak yaşam süresi önemli derecede artması. Fakat Mao reformlar ve destekçi kazanma konusunda şehirlerde daha az başarılı oldu ve bundan rahatsızlık duymaktaydı. 1956’da “Yüz Çiçek Kampanyasını” başlattı ve bununla demokratik biçimde başkalarının kaygılarını dile getirmesine izin verdi. Mao geniş bir kesimin yaptıklarına destek vereceğini ve çok az bir kesimin de yaptıklarını eleştireceğini bekliyordu. Bunun aksine kentsel aydınların çoğundan sert bir eleştiri aldı ve çoğu ona karşı çıktı. Kontrolü kaybetme korkusuyla muhalefeti acımasızca ezdi. Çin’de yüz binlerce sağcı işaretlendi ve binlercesi tutuklandı.

“İLERİYE BÜYÜK ADIM” İLE ARALARIN AÇILMASI

Ocak 1958’de Mao Tse-tung, tarım ve sanayi üretimini arttırmak için “İleriye Büyük Adım”ı (Büyük İleri Atılım diye de karşımıza çıkmaktadır ikisi de aynı olaydır çevirisi farklılaşabilir.) başlattı. Bu program tarlalarda 75.000 kişiye iş olanağı sundu, büyük tarımsal komünler kuruldu. Her aile kar payı ve küçük bir arsa aldı. Mao bazılarının imkânsız dediği tarım ve sanayi üretimi beklentilerine idealist bakmıştı ve o, yirmi otuz yılda yüzyıllık ilerleme sağlanacağına inanmıştı.

İlk başta raporlar umut vericiydi. Ancak üç yıllık sel ve kötü hasat hikâyeyi farklı anlatmamıza neden oldu. Tarımsal üretim bekleneni karşılamamıştı ve masif çelik üretiminin raporlarının da yanlış olduğu kanıtlanmıştı. Bir yıl içinde tüm köylerde korkunç bir kıtlık ve açlıktan ölümler başladı. İnsanlık tarihinde, insanın sebep olduğu en kötü kıtlıktı. 1959-1961 arasında 40 milyon insan açlıktan öldü. Mao devrimin nasıl organize edileceğini biliyordu ama ülke yönetmede beceriksiz olduğu ortaya çıkmıştı. Felaketin ölçeği ulustan ve dünyadan gizlendi. Yalnızca Komünist Partinin yüksek düzeydeki liderleri biliyordu ve Mao’nun koruyucu çemberi kıtlık detaylarını gizli tuttu.

Sonuç olarak İleriye Büyük Adım’ın başarısızlığı, Mao’nun bir kenara itilmesine ve rakiplerinin ülkenin kontrolünü ele geçirmesine neden oldu. 25 yıldır ilk kez Mao bir liderlik figürü değildi. O geri dönmek için uzun süre bekledi, onun sıkı destekçisi olan Lin Biao, Mao’nun yazılarından özlü sözlerinden bir derleme yaparak “Başkan Mao’dan Alıntılar” adlı bir el kitabı yazdı. “Küçük Kırmızı Kitap” olarak da bilinen bu kitabın Çin’de kopyaları halka sunuldu.

GÜCÜN BAŞKANA DÖNÜŞÜ VE KÜLTÜR DEVRİMİ

1966’da Mao geri döndü ve Kültür Devrimini başlattı. Mayıs ayında Yangtze Nehrinde bir kaç dakika yüzen 73 yaşındaki Mao, zinde ve enerjik görünüyordu. Adeta rakiplerine “Bakın, geri döndüm!” mesajını veriyordu ve sonrasında ise onun en yakınında bulunan yardımcıları binlerce genç destekçisinden oluşan mitingler serisi düzenledi. Gençlerin İleriye Büyük Adım reformunun sonrasında yaşanan kıtlık hatasını hatırlamayacağını düşünerek doğru bir hesap yapmışlardı.

Kontrol kazanmak için otokratik yönetimlerde klasik kullanılan bir yöntem olarak Mao Tse-tung’un çözebileceği basit bir kriz üretildi. Mao Çin’de burjuva unsurlarının kapitalizmi getirmeyi amaçladığını ve bu unsurların toplumdan çıkarılması gerektiğini açıkladı. Genç takipçilerinden Kızıl Muhafızlar oluşturdu ve “istenmeyenleri” tasfiye etti. Mao geri dönmüştü. Yüz Çiçek Kampanyasında yaşadığı başarısızlığın tekrarını önlemek için, Mao Çin’deki okulları kapattı ve şehirde yaşayan genç aydınları el emeği ile üretim yapılan kırsallara “yeniden eğitim” maksadıyla gönderdi. Bu devrim Çin’in geleneksel kültürel yapısını yok etti, şehirde genel ekonomik ve sosyal bir kriz yarattı. Bu olay Mao’nun kişisel kültünün büyüdüğü bir dönemde gerçekleşmişti.

DEVRİMCİ BİR MİRAS

1972 yılında Çin tarihindeki yerini daha fazla sağlamlaştırmak için Mao Tse-tung, ABD başkanı Richard Nixon ile buluştu. İki ülke arasındaki gerilimi azalttı ve Çin’i dünya oyuncusu olarak öne çıkardı. Toplantılar sırasında Mao’nun sağlık durumunun kötüleştiği görüldü ayrıca Mao’nun ifadelerinin ve niyetlerinin açık olması nedeniyle buluşma çok başarılı olamadı.

Mao Tse-tung Parkinson hastalığından dolayı 18 Eylül 1976’da 82 yaşındayken Pekin’de öldü. O, soykırımcı bir canavar ve siyasi bir deha olarak, hem Batıya hem Çin’e tartışmalı bir miras bırakmıştı. Resmi olarak ise Çin’de büyük bir siyasi stratejist ve askeri deha olarak yüksek saygınlığa sahiptir. Ancak Mao’nun destekçileri onun Çin’de ticaret ve pazar ilişkisini kötü etkilediğini ayrıca geleneksel Çin kültürüne zarar verdiğine dair söylenenleri reddetmektedir. Onun Çin’in kendine yetmesine yapmış olduğu vurgu, Çin’in 20.yy sonlarında hızlı sanayileşmesine katkı sağladı. Onun sert metotlarından ve duyarsızlığından hiç kimsenin ona tam olarak inanıp güvenmediğine dair inanç ise kendi kendini zamanla çürüttü.

Kaynak: http://www.biography.com/people/mao-tse-tung-9398142#the-chairmans-return-to-power-and-the-cultural-revolution

Bizi sosyal medyada takip edin
Arkadaşlarınızla Paylaşın:

Bize Katılın

Siz de bizimle gönüllü olarak çalışmak ister misiniz?
İletişim formunu doldurun, sizinle irtibata geçelim.

İletişim Formu İçin Tıklayın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial