ABD’li Kanun Yapıcılar Çin Rusya ve Türkiye’ye Karşı 717 Milyar Dolarlık Bir Savunma Faturası Çıkardı

ABD’li Kanun Yapıcılar Çin Rusya ve Türkiye’ye Karşı 717 Milyar Dolarlık Bir Savunma Faturası Çıkardı

İngilizce aslından çeviren: Atilla Arda BEŞEN

ABD’li Kanun Yapıcılar Çin Rusya ve Türkiye’ye Karşı 717 Milyar Dolarlık Bir Savunma Faturası Çıkardı

ABD Temsilciler meclisi milletvekilleri Cuma günü Rusya ve Çin ile rekabet etmek için ve Türkiye’ye de silah satışlarını geçici olarak durdurmaya yönelik 717 milyar dolarlık yıllık savunma politikası tasarısının ayrıntılarını yayınladılar.

Beyaz Saray Silahlı Hizmetler Komitesi, önümüzdeki hafta, savunma harcamalarının seviyesini onaylayan ve fonun nasıl kullanıldığını kontrol eden politikalar belirleyen yıllık Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası’nı (NDAA) tartışacak.

Her yıl Kongre’nin geçirdiği önem derecesi yüksek mevzuatten biri olan NDAA geniş bir yelpazede politika tedbirleri olarak kullanılmasının yanı sıra askeri ödeme düzeylerinden uçakların, gemilerin modernleştirilmesinin yararlarına ve devamında hangisinin satın alınacağına hangisinin satın alımının bırakılacağına dair bilgiler içerir.

Komite tasarayı önümüzdeki haftaya kadar açıklamayacak ancak kontrolü ellerinde tutan Cumhuriyetçiler ve azınlık Demokratların her biri yasa tasarısının özetlerini yayınladılar.

Rusya’ya ilişkin 2019 mali yılı için önerilen NDAA, Rusya’nın silah endüstrisine ve antlaşma ihlallerine yanıt vermek, askeri işbirliğini yasaklamak ve siber savaş için daha fazla fon sağlamak amacıyla yeni yaptırımlar uygulamak gibi hükümler içermektedir.

Fakat bu tasarı Cumhurbaşkanı Trump dahil diğer Cumhuriyetçiler tarafından da desteklenen bir kural içeriyor. Trump Rusya’ya, Rusya’ya uygulanan yaptırımların sona ermesine olanak sağlayacakken geçen yaz Kongre Başkan’ın itirazlarına rağmen bunu reddetti.

Çin üzerine önerilen NDAA ise Tayvan’ın savunma yeteneklerini geliştimek ve herhangi bir ABD Hükümeti’nin Huawei (HWT.UL) ve ZTE Corp tarafından üretilen ”riskli” teknolojiyi kullanmasını yasaklayan hükümler içeriyor. Komite bu durumu Çin Komünist Partisi’nin istihbarat aracı olduğu tanımını yapmaktadır.

Washington son zamanlarda telekomünikasyon ekipmanı şirketlerinin teknolojilerini Amerikalıların içinde casusluk yapması ihtimaline karşı gelen iddialar doğrultusunda Huawei ve ZTE’nin ABD ekonomisine erişimini durdurmayı ve azaltmayı amaçlayan bir dizi hamle yaptı.

Yasa, Savunma Bakanlığından ABD ile Türkiye arasındaki ilişki hakkında bir rapor sunmasını ve rapor tamamlanana kadar büyük savunma ekipmanlarının satışını engelleyeceğini de belirtti.

Türkiye NATO müttefiki olmasına rağmen son zamanlarda Ankara ile Washington arasındaki ilişkiler kötüye gitti. Türkiye ABD’yi IŞID’e karşı destekledi ancak Suriye’deki Kürt savaş gruplarına destek vermesi konusunda giderek endişeli hale geldi.

NDAA’nın yasalaşmasının birkaç adımı kaldı. Tasarının son hali bu yıl iki mecliste de Beyaz Saray ve Senato müzakerecileri arasında onaylanan her hali ayrı ayrı onaylanacak ve uzlaşma sağlanacaktır.

Kaynak: https://www.reuters.com/article/us-usa-defense-congress/u-s-lawmakers-set-717-billion-defense-bill-with-eye-on-china-russia-turkey-idUSKBN1I52KW

Çevirmen Hakkında

Atilla Arda Beşen / TESA Siyaset Masası Direktörü / İngilizce – Almanca Çevirmeni

İstanbul Üniversitesi

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Mezunu

Arkadaşlarınızla Paylaşın:

Donald Trump ve Emmanuel Macron’un Ortak Basın Açıklamasından Hatırlanması Gerekenler

Donald Trump ve Emmanuel Macron’un Ortak Basın Açıklamasından Hatırlanması Gerekenler

Fransızca aslından çeviren: İlkay TÜRKEŞ

Bu konuşmanın özellikle beklendiği gibi oldu ancak görüşmeye katılan iki devlet başkanı da önemli farklılıklar gösteren diplomatik açıklamalarda bulundu.

Konferansa basın da katıldı. Zaten toplantı yarım saat gecikmeli başladı. Her şeyden önce, Amerikan Başkanı Donald Trump ve Fransız devlet başkanı Emmanuel Macron’un, özellikle ana diplomatik dosyaları üzerinde bir orta yol bulmayı başarmış olmalarının bir sorunu oldu.

İRAN’IN NÜKLEER ANDLAŞMASI

Emmanuel Macron, Salı günü yaptığı açıklamada “Hiçbir yere ulaşmayan bir anlaşma değil, daha geniş ve tüm endişeleri kapsayan yeni bir anlaşma inşa etmekteyiz.” sözlerine yer verdi. Donald Trump’a, seçmenlerine İran’la anlaşmayı “kesmeye” söz verdiğini ve bu anlaşmayı “çok kötü” bulduğu anlaşmayı kaldırma isteğiyle ilgili fikrini değiştirmediğini söyledi.

Fransa dört taraflı planından bahsetti: 2025’e kadar İran’ın tüm nükleer faaliyetlerini engellemek, uzun vadede tüm nükleer faaliyetleri önlemek, İran’ın balistik aktivitelerini durdurmak ve bölgede istikrarlı bir politika yaratmak için uygun koşulları sağlamak.

Macron, “Bu noktada ortak bir başlangıç pozisyonumuz yok.” ve “Konu üzerinde çok tartıştık.” açıklamalarında bulunarak, “İran ile yeni bir andlaşma üzerinde çalışma” isteğini ekledi. Sayın Trump, onun adına, “sağlam” kurumlarla yeni bir anlaşma çağrısında bulundu. ABD lideri, “Bu çürümüş vakıflarla bir anlaşma, kötü bir anlaşma, kötü bir yapı” dedi.

Emmanuel Macron, “Birlikte olduğumuz tartışma, her durumda, benim için gerekli görünen bu yeni anlaşmanın yolunu açmaya izin veriyor,” dedi.

SURİYE’DEKİ ÇATIŞMA

Suriye ihtilafına gelince, Donald Trump Suriye’den tüm ABD askerlerini geri çekme isteğini hatırlattı. ABD başkanı ayrıca, Arap ülkelerini, İran’ın Orta Doğu’daki nüfuzuna karşı Batı çabalarına maddi katkılarını “muazzam ölçüde” artırmalarını istedi, böylece Tahran İslam Devleti örgütüne karşı zaferlerden yararlanamadı.

Emmanuel Macron, kendi adına, “bu işi DAEŞ ve düşmanlarımıza karşı tamamlamak” olduğunu yineleyen Fransa’nın koalisyona “katkısını artırmaya” karar verdiğini söyledi.

“Askerlerimizin ötesinde barış yapmamız gerekecek ve Suriye halkının barış içinde yaşayabildiğinden emin olmak için yeni kapsayıcı bir çerçeveye ihtiyacımız var. Bölgede hegemonya olmayacağından emin olmalıyız. “

Yine burada, Emmanuel Macron ve Donald Trump her zaman önemli bir vizyon farkına işaret ediyor: Suriye sorununun terörle mücadelenin açısına ilk müdahale ettiği zaman, ikincisi ise bölgedeki İran etkisine karşı mücadelenin açısını ele alıyor.

KUZEY KORE

ABD başkanı Trump, Pyongyang’ı tüm nükleer cephaneliğini ortadan kaldırmaya çağırdı ve Kuzey Kore lideriyle beklenen bir zirveden önce totaliter rejimin “nükleersizleştirme” için yaptığı çağrılarla tam olarak ne ifade ettiğini belirtti. “Atom bombasından kurtulmak demek, çok basit. Atom bombalarından kurtuluyorlar,” açıklamasını basın toplantısında bir muhabire iletti.

FRANCO-AMERİKAN İLİŞKİLERİ

İki devlet başkanı, kısa konuşma sırasında birkaç kez tokalaşarak büyük bir dayanışma (?) sergiledi. Emmanuel Macron hakkında Donald Trump, “toplantıları faydalı bulacaklarını” söyleyerek, “bunu çok seviyorum.” Eklemesinde bulundu.

Macron, “Sevgili Donald, hoş geldiniz, çok teşekkürler. (…) Bizi birleştiren bağlantıların önemini ve derinliğini hatırladınız. Bunlar, ortak çıkarlarımıza ve özgürlük ve barışa olan derin bağlılığımıza dayanan bağlantılar. ” olarak sözlerine başladı.

Belirli unsurları açıklamadan Donald Trump, kendisi ve Macron’un “iki ülke arasındaki güçlü ekonomik işbirliğini” tartıştığını ve ABD’nin “yeni keşfetmek için” istekli olduğunu söyledi. Emmanuel Macron, “uluslararası ticaret hukukuna saygı” ve Fransız ve Amerikan şirketlerini “net bir çerçevede çalışıyor” olma arzusu konusunda ısrar etti.

İkili değişimleri geliştirme yolları ile ilgili akşam saatlerinde gerçekleşen akşam yemeğinde iki cumhurbaşkanı, ülkeleri arasındaki dostluğa kızarmış ekmek yaptılar. Emmanuel Macron, “Kişisel dostluğumuza dair birçok yorumdur” dedi. “İki yıl önce, okyanusun her iki tarafında, sizin ve ben birbirimizi orada bulacağımız için çok az kişi tahmin edecekti.” “Muhtemelen bu ve ben, ortaklığımızın, kararlılıktan, belki de şanstan dolayı, neden bu kadar çok var ki? İkimiz de aklımızı kolaylıkla değiştirmediğimizi biliyoruz, ama birlikte çalışmaya razıyız. ”dedi.

Kaynak: http://www.lemonde.fr/ameriques/article/2018/04/24/ce-qu-il-faut-retenir-de-la-conference-de-presse-commune-de-donald-trump-et-emmanuel-macron_5290039_3222.html

Çevirmen Hakkında

İlkay Türkeş

İstanbul Üniversitesi / TESA Siyaset Masası Araştırmacı Yazarı / İngilizce – Fransızca Çevirmeni

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

 

Arkadaşlarınızla Paylaşın:

Rusya ve ABD’nin Askeri Nitelik Karşılaştırılması

Rusya ve ABD’nin Askeri Nitelik Karşılaştırılması

Rusça aslından çeviren: Zelina ÇEPER

ABD ve Kanada Enstitüsü Müdürü Valeriy Garbuzov ‘Pravda.ru”ya verdiği röportajda  Rusya ve Amerika Birleşik Devletleri’nin komutanlarını karşılaştırıldı.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, yaptığı açıklamalarda askeri çatışma üzerine de değinmişti: “Askeri çatışma riskleri üzerine olan soruya dönersek, ben iki ülkenin ordularının buna izin vermeyeceğinden yüzde yüz eminim. Bu bir varsayımdır ancak aynı şekilde ne Başkan Putin, ne de -eminim ki- Başkan Trump buna izin vermeyecektir. Onlar, seçilen liderlerdir ve onları seçen milletlere karşı barış ve huzuru sağlama konusunda sorumlulardır.” Demiştir.

Valeriy Garbuzov, yaptığı röportajda Lavrov’un bu iyimserliğini “ABD ve Rusya’nın nükleer güçler” olmasından kaynaklandığını öne sürdü. Uzman, “Biz, Soğuk Savaş yıllarındaki deneyimlerde çok sert bir çatışmanın olduğunu gördük.Ancak doğrudan bir çatışma içine girmedik.” Dedi.

“Bugün, hem Rusya hem de ABD kendilerini çatışmaya sürükleyecek fevri kararlar almaktan çekinmiyor. Rusya’da anti-Amerikancılığın, ABD’de ise anti-Rus akımının büyümesine yol açan büyük adımlar atmaktan korkmuyor. Bu kesinlikle normal bir durum değildir. Şükürler olsun ki, Lavrov böyle bir açıklamada bulundu. Çünkü sadece kazayla veya ufak bir hatayla bile orduların kolaylıkla karşı karşıya gelebileceği bu gergin ortamın tansiyonunu düşürdü.” diye de eklemiştir Garbuzov.

Ancak uzman Lavrov kadar iyimser bakmamakla birlikte, ona göre hem Rus hem Amerikan ordusu, politikacılardan daha stabil ve daha fazla yetkinliğe sahiptir.

“Aynı zamanda, Amerikalılar için durum daha da zordur, çünkü Rusya’nın başı daha dengeli kararlar alıp, ayrıcalıklı tavırlar sergilerken Trump oldukça sınırsız ve tahmin edilemez bir adamdır. Bugün bir şey diyorsa, yarın başka bir şey diyor ve yarından sonraki gün ise yepyeni üçüncü bir şeyden bahsediyor. Kritik askeri bir durumun olması halinde her iki tarafın buluşacağını farz edelim. Buluştuklarında bir iki saatliğine sessizce oturacaklardır. Belki üç dört. Ama tüm gün boyunca değil, eninde sonunda sorunları konuşarak halledeceklerdir.” şeklinde çıkarımda bulunmuştur.

Lavrov’un iyimserliğine bir de şunu ekleyebiliriz: ABD, Suriye’ye yönelik son saldırılarında Rusya’nın belirttiği “kırmızı çizgi”yi aşmadı. Aynı röportajı esnasında Lavrov, Rusya’nın ABD ve müttefiklerini “kırmızı çizgi” konusunda uyardığını söyledi. Özellikle Arap devletlerinin hangi bölgelerinde çizgiyi aşması durumunda Rus askeri birliklerin hasar alacağından bahsetmiştir.

Dışişleri Bakanı, “Onlar bu bölgedeki coğrafi sınır ve çizgilerin dışında, bizim sahip olduğumuz kırmızı çizgiler hakkında da önceden bilgilendirilmişdiler. Her durumda bu çizgileri aşmadıklarını sonuçtan anlayabiliyoruz.”demiştir.

Kaynak: https://www.pravda.ru/news/world/northamerica/usacanada/20-04-2018/1381774-garbuzov-0/#

Çevirmen Hakkında

Zelina Çeper / TESA Rusça Çevirmeni
İstanbul Üniversitesi
Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

Arkadaşlarınızla Paylaşın:

Facebook Davası Cruz – Zuckerberg Konuşması

Facebook Davası Cruz – Zuckerberg Konuşması

İngilizce aslından çeviren: Özen Ayşe Özbasa

Senatör TED CRUZ (Cumhuriyetçi – TEKSAS): Sayın Başkan, teşekkür ederim. Bay Zuckerberg, hoş geldiniz. Burada olduğunuz için teşekkürler.

Bay Zuckerberg, Facebook kendini halka açık tarafsız bir ortam olarak görüyor mu?

ZUCKERBERG: Senatör, biz kendimizi tüm fikirlere açık bir platform olarak görüyoruz.

CRUZ: Soruyu tekrarlayayım. Facebook kendini halka açık tarafsız bir ortam olarak görüyor mu? Çünkü şirketinizin temsilcileri bu konuda çelişkili cevaplar veriyorlar. Siz…

ZUCKERBERG: Şöyle…

CRUZ: … Birinci Değişiklik maddesi çerçevesinde görüşlerini ifade eden bir konuşmacı mısınız yoksa herkesin sesini duyurmasına müsaade eden halka açık tarafsız bir ortam mı?

ZUCKERBERG: Senatör, biz bununla ilgili şu şekilde düşünüyoruz: Ben sanmıyorum ki — kesinlikle müsamaha göstermediğimiz bazı içerikler var, değil mi? Nefret söylemi, terörist içerik, çıplaklık, insanları toplum içinde huzursuz hissettiren her türlü durum gibi. Ortaya koyduğumuz bu platformdan genellikle tüm fikirlere açık şeklinde bahsetmemizin nedeni bu…

CRUZ: Zaman kısıtlı, bir de şu şekilde sorayım. Gayet basit bir soru. CDA (İletişim Ahlakı Yasası) altında 230. Kısım’ın dokunulmazlık kanununa göre siz halka açık tarafsız bir ortamsınız. Kendinizi halka açık tarafsız bir ortam olarak mı görüyorsunuz yoksa Birinci Değişiklik maddesinin size verdiği siyasi söylemde bulunma hakkınızı mı kullanıyorsunuz?

ZUCKERBERG: Senatör, amacımız kesinlikle siyasi söylemlerde bulunmak değil. Sizin bahsettiğiniz kanunun yasal diline aşina değilim. Bununla ilgili bilgi aldıktan sonra sizinle paylaşacağım. Ben sadece bu konuyu daha kapsamlı bir biçimde ele aldığımı söylüyorum.

CRUZ: Bay Zuckerberg, söylemem gerekir ki Facebook ve diğer teknoloji şirketlerinin yaygın bir siyasi sansür ve taraflılık politikası izlediğinden endişelenen birçok Amerikalı var. Facebook’la ilgili sayısız örnek bulunuyor. Gizmodo 2016 Mayıs ayında Facebook’un düzenli aralıklarla ve kasıtlı olarak CPAC (Muhafazakar Siyasi Eylem Konferansı), Lois Lerner IRS (gelir idaresi) skandalı, Mitt Romney ve Glenn Beck haberlerinin de dahil olduğu, muhafazakarla alakalı haberleri en çok konuşulanlar arasında göstermediğini yazmıştı.

Facebook bununla da sınırlı kalmayıp, Chick-Fil-A firmasının bir sayfasını kaldırdı, bir Fox News muhabirinin gönderisini engelledi, 20’den fazla Katolik sayfasını kapattı, ve son olarak da Trump destekçisi iki kadının 1.2 milyon takipçili hesabı “Diamond and Silk”i engelledi, gerçekçe olarak da içeriğin “toplum için tehlikeli” olduğunu gösterdi.

Birçok Amerikalıya göre tüm bunlar bir siyasi yanlılık politikasına işaret ediyor.  Bu değerlendirmeye katılıyor musunuz?

ZUCKERBERG: Senatör, bununla ilgili birkaç noktaya değineyim. Öncelikle, bu endişenin kaynağını anlıyorum, teknoloji sektöründe Facebook, aşırı sol eğilimli bir yer olan Silikon Vadisi’nde yer alıyor ve bu aslında benim de endişelerimden biri, şirkette ve yaptığımız işlerde hiçbir şekilde yanlılık olmaması için uğraşıyorum, insanların kafalarında bununla ilgili soru işaretleri olması çok normal.  Şimdi…

CRUZ: Bir de şunu sorayım: Aile Planlaması Derneği’nin hesabından kaldırılan herhangi bir reklam veya sayfadan haberdar mısınız?

ZUCKERBERG: Senatör, değilim. Ancak…

CRUZ: Peki moveon.org’dan?

ZUCKERBERG: Efendim?

CRUZ: Peki moveon.org’dan?

ZUCKERBERG: Bunlardan özellikle haberdar değilim…

CRUZ: Peki ya seçimler için adaylığını koyan Demokrat adaylardan?

ZUCKERBERG: Özellikle haberdar değilim. Yani, emin değilim.

CRUZ: İfadenizde 15.000 ila 20.000 arası kişinin güvenlik ve içerik incelemesi üzerine çalıştığını belirtmişsiniz. İçerik incelemesi yapan o 15.000 ila 20.000 arası kişinin siyasi eğilimlerini biliyor musunuz?

ZUCKERBERG: Hayır, Senatör. Genellikle şirkete katılanlara siyasi eğilimlerini sormuyoruz.

CRUZ: Yönetim kurulu başkanı olarak, işe alım veya işten çıkarma sürecinde siyasi duruşa veya desteklenen adaylara göre karar verdiğiniz oldu mu?

ZUCKERBERG: Hayır.

CRUZ: Palmer Luckey neden kovuldu?

ZUCKERBERG: Çalışanla alakalı bir meseleydi, şu anda anlatmak için uygun bir ortam olduğunu düşünmüyorum.

CRUZ: Az önce kararlarınızı siyasi görüşlere göre vermediğinizi net bir şekilde belirttiniz. Öyle değil mi?

ZUCKERBERG: Yani siyasi görüşler yüzünden olmadığını söyleyebilirim.

CRUZ: İçerik incelemesi yapan 15 ila 20.000 kişiden kaçının, eğer varsa tabii, kaçının Cumhuriyetçi bir adaya maddi destekte bulunduğunu biliyor musunuz?

ZUCKERBERG: Senatör, bilmiyorum.

CRUZ: İfadenizde diyorsunuz ki, “İnsanları yalnızca birbirlerine bağlıyor olmamız yeterli değil. Bu bağlantıların olumlu olduklarından emin olmalıyız.” “İnsanların seslerini duyururken başkalarını incitmediğinden veya onları yanlış bilgilendirmediğinden emin olmalıyız. Bizim sorumluluğumuz yalnızca iletişim araçları üretmek değil, aynı zamanda bu araçların düzgün bir şekilde kullanıldığından emin olmak.”

Bay Zuckerberg, sizce kullanıcıların düzgün davranıp davranmadığını veya bu 15-20.000 kişinin belirlediği standartlara uygun olup olmadığını değerlendirmek sizin yükümlülüğünüz mü?

ZUCKERBERG: Senatör, kişisel görüşümü mü soruyorsunuz?

CRUZ: Facebook için soruyorum.

ZUCKERBERG: Senatör, hepimizin hiç şüphesiz uygunsuz gördüğü bazı konular var. Seçimlerimize dışarıdan gelen müdahale, terör, kendine zarar verme. Bunlar…

CRUZ: Ben sansürden bahsediyorum.

ZUCKERBERG: Bence, terör propagandasını kaldırmamız gerektiği konusunda hemfikirizdir. Bunun arkasındayım. Bu kesinlikle engel olmak istediğimiz uygunsuz bir faaliyet. Ve genellikle bunu ne kadar iyi yaptığımızla gurur duyuyoruz.

Yani diyeceğim, bunu süre bitmeden hemen eklemek istiyorum, Facebook’un tüm fikirlere açık bir platform olduğundan emin olmak için çok çalışıyorum. Bu yaptığımız işin en önemli prensiplerinden biri.

Sunduğumuz servis sayesinde herkesin kendi fikrini ve duruşunu sergileyebilmesinden gurur duyuyoruz ve ben şirketin başında olduğum sürece bu durumun devam etmesi için çalışacağım.

CRUZ: Teşekkürler.

Kaynak: Facebook dava süreci yargı konuşması

Çevirmen Hakkında

Özen Ayşe ÖZBASA / TESA Çeviri Birimi Yardımcı Direktörü

Bilkent Üniversitesi

Mütercim Tercümanlık

Arkadaşlarınızla Paylaşın:

Suriye’de Büyük Ölçekli Askeri Çatışma Olasılığı Arttı

Suriye’de Büyük Ölçekli Askeri Çatışma Olasılığı Arttı

Rusça aslından çeviren: Zelina ÇEPER

Rus siyaset bilimci Vitaly Juravlev (Zhuravlev), EADaily ile yaptığı röportajda Suriye üzerine açıklamalarda bulundu.

Suriye’ye yapılan füze saldırısı oldukça beklenen ve neredeyse kaçınılmaz bir eylemdi. Her ne kadar Yerel askeri çatışmada büyük ölçekli ölüm vakalarına nadir rastlasak da, bu saldırı bunun gerçekleşme olasılığını arttırmıştır.

“Başta ABD yönetiminin bütün siyasi organları olmak üzere İngiltere ve Fransa da, Suriye’deki kimyasal saldırıya tepki vereceklerini belli ettiler ki buna rağmen hala kimyasal saldırının olup olmadığı konusu muallaktadır. Fakat asıl önemli olan, bu duruma karşı füze saldırısı ile pozisyonlarını net bir şekilde dile getirdiler, dolayısıyla tutarsızlık olmamalı. Asıl amaç farklıydı, bu füze saldırısı doğrudan Rusya’yı etkilemeyecek, Rus vatandaşları acı çekmeyecekti ancak Rusya ile bu darbenin ardındaki ülkeler arasındaki şiddetli bir çatışmayı kışkırtabilecekti”dedi.

Juravlev, yakın gelecekte Suriye’ye yönelik bu şekilde füze saldırılarının olmayacağını düşünüyor. Bu düşüncenin dayanağı ise: Batılı ülkelerin istihbaratlarının tespit etmesi üzerine bu füze saldırısı, kimyasal silah üretimiyle uğraşan veya bu silahların kullanımıyla bağlantısı olan tesislere yönelik yapılmıştır.Ancak bununla birlikte uzman, durumun şu ana kadar geliştiği gibi artarak devam edeceğini ön görmektedir. Batı, Esad’a karşı tavrını sertleştirecek, rejimini meşru olarak tanımayacaktır. Ayrıca füze saldırısını düzenleyen ülkelerin kuvvetleri de bölgede kalacaktır.

“Görünüşe göre askeri çatışmalar gergin kalacak. Ancak şöyle bir fark var ki bundan sonraki süreç, şu ana kadarki durumdan daha yüksek tehlike potansiyeline sahiptir. Yani bu çatışmaya dahil olan güçler dengelenmeye devam edecek: Suriye, Rusya’nın ve Batı koalisyonunun aktif olduğu patlayıcıların sıcak tuttuğu alan olarak kalmaya devam edecek.”dedi. Juravlev bu durumu, kanserli bir insanın ne zaman metastaz olmasına, kanserin organizmalar boyunca yayılmasına, benzetmiştir.

Uzmana göre Rusya’nın pozisyonu ise aynı kalacaktır. Moskova, Rusya ile Batı arasında artan gerginliğin ortasında bulunan Esad’ı desteklemeye devam edecektir. Juravlev, bunun sadece uluslararası durumu değil, Rusya’yı ve Rus toplumunun sosyal ve ekonomik gelişimini de etkileyeceğini kaydetti.

“Ne yazık ki, Rus karşıtı yaptırımların olumsuz sonuçları olduğu gibi,, askeri retoriğin yaşam standartları da azalacaktır. Her ne kadar büyük ölçekli ölümcül bir askeri çatışma olmasa da, genel eğilime bakınca böyle bir yaklaşımın arttığını çok net bir şekilde söylebiliriz”diyor Vitaly Juravlev.

Cumartesi sabahı Amerika, İngiltere ve Fransa güçleri, Suriye’yi füze saldırısına tutmasının ardından Suriye tarafından yapılan açıklamaya göre kullanılan 110 füzenin çoğusun Suriye savunma sistemi tarafından etkisiz hale getirilirken, Vladimir Putin ise bu üçlü koalisyonu Bağımsız Devlet’e karşı agresif tutum olarak adlandırmıştır.

Kaynak: https://eadaily.com/ru/news/2018/04/14/veroyatnost-krupnomasshtabnogo-voennogo-konflikta-uvelichivaetsya-ekspert

Çevirmen Hakkında

Zelina Çeper / TESA Rusça Çevirmeni
İstanbul Üniversitesi
Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

 

Arkadaşlarınızla Paylaşın:
Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial