KÜBA FÜZE KRİZİ

Küba Krizi boyunca ABD ve Sovyet liderleri tedirginlik içindeydi. Ekim 1962’de 13 günlük siyasi ve askeri soğukluk vardı. Sovyetler ABD kıyılarından sadece 90 mil uzaklıkta füze yerleştirmişlerdi Küba’ya. 

22 Ekim 1962’de Başkan John Kennedy televizyonda misillerin varlığını açıklamıştı, açıkladığı diğer bir şey ise deniz üzerinden Küba’nın ablukaya alınması ve Küba’nın temizlenmesini ABD kuvvetlerinin sağlamasıydı ve eğer ulusal güvenlik durumu ortaya çıkarsa ABD bunu etkisizleştirecekti. Haberleri takiben birçok insan nükleer bir savaşın çıkmasından korkmuştu. Bir felaketi önlemek adına ABD ve Sovyetler Küba’nın işgal edilmemesi karşılığında misilleri geri çekmeyi kabul etti. Kennedy gizli olarak Türkiye’deki misilleri çekmeyi kabul etti.

Misillerin Keşfi

Küba’nın solcu lideri Fidel Castro Küba’nın Karayipler Adası’ndaki uluslar üstündeki gücünü tutmak için Sovyetler Birliği ile aynı çizgiyi izledi. Castro altında Küba’nın büyümesi Sovyetlerin yapacağı ekonomik ve askeri yardımlara bağımlı hale geldi. Bu zaman boyunca ABD ve Sovyetler (ve onların saygıdeğer müttefikleri) Soğuk Savaş üzerine yoğunlaşmışlardı. Bu seri birçok ve geniş politik ve ekonomik çatışmalara sahne oldu.

Bunu biliyor muydunuz ? 

Aktör Kevin Costner starı olduğu ve Küba Misil Krizini anlatan 13 Gün Başlıklı film 2000’lerde serbest bırakıldı. Filmin sloganı ise “Gelmeye ne kadar yaklaştığımıza inanamayacaksınız.”

İki süpergüç büyük bir çatışma içine düştü Soğuk Savaş döneminde, 14 Ekim 1962 Amerikan pilotunun kullandığı U-2 savaş uçağı yüksek uçuş yaparken Küba üstünde Sovyet SS-4 orta menzilli balistik misilleri yüklenmeye başlamıştı.

Başkan Kennedy 16 Ekim’de durumla alakalı bir özet geçti ve acilen danışmanlar ve yetkililerin oluşturduğu yönetici komitesi toplanması (ExCom) çağrısını yaptı. 2 haftaya yakın başkan ve onun ekibi diplomatik krizin uç oranları üzerinde tartıştılar aynı şeyi Sovyet meslektaşları da yaptı.

ABD’ye YENİ BİR TEHDİT

ABD’li yetkililere göre durumun aciliyeti aslında nükleer silahlanmayı Küba’daki misillerin ABD’ye karşı yüklenmeye başlamış olması noktasında saplanmıştı. Florida’nın güneyi karadan 90 mil uzaklıktaydı. Yükleme noktasından ABD’nin doğusundaki hedefleri çabucak belirleyecek kapasiteye sahipti misiller. Eğer operasyona izin verilirse misiller esas değişiklik ABD ve Sovyetlerin arasındaki nükleer savaşın yönünde (gidişatında) olacaktı ki bu nokta ABD’nin domine ettiği bir noktaydı.

Sovyet lideri Nikita Khrushchev misilleri Küba’ya yollayarak spesifik bir amaç edinmişti. Amacı ise kendi ulusunun nükleer kapasitesini arttırmaktı. Sovyetler Türkiye’ye ve Batı Avrupa’ya yerleştirilen nükleer silahların sayısından huzursuzdu ve Sovyetler Küba’ya füze yollamayı bu alanda yer almanın bir yolu olduğunu gördü. Bir başka anahtar faktör ise Sovyet misillerinin düzeni rehine ilişkisi içindeydi ABD-Sovyetler arasında. Kennedy yönetimi bir atak planlamıştı ada üzerine, Domuzlar Körfezi işgali başarısız olmuştu 1961’de. Castro ve Khrushchev misillerin ABD agresifliğini ne kadar daha caydırabileceğini görmüşlerdi.

SEÇENEKLER TERAZİSİ 

Krizin başlangıcından beri Kennedy ve ExCom’a göre Sovyet misil füzelerinin Küba’daki varlığı kabul edilemezdi. Bu meydan okuyuş onları geniş çapta olası bir nükleer savaşla yüz yüze getirdi. Tartışmalar 1 haftaya yakın gergin bir havada geçti, çeşitli seçenekler ortaya çıktı. Bunlara hava bombardımanı ve Küba’nın tam işgali gibi seçeneklerde dahildi; fakat Kennedy eninde sonunda ölçülebilen bir yaklaşıma karar verdi. İlk olarak ABD donanmasına abluka kurması için görev verdi ya da karantina bölgesi kurulacaktı. Bu durum Sovyetlerin onlara ek misil yollamasını ve askeri ekipman yollamasını engelleyecekti. 2. Olarak Kennedy artan misillerin temizlenmesi konusunda ültimatom verecekti.

22 Ekim 1962 televizyon yayınında başkan Amerikalılara misillerin varlığını haber verdi. Kendi kararının abluka gerçekleştirmek olduğunu ve ulusal güvenliği tehdit edecek bir durumda ABD askerini buna hazır tutacaktı ve gerekirse algılanan tehdit temizlenecekti. Bu kamuoyu açıklamasını takiben insanlar dünya çapında gergin bir şekilde Sovyetlerin cevabını bekledi. Bazı Amerikanlar kendi ülkelerinin nükleer savaşın eşiğinde olduklarından korkuyorlardı ve yiyecek ve gaz depolamışlardı.

DENİZDE GÜÇ GÖSTERİSİ

Çok önemli bir an olarak kriz açılımı ortaya çıktı 24 Ekim’de. Küba’ya bağlı Sovyet gemilerine ABD hattının yakınına geldiklerinde abluka uygulandı. Sovyetlerin ablukayı aşma girişimi askeri yüzleşmeye yol açtı. Bu nükleer kızışmayı çabucak kızıştırabilirdi; ama Sovyet gemileri ablukaya çok yakın bir yerde durdu.

Olaylara rağmen denizdeki teklifler pozitif işaretti savaşın önlendiğine dair. Gergin soğukluk 2 süpergüç arasında bir hafta boyunca devam etti ve 27 Ekim’de keşif uçağı Küba üzerinde düşürüldü ve ABD güçleri Küba’nın işgali için Florida’da hazırdılar. ( 35 yaşındaki düşen uçağın pilotu, Major Rudolf Anderson, Küba Krizi sırasında ABD’nin dikkate değer tek savaş kaybıdır.) “Geçen Cumartesinin görebileceğim son cumartesi olduğunu düşündüm.” Bu ABD Savunma Bakanı Sekreteri Robert Mcnamara’yı hatırlatıyordu. “Soğuk Savaşın” içinde olan Martin Walker tarafından aktarılmıştı. Kıyamet benzeri his iki tarafın kilit oyuncuları tarafından hissedildi.

BİR ANLAŞMA SOĞUKLUĞA SON

Muazzam tansiyona rağmen Sovyet ve Amerikan liderleri çıkmaz sokağın bir yolunu buldular. Kriz boyunca Amerikalılar ve Sovyetler mektup ve diğer iletişim araçlarını karşılıklı olarak kullandılar ve 26 Ekim’de Khrushchev Kennedy’e, ona önerdiği Küba’daki misilleri çekme karşılığında ABD liderlerinin Küba’yı işgal etmemesini isteğini belirten bir mesaj yolladı. Takip eden gün Sovyet lideri bir mektup yollayarak ABD’nin Türkiye’deki misil yüklemelerini temizlerse Sovyetlerde Küba’daki misilleri boşaltacaktı.

Resmen Kennedy yönetimi ilk mesajı ve şartlarını kabul etmeye ve 2. Mesajı tamamen reddetmeye karar verdiler. Özel olarak, her nasılsa Amerikan yetkilileri Türkiye’deki ulusal misillerin hakkındaki anlaşmayı onayladılar. Birleşik Devletler Avukat General Robert Kennedy (1925-1968) bu mesajı şahsen Washington’daki Sovyet büyükelçisine teslim etti ve 28 Ekim’de kriz sona eriyordu.

Amerikalılar ve Sovyetler her ikisi de Küba Misil Krizi ile ciddileşmişlerdi. Bir sonraki sene direkt “Sıcak hat” iletişimi Washington ve Moskova arasına benzer olayları yatıştırmaya yardım etmek için kuruldu ve süpergüçler nükleer silahlarla alakalı 2 antlaşma imzaladılar. Soğuk Savaş düşünülenin çok uzağındaydı. Aslında krizin bir başka mirası Sovyetleri kendi bölgelerinden ABD’ye ulaşabilecek kapasitede kıtalararası balistik füzeler cephanesi yatırımını arttırmaya ikna etti.

Kaynakça: http://www.history.com/topics/cold-war/cuban-missile-crisis

Bizi sosyal medyada takip edin
Arkadaşlarınızla Paylaşın:

Bize Katılın

Siz de bizimle gönüllü olarak çalışmak ister misiniz?
İletişim formunu doldurun, sizinle irtibata geçelim.

İletişim Formu İçin Tıklayın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial