İklim Değişikliği: Çevre Günümüzün Gelişen Politik Güçleriyle Kurtarılabilir Mi?

İngilizce aslından çeviren: İlkay TÜRKEŞ

Günümüzün seçkinleri konu çevreye gelince fikir sahibi değiller fakat ileri görüşlü aktörler belki de akışı döndürebilir.

İklim Değişikliği Üzerine Hükümetlerarası Panel, ilk büyük raporunu 28 yıl önce yayınladı. Bu dönüm noktası olan dosya, yükselen emisyonların ve görünüşteki bu amansız trendin karşıtlığını ters çeviren uğursuz etkilerini tanıtmıştır.

Bugün, İDÜH’ün dört raporundan öte, 23 tanesinin çevresinde uluslararası müzakereler ve binlerce iklim değişikliği kağıdı ile konferanslar,  %60’tan fazla, 1990’dakilerden daha yüksek ve hala artmaktadır, üzerinde olan yıllık emisyonlar hala yükselmektedir. Basitçe, uluslararası toplum, net küresel emisyonların anlamlı bir azalma sağlamak için çeyrek yüzyıldır süren küçük düşürücü başarısızlığa başkanlık etti.

Şüphesiz eylemin retoriği (söz sanatı) artıyor. Yine de yenilenebilirler, nükleer ve “karbon tutma ve depolama” ile ilgili kendinden emin konuşanlar olsa da nihayetinde önümüzdeki yıllarda emisyonları düşürmek, iklim değişikliğinin temel biliminin yanlış anlaşılmasıyla suçlanıyor.

Atmosferdeki karbondioksidi artırmaya bağlı olarak sıcaklık yükseliyor ve bununla beraber bir “kümülatif problem” ile yüz yüze kalıyoruz. Buna dayanarak, Paris 1.5°C ve 2°C taahhütleri ufak ve hızla küçülen “karbon bütçesi” ile toplam emisyonların elde kalmasını talep ediyor. Gerçekten zaman, özündür. 12 yıldan az bir sürede mevcut emisyonlar 1.5 C’lik aspirasyonumuzun 2030’ların ortasındaki 2 C’lik karbon bütçesiyle birlikte, yolunda gittiğini görecektir.

Paris, büyük savaşları hatırlatan zaman dilimini ve seferberlik ölçüsünü tanımlar, yine de kolektif yanıtımız hafiften ısınan kurbağanın uydurma hikayesine çok yakındır.

Bugünün etkisiz yatıştırması, kandırması ve korkusu; on yıllarca hatta yüzyıllarca iklim istikrarsızlığını birçok insan ve diğer canlılara miras bırakacak. Uzun dönemli gezegensel yönetim üzerinde kısa dönemli hazcılık (pek azı için) gerçekte devrimci değişiklik üzerinde politik olarak elverişli bir çare için aktif bir seçimdir. İkincisi bizim Paris taahhütlerimizi görüşmenin önkoşuludur, fakat herhangi bir hızlı değişim, “romantik illüzyon”dan daha fazlası olabilir mi?

BİR KARIŞIKLIK TOPLULUĞU

Bu milenyumun ilk yirmi yılı, olumlu yönde olmamakla; derin değişikliklerle, hızlı değişimler için olanakların resmedilmesiyle işaretlendi.

Banka krizleri, kıymetli serbest piyasa modelimizin içsel başarısızlığını hem kendi kendini yöneten hem de merkezi ilkesini yaymaya maruz bıraktı; bu da “kıt kaynakların etkili dağıtımı” oldu. Ayrıca yeterli politik irade ile eşi benzeri görülmemiş finansların nasıl tek bir kalem darbesiyle harekete geçirebileceğini ortaya koydu

Bankacılar ve ekonomistler ilerici düzenlemeyi önlemek adına tekrardan grup haline geldiklerinde sayısız medya baronunu gücünün çoğuna, biçimsiz büklümler ve sosyal medyanın dönüşümü ile el koydu. Aynı zamanda dünyanın birçok bölgesindeki politik enstitüler soldan, sağdan ve beklemedik hallerden ciddi tepkilerle yüzleşti.

Buna karşıt olarak ve inkar eden bir kampanya yerine, şimdilerde iklim değişikliğine cevap vermenin önemli bir hükümet müdahalesi gerektirdiği yönünde ortak kabul var. Karmaşa topluluğunun düşüşünden sonra, yenilenebilir enerjinin enerjinin düşme maliyeti, sağlık ve güvenlik konusunda ciddi sonuçlara yol açan fosil yakıtlara dayalı yaygın tanınma ile kesişti.

KAOSTAN UMUT VAR MI?

Kendi içlerinde, mevcut toplumun evrimi için yukarıdaki kesintilerden her birinin öenmli etkileri vardır. Fakat geniş olarak sıralanmışlar, daha devrimci bir şeye yönlendirilebilirlerdi; belki de koşulların ilerici veya çağ değiştiren izdiham bunlardan biri olabilirdi…

Analizlerinde ve varılan sonuçlarında politikacılarla birlikte tamamen dürüst olan iklim akademisyenlerinin olduğu ve anlaşmazlıkların açık ve yapıcı şekilde tartışıldığı bir boşluk düşünün. Buna ek olarak, daha genç jenerasyonların gürültülü bağlılığı politikacı tarafından dinlendi.

Daha sonra, bankalara değil fakat enerji altyapısında hızlı bir dönüşümü harekete geçirmek, varolan binaları güçlendirmek, ulaşımı karbondan arındırmak ve sıfır-karbon güç istasyonlarını inşa eden aydınlanmış bir “nicel gevşeme” hayal edin. Reformcu bir politik gündem ortaya çıktığında; güvenli, yerel, yüksek kaliteli istihdamı kolaylaştırmaya, yakıt yoksulluğunu yok etmeye, kentsel hava kalitesini geliştirmeye, inovasyon seviyesini artırmaya ve karbon emisyonlarını ortdan kaldırmaya başlayabilir. Bu dönüşümü artan bilinçlilikteki ve duyarlılıktaki bir kitleye rapor eden demokratik bir medya için hayal gücünü biraz daha zorlamak gerekli.

Bunun gibi koşullar altında, belki de yakında, alternatif bir ilerici paradigma ortaya çıkabilir. Elbette bunların hiçbiri benzemiyor fakat Doğu bankacılık sisteminin yakın çöküşünü, Bernie Sanders, Donald Trump ve Jeremy Corbyn’in ortaya çıkışını, Arap Baharı’nın yükselişini ve erkenden çöküşünü veya yenilenebilirlerin fiyatlarının azalmasını öngörebilecek olan kimdir?

Bilmişlik taslayan çoğu politikacı ve ekonomist, karşıt fikirliler tarafından desteklendi, seçkinleri oluşturdu yakın 20. Yüzyıl ufkunu ötesini görme kapasitesine sahip değiller. Fakat 21. Yüzyıl geleceğin nasıl farklı bir ülke olduğunu zaten kanıtlıyor, yine de refah, sürdürülebilirlik ve eşitliğin alternatif yorumlarıyla şekillenebilir.

Kaynak: https://www.independent.co.uk/environment/climate-change-targets-environment-world-political-forces-trump-banking-crisis-quantitative-easing-a8259291.html

Çevirmen Hakkında

İlkay Türkeş / TESA Siyaset Masası Araştırmacı Yazarı / Çevirmeni

İstanbul Üniversitesi

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler 

 

Bizi sosyal medyada takip edin
Arkadaşlarınızla Paylaşın:

Bize Katılın

Siz de bizimle gönüllü olarak çalışmak ister misiniz?
İletişim formunu doldurun, sizinle irtibata geçelim.

İletişim Formu İçin Tıklayın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial