Ana Sayfa / YAZILARIMIZ / Siyaset / Kudüs’te Neler Oluyor ?

Kudüs’te Neler Oluyor ?

6 Aralık Salı gününün ana konusu Donald Trump’ın Kudüs hakkında açıklayacağı karardı. Türkiye’de siyasi yetkililer bir dizi açıklama yapıp İslam ülkelerinin liderleriyle görüşmeler gerçekleştirerek olacak duruma bir hazırlık içerisindeydiler. Bu konunun özünü, üretilmiş teorileri ve tarihsel bağlamdaki durumunu anlatmanın faydalı olacağı inancındayım.

(19. yy Kudüs’te Gün Batımı)

Yazan: Atilla Arda BEŞEN

Genel Bakış

6 Aralık Salı gününün ana konusu Donald Trump’ın Kudüs hakkında açıklayacağı karardı. Türkiye’de siyasi yetkililer bir dizi açıklama yapıp  İslam ülkelerinin liderleriyle görüşmeler gerçekleştirerek olacak duruma bir hazırlık içerisindeydiler. Bu konunun özünü, üretilmiş teorileri ve tarihsel bağlamdaki durumunu anlatmanın faydalı olacağı inancındayım.

Doğu Kudüs 5 Haziran 1967 tarihinde İsrail tarafından işgal edilmişti fakat Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 1980’de aldığı 478 sayılı kararla[1] Doğu Kudüs’ün İsrail tarafından işgal edilemeyeceğini belirten bir kanun çıkarmıştı. 1980 yılından bu yana uluslararası arenada Doğu Kudüs işgal altında sayılmış ve hiçbir ülkenin büyükelçiliği Doğu Kudüs içinde açılmamıştı bunun yerine tanınan şehir Tel Aviv idi (İsrail anayasasında Doğu Kudüs başkent olarak geçmesine rağmen[2]). 1980’deki anlaşmayla aslında bölgede bir statüko belirlenmiş ve Filistin başkentinin bu şekilde kalması kararı alınmıştı.

ABD Başkanlarının vaadleri arasında yer alan bu söylemi ilk kez gerçekleştiren bugün itibariyle Donald Trump oldu. Donald Trump’ın bu kararına tepki veren ülkeler arasındaki çeşitlilik görmezden gelinmemeli, işte bunlardan bazıları:

  1. İngiltere İşçi Partisi Genel Başkanı Jeremy Corbyn: ‘’ Bu Orta Doğu’daki barışı tehdit etmektir.’’ şeklinde yorumlayacak ve kararın ardından bu duruma sert çıkacaktı.
  2. Papa Francis belirlenen statükonun korunması yönündeki açıklamasını sabah saat 11:00 civarında yapmıştı ve o da karşı bir duruş ortaya koymuş oluyordu.
  3. Doğu Kudüs’te bulunan Papazlar da aynı şekilde kararın Kudüs içindeki barışa ve huzura gölge düşüreceği ve çatışmayı arttıracağı inancındaydılar. Teklifin gözden geçirilmesi yönünde açıklamalarda bulunmuşlardı.
  4. Türkiye bu durumu kınarken çok net ve keskin bir çizgiyi benimsemişti ki benimsemek zorundaydı, çünkü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu yıl İslam İşbirliği Örgütü’nün dönem başkanıydı. Bu sabah itibariyle tüm Müslüman ülkelerin liderleriyle görüşülüp İslam İşbirliği Örgütü acil toplantıya çağrıldı.
  5. Ürdün Kralı 2. Abdullah bugün Türkiye’yi ziyaret ettikten sonraki açıklamasında Filistin-İsrail ve Trump’ın olası bir Doğu Kudüs kararına da yer verdi.
  6. Filistin lideri Mahmut Abbas karar açıklandıktan sonra ‘’Kudüs için savaşacağız.’’ diyerek aslında görülmesi o kadar da zor olmayan çatışmanın sinyalini değil başlama işaretini vermiş oluyordu.
  7. Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise ABD’nin tek taraflı verdiği bu kararı tanımadıklarını açıkladı.

 

Peki Bu Hamle Neden Yapıldı ?

  1. Orta Doğu uzun bir süredir kaosun içinde yüzerken ‘’baba’’ devletlerin söz geçirme alanı işlevini görmekteydi. Rusya’nın Suriye Krizi’ndeki baskın çözümü ve hem ticari hem siyasi anlamda ABD’ye yer vermek istememesi sadece iki devlet arası sorun değildi. Bu iki devlet Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde de aynı haklara sahiptiler ve her ne olursa olsun söz geçirme durumu sadece bölgesel alanlarda değil uluslararası örgütler içinde de gerçekleşmekteydi. Suriye krizinde başlatılan tavır Rusya-Türkiye-İran ile çözülmek istenmekteydi ve ABD saf dışı bırakılmak istenmişti bu arenada.

ABD gibi devletlerin bu tarz olaylara verecekleri yanıt aslında biraz da gözle görülebilir olmakla beraber riskli adımlardır. Trump Doğu Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyarak aslında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin almış olduğu kararı görmezden geldiğini ve ABD bu kararı istemediği sürece bu kararın uygulanamayacağını belli etmek istiyordu (bkz: google’a İsrail yazınca Başkenti: Kudüs yazısını daha 1 gün geçmemesine rağmen görebileceksiniz.).

  1. Balfour Deklarasyonu’nun yıldönümünde birçok olay çıkmış ve sanki bu 100. Yılın beklenmiş olması edası hepimizin aklında oluşmuştur. Özellikle Filistinlilerden gelen inanılmaz bir tepki vardı ki 100.000 öğrencinin özür dilenmesi için Theresa May’e yolladıkları dilekçeyi görmezden gelmemek gerekir.
  2. Trump bu kararın Filistin ve İsrail arasındaki çatışmada yeni bir çözüm olabileceğini söylerken buna inanması ya da inanmaması asıl mevzu olmamakla beraber sorulması gereken soru barış kimin etrafında kim için kurulacak ? Orta Doğu’da bir barış süreci olsa barış süreci tehdidi var demek doğru olabilir. Ama Orta Doğu barış zamanında değilken böyle bir söylem barışın birileri ve birileri için oluşturulmasının artık başladığını göstermektedir.
  3. Rusya ve Doğalgaz konusu yine bir başka bakış açısı Kudüs için, Doğu Kudüs’ten geçen bir doğalgaz rezervinin İsrail tarafından kullanılarak Avrupa’ya aktarılma fikri muhtemel teoriler arasında olmalıdır. Rusya %65-70 oranında bir doğalgaz ihracatına sahipken ve bunun %55’ini Avrupa’ya yapıyorken ABD ve bölgedeki müttefiki Avrupa Birliği’ne bir kapı bir yol açması gerekmekteydi. Siyasi alanda Rusya’nın bu büyük doğalgaz ihracat hacmi Avrupa’nın elini kolunu istemese de bağlıyordu. ABD hem Orta Doğu’daki varlığını hissettirmek hem de Avrupa’yı bu anlamda biraz daha rahatlatmak amacıyla böyle bir hamle de bulunmuş olabilir mi ?

Bu Durumda Yapılması Gerekenler Nedir ?

1.Tüm bu olanların yanı sıra bir uluslararası kararın alındığı Birleşmiş Milletler’in acil toplantıya acil çağrılması gerekir ki bu sadece Türkiye tarafından değil din gözetmeksizin siyasi arenadaki gövde gösterisine bir cevap vermek isteyen tüm devletler tarafından yapılmalıdır.

  1. Türkiye tarafından toplanacak olan İslam İşbirliği Teşkilatı’na bu duruma tepki gösterek Hristiyan devletlerin yetkilileri de davet edilmelidir.
  2. Filistin’e destek verecek Arap ülkelerinin tahlili iyi yapılmalıdır. Trump’ın Arap Ülkelerine yaptığı ziyarette sadece Katar konuşulduğunu düşünmek yanıltıcı olabilecek durumdadır.
  3. Kamuoyu Protestoları Fanta döküp Cola içmemekten ziyade, daha yapıcı sivil toplum bilincini, kanun saygınlığını belli edecek şekilde olmalı ve Uluslararası Örgütlere kamuoyu ve sivil toplum olarak da baskı kurulmalıdır. Devlet bu noktada bu tarz kurumlara desteğini sürdürmelidir.
  4. Orta Doğu’daki güç geçişi mücadelesi sadece Filistin ve İsrail’i ya da sadece Orta Doğu’yu etkilemeyecek olup, bir Trump Doktrini olarak görülmelidir. ABD Hegemonyası 2. Büyük dönemini bazı şeyleri ihlal ederek yaşamak isterken ve Birleşik Devletler Başkanı bu tarz bir politikayı 3 din için barış olarak sunarken buna doktrin denmesi gerektiği inancındayım.

Sonuç

Dinin olduğu yerde duygusallığı görmek mümkün ve dinin olduğu yerde siyaseti görmek daha mümkün, siyasi bir kararın sadece dinsel ya da barış üzerine bir sonucu olmaz. Ekonomik olur, siyasi yönden olur, toplumsal olur, sosyo-kültürel olur en önemlisi aslında her siyasi karar kendisinin karşı çatışmasını doğurur. Birinin lehine olan diğerinin aleyhinedir. Güç, silahlanma ve çatışma belki de bu yüzden yerini barışa bırakamıyor. Statüko denilen şey ‘’Alınan kararın’’ bozulma sürelerini uzatmak ve bunu teminat altına almak anlamında ilerliyor günümüz diplomasisinde. Stratejik diplomasi[3] günden güne uluslararası siyasette yer ederken boyutu ve etkisi sadece daha yukarılara çıkıyor.

Başvurular

http://www.tesadernegi.org/suriye-krizi-hakkinda-genel-analiz.html

http://www.tesadernegi.org/balfour-deklarasyonunun-100-yil-donumu-kutlamalarina-filistinlilerden-tepki.html

http://www.bild.de/politik/ausland/donald-trump/rede-zu-jerusalem-54101612.bild.html

http://www.mirror.co.uk/news/politics/jeremy-corbyn-brands-donald-trumps-11651318

http://www.mynet.com/haber/dunya/dunya-diken-ustunde-abbas-kudus-icin-savasacagiz-3540450-1

http://www.haber7.com/ortadogu/haber/2491869-patrikler-ve-baspapazlardan-trumpa-kudus-mesaji/?detay=1

https://www.theguardian.com/commentisfree/2017/dec/06/trump-jerusalem-disaster-arab-world-israel

http://www.independent.co.uk/news/world/middle-east/jerusalem-live-updates-israel-capital-donald-trump-latest-news-palestine-us-president-recognise-a8094321.html

http://edition.cnn.com/2017/12/06/middleeast/jerusalem-decision-latest-intl/index.html

[1] ABD bu oylamada çekimser oy kullanmıştı.

[2] Parlamento kararı ile alınan karar.

[3] Silahsız diplomasi, taviz diplomasisi bkz: Diplomasinin Ezici Zaferi Küba Krizi Tezi

 

Yazar Hakkında

Atilla Arda Beşen / TESA Siyaset Masası Araştırmacı Yazarı / Çevirmeni

İstanbul Üniversitesi

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Mezunu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir