Donald Trump ve Emmanuel Macron’un Ortak Basın Açıklamasından Hatırlanması Gerekenler

Donald Trump ve Emmanuel Macron’un Ortak Basın Açıklamasından Hatırlanması Gerekenler

Fransızca aslından çeviren: İlkay TÜRKEŞ

Bu konuşmanın özellikle beklendiği gibi oldu ancak görüşmeye katılan iki devlet başkanı da önemli farklılıklar gösteren diplomatik açıklamalarda bulundu.

Konferansa basın da katıldı. Zaten toplantı yarım saat gecikmeli başladı. Her şeyden önce, Amerikan Başkanı Donald Trump ve Fransız devlet başkanı Emmanuel Macron’un, özellikle ana diplomatik dosyaları üzerinde bir orta yol bulmayı başarmış olmalarının bir sorunu oldu.

İRAN’IN NÜKLEER ANDLAŞMASI

Emmanuel Macron, Salı günü yaptığı açıklamada “Hiçbir yere ulaşmayan bir anlaşma değil, daha geniş ve tüm endişeleri kapsayan yeni bir anlaşma inşa etmekteyiz.” sözlerine yer verdi. Donald Trump’a, seçmenlerine İran’la anlaşmayı “kesmeye” söz verdiğini ve bu anlaşmayı “çok kötü” bulduğu anlaşmayı kaldırma isteğiyle ilgili fikrini değiştirmediğini söyledi.

Fransa dört taraflı planından bahsetti: 2025’e kadar İran’ın tüm nükleer faaliyetlerini engellemek, uzun vadede tüm nükleer faaliyetleri önlemek, İran’ın balistik aktivitelerini durdurmak ve bölgede istikrarlı bir politika yaratmak için uygun koşulları sağlamak.

Macron, “Bu noktada ortak bir başlangıç pozisyonumuz yok.” ve “Konu üzerinde çok tartıştık.” açıklamalarında bulunarak, “İran ile yeni bir andlaşma üzerinde çalışma” isteğini ekledi. Sayın Trump, onun adına, “sağlam” kurumlarla yeni bir anlaşma çağrısında bulundu. ABD lideri, “Bu çürümüş vakıflarla bir anlaşma, kötü bir anlaşma, kötü bir yapı” dedi.

Emmanuel Macron, “Birlikte olduğumuz tartışma, her durumda, benim için gerekli görünen bu yeni anlaşmanın yolunu açmaya izin veriyor,” dedi.

SURİYE’DEKİ ÇATIŞMA

Suriye ihtilafına gelince, Donald Trump Suriye’den tüm ABD askerlerini geri çekme isteğini hatırlattı. ABD başkanı ayrıca, Arap ülkelerini, İran’ın Orta Doğu’daki nüfuzuna karşı Batı çabalarına maddi katkılarını “muazzam ölçüde” artırmalarını istedi, böylece Tahran İslam Devleti örgütüne karşı zaferlerden yararlanamadı.

Emmanuel Macron, kendi adına, “bu işi DAEŞ ve düşmanlarımıza karşı tamamlamak” olduğunu yineleyen Fransa’nın koalisyona “katkısını artırmaya” karar verdiğini söyledi.

“Askerlerimizin ötesinde barış yapmamız gerekecek ve Suriye halkının barış içinde yaşayabildiğinden emin olmak için yeni kapsayıcı bir çerçeveye ihtiyacımız var. Bölgede hegemonya olmayacağından emin olmalıyız. “

Yine burada, Emmanuel Macron ve Donald Trump her zaman önemli bir vizyon farkına işaret ediyor: Suriye sorununun terörle mücadelenin açısına ilk müdahale ettiği zaman, ikincisi ise bölgedeki İran etkisine karşı mücadelenin açısını ele alıyor.

KUZEY KORE

ABD başkanı Trump, Pyongyang’ı tüm nükleer cephaneliğini ortadan kaldırmaya çağırdı ve Kuzey Kore lideriyle beklenen bir zirveden önce totaliter rejimin “nükleersizleştirme” için yaptığı çağrılarla tam olarak ne ifade ettiğini belirtti. “Atom bombasından kurtulmak demek, çok basit. Atom bombalarından kurtuluyorlar,” açıklamasını basın toplantısında bir muhabire iletti.

FRANCO-AMERİKAN İLİŞKİLERİ

İki devlet başkanı, kısa konuşma sırasında birkaç kez tokalaşarak büyük bir dayanışma (?) sergiledi. Emmanuel Macron hakkında Donald Trump, “toplantıları faydalı bulacaklarını” söyleyerek, “bunu çok seviyorum.” Eklemesinde bulundu.

Macron, “Sevgili Donald, hoş geldiniz, çok teşekkürler. (…) Bizi birleştiren bağlantıların önemini ve derinliğini hatırladınız. Bunlar, ortak çıkarlarımıza ve özgürlük ve barışa olan derin bağlılığımıza dayanan bağlantılar. ” olarak sözlerine başladı.

Belirli unsurları açıklamadan Donald Trump, kendisi ve Macron’un “iki ülke arasındaki güçlü ekonomik işbirliğini” tartıştığını ve ABD’nin “yeni keşfetmek için” istekli olduğunu söyledi. Emmanuel Macron, “uluslararası ticaret hukukuna saygı” ve Fransız ve Amerikan şirketlerini “net bir çerçevede çalışıyor” olma arzusu konusunda ısrar etti.

İkili değişimleri geliştirme yolları ile ilgili akşam saatlerinde gerçekleşen akşam yemeğinde iki cumhurbaşkanı, ülkeleri arasındaki dostluğa kızarmış ekmek yaptılar. Emmanuel Macron, “Kişisel dostluğumuza dair birçok yorumdur” dedi. “İki yıl önce, okyanusun her iki tarafında, sizin ve ben birbirimizi orada bulacağımız için çok az kişi tahmin edecekti.” “Muhtemelen bu ve ben, ortaklığımızın, kararlılıktan, belki de şanstan dolayı, neden bu kadar çok var ki? İkimiz de aklımızı kolaylıkla değiştirmediğimizi biliyoruz, ama birlikte çalışmaya razıyız. ”dedi.

Kaynak: http://www.lemonde.fr/ameriques/article/2018/04/24/ce-qu-il-faut-retenir-de-la-conference-de-presse-commune-de-donald-trump-et-emmanuel-macron_5290039_3222.html

Çevirmen Hakkında

İlkay Türkeş

İstanbul Üniversitesi / TESA Siyaset Masası Araştırmacı Yazarı / İngilizce – Fransızca Çevirmeni

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

 

Arkadaşlarınızla Paylaşın:

Suriye’deki Saldırıda Yer Alan Fransa, Pazartesi Parlamentoda Tartışıldı

Suriye’deki Saldırıda Yer Alan Fransa, Pazartesi Parlamentoda Tartışıldı

Fransızca aslından çeviren: İlkay TÜRKEŞ

Suriye’deki çatışmalarda Paris, Londra ve Washington’un yürüttüğü askeri operasyonlar, 17 saatte parlamenterler tarafından oy vermeksizin tartışıldı.

Başbakan Edouard Philippe, 15 Nisan Pazar sabahı gerçekleşen birleşimde meclis ve senato yetkilileriyle (sorumluları), cuma gecesinden çarşambaya kadar Şam rejiminin kimyasal saldırısına karşı yürütülen Batılı operasyonlardan sonra görüştü.

Ulusal Meclis Başkanı François de Rugy’nin Twitter’dan yazdığı açıklamada: “Başbakan ile yapılan bilgilendirme birleşim toplantısı sonrası, benim de dilediğim şekilde, 17 saatlik zaman diliminde Ulusal Meclis’te tartışma organize edilecektir.” ifadelerinde bulundu.

“Bu, hükümetin tüm milletvekilleri ve parlamento grupları önünde pozisyonunu açıklamasına izin verecek. Başbakan operasyonları tanıtma yanısıra eşit şekilde Fransa’nın diplomatik girişimlerini sunabilecek.”

Anayasa’nın 35. maddesi hükümetin “parlamentonun silahlı kuvvetleri müdahalenin başlamasından en geç üç gün sonra yurtdışına alma kararını Meclise bildireceğini” öngörüyor. Madde “izlenen hedefleri belirler, bu bilgi herhangibir oyla takip edilmeyen bir tartışmaya yol açabilir.” diye devam ediyor. Müdahalenin süresi 4 ayı geçtiğinde, hükümet bu sürenin uzatılmasını parlamentonun onayına sunar.

ÇOK ELEŞTİRİLEN BİR ASKERİ MÜDAHALE

Fransız müdahalesi kutsal bir birliği provoke etmedi, birçok ses bu eylemin BM mandası dışında yürütülmesini eleştiriyor. Jean-Luc Mélenchon (Boyun Eğmeyen Fransa), Marine Le Pen (Ulusal Cephe) veya Laurent Wauquiez (Cumhuriyetçiler) bunu ihbar ettiler. Öte yandan Sosyalist Parti, Alain Juppé et Xavier Bertrand benzeri kişilikler ya da UDI bu operasyonu destekledi.

La France milletvekillerinin lideri Jean-Luc Mélenchon, toplantı çıkışında açıklamasında Başbakan’a “bu operasyon ile tam bir anlaşmazlık” olduğunu söyleyerek “yılan yuvasına benzer genel bir felakete ilişkin devasa risk”in altını çizdi. Mélenchon, “Fransa’nın izole edilmiş bir devlet” ve “monarşik kibrinden” kırmızı çizgileri tek başına çizen Emmanuel Macron’u kınadı. “Şimdi gezegenin lideri mi olduk?” şeklinde kendisine soru yöneltti.

Sosyalist senatör Patrick Kanner grevlerin gerekliliğini söylerken çekinceleri de konu etti: Patrick kendisine “Hangi uluslararası manda onlara liderlik edecek?” ve “Toz üreten bir bölgede herhangi bir tırmanış biçimini engellemek ne anlama geliyor?” şeklinde sorular sordu. Bunun yanında meclisteki PS grubunun yeni başkanı Valérie Rabault, Avrupa savunması için bir üssün gerekliliğinin altını çizdi.

 BM YETKİSİ YOK

Cumhuriyetçi milletvekillerinin lideri Christian Jacob kendi bölümünde iki soru yöneltti: “operasyonun objektifliği ve amacı” ile “BM’nin müdahil olmadığı bir çerçevede Fransa’nın müdahale etmemesi” konularını sordu. “BM Konseyi’nin bir başka üyesi kararlarından ayrılırsa ne olacak?” diye ekledi. Bu “askeri koordineli, hedefli, zamanla sınırlı” harekatı destekleyen François de Rugy, basına verdiği demeçte, “Böyle bir konu üzerinde mutlak bir oybirliği bulunmadığını anlamak” gerektiğini söyledi. Pazartesi yapılacak görüşme Fransızların Fransa’daki parlamenterler arasında Suriye’nin Beşar Esad’a ve aynı zamanda Rusya’ya karşı büyük bir azim gösterdiklerini ve bu gibi durumlarda “sorumlu oldukları takdirde ne yapacaklarını” görmelerini sağlayacak, yorumunu Ulusal Meclis Başkanı ekledi.

Kaynak: http://www.lemonde.fr/politique/article/2018/04/15/frappes-en-syrie-un-debat-sans-vote-lundi-au-parlement_5285772_823448.html

Çevirmen Hakkında

İlkay Türkeş

İstanbul Üniversitesi / TESA Siyaset Masası Araştırmacı Yazarı / İngilizce – Fransızca Çevirmeni

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

 

Arkadaşlarınızla Paylaşın:

İklim Değişikliği: Çevre Günümüzün Gelişen Politik Güçleriyle Kurtarılabilir Mi?

İklim Değişikliği: Çevre Günümüzün Gelişen Politik Güçleriyle Kurtarılabilir Mi?

İngilizce aslından çeviren: İlkay TÜRKEŞ

Günümüzün seçkinleri konu çevreye gelince fikir sahibi değiller fakat ileri görüşlü aktörler belki de akışı döndürebilir.

İklim Değişikliği Üzerine Hükümetlerarası Panel, ilk büyük raporunu 28 yıl önce yayınladı. Bu dönüm noktası olan dosya, yükselen emisyonların ve görünüşteki bu amansız trendin karşıtlığını ters çeviren uğursuz etkilerini tanıtmıştır.

Bugün, İDÜH’ün dört raporundan öte, 23 tanesinin çevresinde uluslararası müzakereler ve binlerce iklim değişikliği kağıdı ile konferanslar,  %60’tan fazla, 1990’dakilerden daha yüksek ve hala artmaktadır, üzerinde olan yıllık emisyonlar hala yükselmektedir. Basitçe, uluslararası toplum, net küresel emisyonların anlamlı bir azalma sağlamak için çeyrek yüzyıldır süren küçük düşürücü başarısızlığa başkanlık etti.

Şüphesiz eylemin retoriği (söz sanatı) artıyor. Yine de yenilenebilirler, nükleer ve “karbon tutma ve depolama” ile ilgili kendinden emin konuşanlar olsa da nihayetinde önümüzdeki yıllarda emisyonları düşürmek, iklim değişikliğinin temel biliminin yanlış anlaşılmasıyla suçlanıyor.

Atmosferdeki karbondioksidi artırmaya bağlı olarak sıcaklık yükseliyor ve bununla beraber bir “kümülatif problem” ile yüz yüze kalıyoruz. Buna dayanarak, Paris 1.5°C ve 2°C taahhütleri ufak ve hızla küçülen “karbon bütçesi” ile toplam emisyonların elde kalmasını talep ediyor. Gerçekten zaman, özündür. 12 yıldan az bir sürede mevcut emisyonlar 1.5 C’lik aspirasyonumuzun 2030’ların ortasındaki 2 C’lik karbon bütçesiyle birlikte, yolunda gittiğini görecektir.

Paris, büyük savaşları hatırlatan zaman dilimini ve seferberlik ölçüsünü tanımlar, yine de kolektif yanıtımız hafiften ısınan kurbağanın uydurma hikayesine çok yakındır.

Bugünün etkisiz yatıştırması, kandırması ve korkusu; on yıllarca hatta yüzyıllarca iklim istikrarsızlığını birçok insan ve diğer canlılara miras bırakacak. Uzun dönemli gezegensel yönetim üzerinde kısa dönemli hazcılık (pek azı için) gerçekte devrimci değişiklik üzerinde politik olarak elverişli bir çare için aktif bir seçimdir. İkincisi bizim Paris taahhütlerimizi görüşmenin önkoşuludur, fakat herhangi bir hızlı değişim, “romantik illüzyon”dan daha fazlası olabilir mi?

BİR KARIŞIKLIK TOPLULUĞU

Bu milenyumun ilk yirmi yılı, olumlu yönde olmamakla; derin değişikliklerle, hızlı değişimler için olanakların resmedilmesiyle işaretlendi.

Banka krizleri, kıymetli serbest piyasa modelimizin içsel başarısızlığını hem kendi kendini yöneten hem de merkezi ilkesini yaymaya maruz bıraktı; bu da “kıt kaynakların etkili dağıtımı” oldu. Ayrıca yeterli politik irade ile eşi benzeri görülmemiş finansların nasıl tek bir kalem darbesiyle harekete geçirebileceğini ortaya koydu

Bankacılar ve ekonomistler ilerici düzenlemeyi önlemek adına tekrardan grup haline geldiklerinde sayısız medya baronunu gücünün çoğuna, biçimsiz büklümler ve sosyal medyanın dönüşümü ile el koydu. Aynı zamanda dünyanın birçok bölgesindeki politik enstitüler soldan, sağdan ve beklemedik hallerden ciddi tepkilerle yüzleşti.

Buna karşıt olarak ve inkar eden bir kampanya yerine, şimdilerde iklim değişikliğine cevap vermenin önemli bir hükümet müdahalesi gerektirdiği yönünde ortak kabul var. Karmaşa topluluğunun düşüşünden sonra, yenilenebilir enerjinin enerjinin düşme maliyeti, sağlık ve güvenlik konusunda ciddi sonuçlara yol açan fosil yakıtlara dayalı yaygın tanınma ile kesişti.

KAOSTAN UMUT VAR MI?

Kendi içlerinde, mevcut toplumun evrimi için yukarıdaki kesintilerden her birinin öenmli etkileri vardır. Fakat geniş olarak sıralanmışlar, daha devrimci bir şeye yönlendirilebilirlerdi; belki de koşulların ilerici veya çağ değiştiren izdiham bunlardan biri olabilirdi…

Analizlerinde ve varılan sonuçlarında politikacılarla birlikte tamamen dürüst olan iklim akademisyenlerinin olduğu ve anlaşmazlıkların açık ve yapıcı şekilde tartışıldığı bir boşluk düşünün. Buna ek olarak, daha genç jenerasyonların gürültülü bağlılığı politikacı tarafından dinlendi.

Daha sonra, bankalara değil fakat enerji altyapısında hızlı bir dönüşümü harekete geçirmek, varolan binaları güçlendirmek, ulaşımı karbondan arındırmak ve sıfır-karbon güç istasyonlarını inşa eden aydınlanmış bir “nicel gevşeme” hayal edin. Reformcu bir politik gündem ortaya çıktığında; güvenli, yerel, yüksek kaliteli istihdamı kolaylaştırmaya, yakıt yoksulluğunu yok etmeye, kentsel hava kalitesini geliştirmeye, inovasyon seviyesini artırmaya ve karbon emisyonlarını ortdan kaldırmaya başlayabilir. Bu dönüşümü artan bilinçlilikteki ve duyarlılıktaki bir kitleye rapor eden demokratik bir medya için hayal gücünü biraz daha zorlamak gerekli.

Bunun gibi koşullar altında, belki de yakında, alternatif bir ilerici paradigma ortaya çıkabilir. Elbette bunların hiçbiri benzemiyor fakat Doğu bankacılık sisteminin yakın çöküşünü, Bernie Sanders, Donald Trump ve Jeremy Corbyn’in ortaya çıkışını, Arap Baharı’nın yükselişini ve erkenden çöküşünü veya yenilenebilirlerin fiyatlarının azalmasını öngörebilecek olan kimdir?

Bilmişlik taslayan çoğu politikacı ve ekonomist, karşıt fikirliler tarafından desteklendi, seçkinleri oluşturdu yakın 20. Yüzyıl ufkunu ötesini görme kapasitesine sahip değiller. Fakat 21. Yüzyıl geleceğin nasıl farklı bir ülke olduğunu zaten kanıtlıyor, yine de refah, sürdürülebilirlik ve eşitliğin alternatif yorumlarıyla şekillenebilir.

Kaynak: https://www.independent.co.uk/environment/climate-change-targets-environment-world-political-forces-trump-banking-crisis-quantitative-easing-a8259291.html

Çevirmen Hakkında

İlkay Türkeş / TESA Siyaset Masası Araştırmacı Yazarı / Çevirmeni

İstanbul Üniversitesi

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler 

 

Arkadaşlarınızla Paylaşın:

Avrupa Rusya’nın Ulusal Borçları Hakkında Ne Yapabilir?

Avrupa Rusya’nın Ulusal Borçları Hakkında Ne Yapabilir?

Rusça aslından çeviren: Zelina ÇEPER

Avrupa Rusya’nın Ulusal Borçları Hakkında Ne Yapabilir?

Britanya tarafından Rusya’ya karşı ekonomik olan yeni bir yaptırım süreci başlatıldı. Bu kez, uluslararası piyasalardaki uzun vadeli borçlanmalar, yani Euroclear ve Clearstream gibi İngiliz firmalarına yatırılmış Rus Eurobond’u söz konusudur.

İngiliz Parlamentosu Dış işleri Komisyon Başkanı, Tom Tugendhat, tarafından Rus devletinin menkul kıymetlerinin alım-satım gibi işlemlerin yasaklanması teklif edildi. Ona göre “Rusya, Batı’nın bütün yaptırımlarına rağmen AB ve ABD’nin sermaye piyasalarında kredi alabiliyor. Ve yaptırım şartları altında hareket kısıtına takılan, Kremlin ile bağlantılı olan bankaları ve enerji şirketlerini destekliyor.”

İngiltere Dış işleri Bakanı Boris Johnson şimdiden bu teklifi çok ilginç buldu ve görünüşe göre şu anda ülkenin başbakanı Theresa May de dikkatlice değerlendiriyor.

Ancak, Rus analistler bu girişimler konusunda oldukça kuşkulular.Örneğin, MMI kanalının yazarlarına göre, “Rus Eurobond’ları hakkındaki bu karar, Avrupalı yatırımcılar için kendi topuğuna sıkmak olacaktır. Böyle bir senaryoyu hayal etmek oldukça zordur. Dolayısıyla da bu yasak büyük ihtimalle hedefine ulaşamayacaktır.Yine aynı şekilde, Amerikalılar da Rus ulusal borcuna uygulanan yaptırımların bütün küresel finans sistemi için risklerle dolu olduğunu itiraf etti.”

Bu konunun kamusal alanda gündeme gelmesi “Skripal davasında” diplomatik önlemlerin bitmeyeceği tezinin altını çizmiş oldu. Rusya’ya karşı mali yaptırımlar konusu da gündemde ancak henüz bu yönde yeni girişimlerde bulunulmadı.

Finansal analist Yevgeny Kogan, bileşenler üzerindeki durumu ortaya koyan şu tehdidi işaret ediyor: “Rusya Federasyonu’nun devlet borcu GSYİH yüzdesi ile çok küçüktür. Bunun içindeki dış borçların payı, % 50’den azdır. Bu sorun ile teorik olarak başa çıkabilirsin. Ama bu asıl sorun değildir. Gerçek şu ki planlananlar haricinde Rusya Federasyonu bütçesi,  dış kamu borçlarının geri ödenmesini sağlayamıyor. Hiç kimse ödeme yapmıyor ve bir şey talep edilmesi durumunda dahi kimsenin ödemeye niyeti yok.Devlet Duma’sındaki öfkeli bakanlar tarafından bu durum, ülkenin ulusal güvenliğine karşı bir tehdit olarak ve genel anlamda “casus belli” (savaş nedeni) olarak görülüyor. Sonuçları hakkında ise konuşmak bile istemiyorum. ” diyor ve ekliyor: “Eğer bu girişimler, Tanrı korusun, uygulanmaya konursa dünya finansal sermayesi gibi Londra da hızlı bir şekilde önemini yitirecektir ve bu durumu için kendi akıllı politikacılarına borçlu olacaktır. Hemen olmasa da elbette bunu anlayacaklardır.Ancak iş işten geçmiş olacaktır. Frankfurt’ta Almanlarise avuçlarını ovuşturarak beklemedeler.”

Rus devlet kanalında (Channel One Russia) yazarlar, Londra’nın menkul kıymetlerdeki olası kilit pozisyonlarına da değiniyor: “Theresa May birçok finans kurumunun zaten Frankfurt’a gitmeye hazır olduğunu göz önünde bulundurarak sistemi kışkırtabilir mi?” Brexit koşullarında mali işlere (en azından Rusya ile ilgili olanlara) ek düzenlemeler koyamazsınız. Her başarısız ya da acele edilmiş adım hoş olmayan sonuçlara sebep olacaktır.

Ve bahsi geçen Euroclear ve Clearstream, May’in yargı yetkisi kapsamına girmiyor. Teorik olarak üzerlerinde baskı kurması mümkün ancak neden Avrupa şirketlerine ve sisteme bir yığın müdahalede bulunulsun?

Finansal analistler bu adımın Rusya için bazı problemler yaratabileceğini kabul ediyor, özellikle de dış sermaye açısından. Ancakönceliklebelirtildiği gibibenzer platformlara sahip Almanya ve Frankfurt var. İkincisi Rus Eurobondlarının alıcıları için özellikle deİngiltere için son derece karsızdır. Hatırlatacak olursak geçtiğimiz yıl, bu yılki Rus menkul kıymetlerinin Londra’ya yerleştirilmesinden önce, Krallık bu varlıkların % 39’unu satın almıştı.

Theresa May’in bu finansal sistemi kırması durumunda tüm bu insanlar çok üzülecektir. Ve var olan, işleyen mekanizmanın çöküşünden bahsediyoruz.

Öte yandan Rusya açısından bakacak olursak, son dört yılda uygulanan bütün yaptırımlar altında Rus ekonomisi “Batı ortakları”ınbeklenmedik ve tatsız “sürprizleri”  karşısında son derece dirençli ve tamamen hazır olduğunu gösterdi. Bu nedenle de mali uzmanlar, olası sorunlar hakkında konuşsalar dahi panik yapmıyorlar.

Kaynak:http://www.politonline.ru/interpretation/22892628.html

Çevirmen Hakkında

Zelina Çeper / TESA Rusça Çevirmeni

İstanbul Üniversitesi

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

 

Arkadaşlarınızla Paylaşın:

Ortak Bir Dünya Saat Dilimi Ne Getirecek?

Ortak Bir Dünya Saat Dilimi Ne Getirecek?

Almanca aslından çeviren: Açelya IŞIKGEL

Ortak  bir dünya saati ,Küreselleşen dünyada çoğu şeyi kolaylaştıracaktır; fakat çoğu bölgede insanlar, günün diğer zamanlar arasında gerçekleştiği gerçeğine alışmak zorunda kalacaktır.

25 Mart 2018 Pazar gecesi, bir kez daha yaz saati uygulamasına  geçilir – dolayısıyla  2: 00’yi gösteren saat  3: 00’e alınır. Bu nedenle gece bir saat kısalır. Sonbaharda, saatler normal haline geri alınacaktır. İnsanların çoğu buna kızarken bir kısmı da bu uygulamayı harika buluyor.Senede en az iki kez olmak üzere  , yaz saati uygulamasının kaldırılması konusunda  tartışmalar yıllardır sürmektedir.

Eleştirmenlerin bir argümanı, zaman değişiminden sonra artan kaza oranları. Avrupa Parlamentosu, 2018’in Şubat ayında, zaman değişikliğinin avantajlarını ve dezavantajlarını yakından incelemek ve gerekirse, yaz saatini ortadan kaldırmak için Avrupa Komisyonu’na çağrıda bulundu. Hızlı karar alınmayacak fakat konu gündemde kalacak.

Yakın tarihlerde yapılan bir araştırmanın sonuçları, Almanların büyük çoğunluğunun  zaman değişikliğini ortadan kaldırmak istediğini gösteriyor. Forsa Enstitüsünün  anket çalışmasının sonuçları , ankete katılanların yüzde 73’ü ilkbahar ve sonbahar aylarında yapılan saat uygulaması değişikliğine karşı çıktığını gösteriyor.

Buna göre, katılımcıların yüzde 27’sinin kış ve yaz saati uygulaması  arasında geçiş yaptıktan sonra sağlık sorunları ile karşılaştığı belirlendi. şikayetler Yorgunluk, uykuya dalmada sıkıntı ve konsantrasyon sorunları olarak belirtildi.

Yaz ve kış saatlerinden bağımsız olarak, bazı ülkelerde bulunan farklı saat dilimleri  burada veya orada başta seyehat ederken olmak üzere rahatsızlığa yol açabilmektedir.,  özellikle de seyahat ederken, en azından burada ve orada, rahatsızlığa yol açabilecek olan, sürekli olarak birkaç zaman dilimi vardır. Örneğin, ABD’de yedi saat dilimi ve Rusya’da on bir saat dilimi vardır, bunların her birinin arasında 1 saat  oynamaktadır.

Avustralya’da üç zaman dilimi vardır, ancak yaz aylarında beş olmaktadır.  Ve hepsi bu kadar da değil: bazı ülkelerde komşu bölgelere dahi 30 veya 15 dakika farklılık gösteren zaman dilimleri getirildi. Bütün bunlar küreselleşmiş bir dünya için oldukça can sıkıcı.

Bir gezegeni bir saat arayla eşit aralıklarla bölecek olsaydık,  24 saat dilimi olurdu. Çünkü Dünyanın kendi ekseni etrafında dönmesi için 24 saat gerekiyor. . Aslında, bazı bölgelerde bir yamaç paçası gibi görünen, kenarların etrafından süzülen ve bazen kuzey-güneyden ziyade ülke sınırları boyunca ilerleyen 39 zaman dilimi vardır.

Bu karışıklık, yıllar önce Washington’daki Johns Hopkins Üniversitesinde çalışan  Steve Hanke ve Dick Henry adındaki iki bilim adamı  tarafından yapılan bir öneri dikkate alındığında çözülecekti.

Herkes İçin Aynı Saat Dilimi

İktisat ve astrofizik  alanlarında profesör olan bu iki bilim adamı ,  farklı perspektiflerden yola çıkıp aynı talebe sahiptir r: tüm zaman dilimlerini ve gün ışığından yararlanma zamanını ortadan kaldırmak ve her yerde ortak  küresel saat dilimini tanımak. Böylece tüm dünya vatandaşları aynı saat dilimine bakacak.

Prensip olarak, zaten böyle ortak bir dünya zaman dilimi vardır. 1884’te Washington Meridyen Konferansı’nda, Greenwich’in sıfır meridyeni olarak kabul edileceği  ve Greenwich Mean Time’ın (GMT) evrensel dünya saati olarak temel alınacağı kararlaştırıldı.

Başlangıçta, GMT, Greenwich Gözlemevi’nden gelen astronomik ölçümlerle belirlendi. 1972’den bu yana dünya saati atomik saatler tarafından belirlenmekte  ve Koordine edilmiş  Evrensel dünya saati (UTC) olarak adlandırılmıştır.

Uzayda, Koordine Edilmiş Dünya Saati Zaten Geçerli

Koordine edilmiş  Evrensel dünya saati, Hava trafiğinde, uzayda, bazı araştırma projelerinde ve internette  elbette kullanılıyor aksi takdirde büyük bir  karışıklık oluşurdu. Fakat aynı saat dilimini dünyanın her yerinde günlük yaşamımızda kullansak daha pratik olmaz mıydı  ?

Hanke ve Henry her halükarda, “bugün dünyada birçok şey evrensel işlediği için ortak bir dünya saatine ihtiyacımız doğuyor. ‘’ düşüncesinden ikna olmuş durumda.

Tabii ki, bu dünya saatinin gökyüzünde güneşin konumuyla ilgisi yoktur. Saat 12:00 artık her yerde öğlen olduğu ve güneşin gökyüzünde tepede olduğu anlamına gelmez. Gezegende nerede olduğuna bağlı olarak, akşam, sabah veya gece de olabilir.

Yeryüzündeki çoğu insan bu yeni saat dilimine alışmak zorunda kalacak. Hanke ve Henry her halükarda insanların bu saat dilimine  çabuk alışacağını düşünmekte.. Alarm saatinizi önceden saat 7’ye  değil saat 13 veya 18 olarak ayarlamanız gerekir.

Öngörülebilir bir gelecekte herkes için birleşik bir dünya zaman diliminin ortaya çıkması olası değildir. Direniş çok büyük olacaktır. Sonuçta, bazı bölgelerde yaşayanlar alışkanlıklarını koruyabilecekken, başka yerlerde çok büyük değişiklikler olacaktı.

Örneğin, UTC dünyaya gelmiş olsaydı, Singapur’daki “olağan öğlen” saat 7’ye gelecekti. Ve Yeni Zelanda’da saat 12’de  gece  yarısı olacaktı. Ortak bir dünya saati başlangıçta saatin sadece sayılardan ibaret olduğu ve günlük yaşamda hiçbir şey değiştirmeyeceği gerçeğine rağmen  alışılmış günlük hayatta ters düşecek.

Kaynak: https://www.msn.com/de-de/nachrichten/wissenundtechnik/was-uns-eine-einheitliche-weltzeit-bringen-w%C3%BCrde/ar-BBKstQO

Çevirmen Hakkında

Açelya IŞIKGEL / TESA Almanca Çevirmeni

Hacettepe Üniversitesi

Almanca Mütercim Tercümanlık

 

 

 

 

 

Arkadaşlarınızla Paylaşın:
Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial