Irak Savaşı Hakkında Unutulmaması Gereken 10 Gerçek

İngilizce aslından çeviren:Eray Konya

 

Trump, askeri saldırganlık tavrını birçok cephede arttırırken, Kyle Gilbertson Irak Savaşı’nın “başarılarını” anımsamak adına bazı önemli gerçeklerin altını çiziyor.

Amerikan Hükümeti dünya çapında yeni savaşlara hazırlanırken, burada Irak Savaşı hakkında üzerinde durmamız gereken 10 nokta söz konusu:

1. Aralarına New York Times’ın da dahil olduğu saygın medya kuruluşlarının tamamı, Saddam Hüseyin’in sahip olduğu varsayılan sözde Kitle İmha Silahları hakkında kamuoyunu yanılttı ve bu sayede halkın savaşı desteklemesine yardımcı oldu. Bu yaptıkları ne ilk ne de son. Yeni yalanlara karşı hazırlıklı olmak gerek.

2.Irak Ölü Sayacı’na göre, savaş 199 734 sivilin yaşamına mal oldu ve bu sayı hala artıyor. Çatışmanın ilk 3 yılında, 4.7 milyon Iraklı evinden oldu. Takip eden yıllarda milyonlarca insan daha göç etmek zorunda kaldı. Savunma Bakanlığı’nın verileri uyarınca, savaş ayrıca 4424 Amerikan askerinin ölmesine ve 31952 kadar askerin de yaralanmasına neden oldu. Bu insanların acısını anlayabilmek için zaman ayırın.

3.Reuters’ın aktardığına göre, Irak Savaşı 2013 yılı itibariyle mükelleflere 2 trilyon dolarlık vergi yükü getirdi. Savaşın devam ettiği düşünülecek olursa bu sayının kesinlikle arttığı söylenebilir.

Ancak aynı zamanda Amerikan hükümeti sağlık hizmetleri programlarından yüz milyonlarca dolar kesinti yaptı. Okullar kapatıldı, kütüphane ve akıl sağlığı klinikleri ve hatta para getirmediği veya politikalara uymadığı gerekçesiyle yaşlılara yönelik olarak araçlarla sunulan yemek hizmetleri bile kesintiye uğratıldı. Bu 2 trilyon doların daha verimli alanlarda kullanılabildiğini düşünsenize?

4. Savaş, çevre üzerinde de büyük etki yarattı.  Seyreltilmiş uranyum kullanımı, kanser oranlarının ve doğum hatalarının artmasına neden oldu. Irak altyapısı özelinde yaşanan tahribat sokakları hastalıkların hızla yayıldığı, açık birer kanalizasyona çevirdi. Birçok yerde sular içilemez durumda. Savaşla bağlantılı olarak ortaya çıkan sera gazı salınımından bahsetmiyoruz bile.

5. Amerikan işgalciler Irak halkına kötü olmasa dahi,  herhangi bir diktatörlük rejminin yapabileceği ölçüde bir vahşetle muamele ettiler. Abu Ghraib hapishanesindeki işkenceler bu konuda en bilinen örnektir. Evler gece yarılarında bile düzenli olarak arandı. Aile üyeleri kaçırıldı ve kaderine terk edilmiş yerlere sürüklendi ve yayalar, Zırhlı Personel Taşıyıcılar (Humvees) tarafından sanki hayatları hiçbir anlam ifade etmiyormuşçasına ezildiler, öldürüldüler.

6. Saddam Hüseyin gaddar bir diktatördü ancak politik, ekonomik ve askeri güç olarak elde ettiği yükselişini 1980’li yıllarda Amerika’dan gördüğü destek sayesinde sağlamıştı.

Amerikan dış politikası diktatörlük veya demokrasiler arasında bir ayrım gözetmez. Aralarındaki temel fark rejimin dost veya düşman olup olmadığıdır. Dolayısıyla, dünyadaki en acımasız hükümetler bile – örneğin Suudi Arabistan- Amerika ile dost oldukları için düzenli olarak önemli düzeyde ekonomik yardım görebiliyorlar. Aynı zamanda, Devlet Sekreteri Hilary Clinton’un verdiği destekle 2009’da askeri bir darbeyle devrilen, Honduras’taki Manuel Zelaya hükümeti örneğinde olduğu gibi, seçilmiş hükümetler de bazen düşman olarak etiketlenebiliyor.

Daha çok örnek var. Ancak tarih ve güncel politika göz önünde bulundurulduğunda, kendisini demokrasiyi koruduğunu ve diktatörlüklere karşı savaştığını iddia eden hükümetlere veya ordusuna neden inanılsın ki? ABD’nin şu anda Irak’ta destek verdiği sistem mezhep demokrasisidir.

7.Irak savaşı hakkında planlanan hiçbir stratejik hedef reel manada başarıya ulaşamadı. Savaşın temel sonuçları ise şunlardı: bölgede İran’ın güçlenmesi, savaş öncesinde görülmeyen mezhep savaşlarının körüklenmesi, IŞİD’İN ortaya çıkması ve Çin’in ekonomik gücünü dünya çapına yaydığı bu süreçte, ABD sonsuza dek sürebilecek bir çıkmaza sürüklendi.

ABD emperyalizminin hedeflerini savunmadık. Zaten savaş kendi şartlarında bile başarısız oldu.

8. Amerikalı askerler, Savaşa Karşı Irak Gazileri oluşumunu hayata geçirdiler. Konu hakkında konuştukları ve savaşmayı reddettikleri için hapse atıldılar. Savaş karşıtı sivil hareket, “birliklerimize destek verin ve onları vatanlarına döndürün” sloganı altında askerleri de bağrına bastı. Bizler, Camilo Mejia, Pablo Paredes, Kyle Synder ve Chela Manning gibi askerleri olduğu kadar, direnişe yardımda bulunan Cindy Sheehan gibi ordu mensuplarını da hatırlamalıyız. Hikayelerini öğrenmeli ve sivil itaatsizlik gibi gözüpek hareketlere yeltenmelerini sağlayan motivasyonları hakkında kafa yormalıyız.

9. Bir ülkeyi işgal ederek ve boyunduruk altında tutarak oraya demokrasi götüremezsiniz. Bu tarihte hiç yaşanmadı ve elbette Irak’ta da söz konusu olmadı.

10. Tarihsel çalışmanın amacı, dünyayı daha iyi bir yer haline getirmektedir. Eğer hedef bu değilse, o zaman geçmişi öğrenmek faydasız bir alıştırmadan öte geçemeyecektir. Bir daha aldanmamak için bizden unutmamız istenen hegemonyayı anımsamamız gerekiyor.

Kaynakhttps://socialistworker.org/2017/08/14/ten-facts-to-remember-about-the-iraq-war

Çevirmen Hakkında

Eray KONYA

İstanbul Üniversitesi

İnkılap Tarihi Enstitüsü

Yüksek Lisans Öğrencisi

Bizi sosyal medyada takip edin
Arkadaşlarınızla Paylaşın:

Bize Katılın

Siz de bizimle gönüllü olarak çalışmak ister misiniz?
İletişim formunu doldurun, sizinle irtibata geçelim.

İletişim Formu İçin Tıklayın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial