Hayvan Çiftliği – Sistem Yorumu

Giriş

Otoriter ve totaliter rejimler birçok romana, öyküye ve kitaba konu olmuş bir malzeme niteliği taşımaktadır. Bu niteliğin en önemli yanı ise Soğuk Savaş dönemindeki durum olsa gerek. Bir soğuk savaş ilgilisi olarak, bu döneme duyduğum ilgiyi, heyecanı bastırmakta zorluk çekiyorum. Bu yazının amacı ise Soğuk Savaş dönemi içinde yaşamış bir totaliter lider olan Stalin’i anlatan George Orwell’ın Hayvan Çiftliği üzerinden bir uluslararası sistem benzetmesi olacak. Çok ciddi bir amaç gütmemekle beraber Orwell’ın ürettiği bu hayvan dünyasını biraz açıkladıktan sonra devamını Kennedy-Kruşçev ve Reagan-Gorbaçov çiftlerine bağlamak amacındayım. Anlatacağım ve betimleyeceğim yerlerde hegemonlara atıflarım konuyu akademinin içine alacaktır. Romanların sistem üzerindeki önemi ve etkisini Orwell’ın hikayesini çok kısa şekilde devam ettirerek açıklamaya çalışacağım.

1-) Hayvan Çiftliği’nin Konusu

Orwell Hayvan Çiftliğini yazarken en önem verdiği durum Hayvanların insanlara karşı bir devrim hazırlığında olduğu ve bunun er geç geleceği yönündeydi. Tıpkı 19. yüzyıl Avrupası’nın milliyetçiliği, faşizmi, liberalizmi, sosyalizmi ürettiği gibi. Orwell bu eserinde Stalin’e atıf yapmayı seçerek konuyu çok derin ve kurgu değeri yüksek bir biçimde işlemektedir. Konuyu özetlemek yerinde olacaktır. Beylik Çiftlikte bulunan hayvanlar Jones’un (Çiftlik sahibi) baskısında yorulmuş ve kendilerini özgür yaşama götürecek bir hareketliliğe hazır hissediyorlardı ve sadece ne zaman olacağının bilince değildiler. Koca Reis bu devrim çağrısını yaptığında hayvanlara artık zamanın yaklaştığı belliydi. Sonrasında Jones’un yaptığı bir hamle artık bu hareketi başlatacak ve çiftliğin kontrolünün hayvanlara geçmesini sağlayacaktı. Çiftliğin hayvanlara geçmesinin ardından sistem gücü en akıllı olanlara yani domuzlara verecekti. Domuzların liderliği iki kişilikti. Napolyon ve Snowball. Bu iki domuzun özellikleri hakkında kısaca bilgi vermek yine yerinde olacaktır. Napolyon sert, işlerini daha otoriter bir şekilde halletmeyi seven bir kişilikteydi. Snowball ise daha çok diğer hayvanların yararını düşünen akıllı bir domuzdu. Ne var ki bu iki domuz her pazar yaptıkları tartışma toplantılarında hiç anlaşamaz ve her seferinde tartışmaya tutuşurlardı. İkisinin de taraftarı tabi ki vardı. Hatta Snowball’un askeri yetenekleri de gelişmişti. İnsanların çiftliği ilk basması olayında Snowball’un askeri dehası onlara savaşı kazandıracak ve hayvan çiftliğini uzun süre güvenlik altına alacaktı. Daha sonrasında ise Snowball ve Napolyon’un yer değirmeni konusunda anlaşamadığı bir toplantıda Snowball’un Napolyon’un yetiştirdiği sadık askerler olan köpekler tarafından kovulması çiftliğin kaderini döndüren dönüm noktası olacaktı. Napolyon tek güç oluşunu yavaş yavaş oturtacak, Boxer gibi birçok kişi Napolyon ne derse haklıdır şeklinde düşünecek ve hatta Napolyon en yüce yoldaş olacaktı. Bir süre sonra ise Napolyon otoriterleşme eğilimlerinin yanı sıra totaliterleşme eğilimleri gösterip çiftlikte itaat etmeyen, gizli iş çeviren kim varsa köpeklere kıyım yaptıracaktı hepsini. 7 emirdeki hiçbir hayvan hiçbir hayvanı öldürmeyecek tezi çürümüş eser kalmamıştı. Kıyım başlamıştı. Napolyon’un bu totaliterleşme ayağından rahatsız olan bir hayvan çıkarsa ya da kötü düşüncelere kapılırsa diye Squealer hitabet yeteneği ile Napolyon’u en yüce yoldaş olarak göstermeyi her seferinde başaracak ve herkesin aynı düşünmesini sağlayacaktı. Hayvanlar insanlara benzememek adına birçok karar vermişlerdi. Çiftlik evinde kalınmayacaktı; fakat Snowball’dan sonra Napolyon ve diğer domuzlar Çiftlik evine yerleşti. İçki içilmeyecekti fakat Napolyon ve diğer domuzlar içmeye başladı, hatta üretmeye. Hiçbir şey giyilmeyecekti bir şey giymek demek insanların yapabileceği bir hareketti ve bu kesinlikle yapılmamalıydı. Boxer’ın ölümünden sonra hayvanların ev içinde ne olduğuna dair ilişkin merakı fazlaydı. Sesler geliyordu. Pencerenin oraya gidip içeriye baktıklarında gördükleri şok ediciydi. Domuzlar takım elbiseleriyle Pilkington Çiftliğindeki insanlarla sohbet edip içkiler içiyorlar ve oyun oynuyorlardı. Bu onların ayaklandığı ana sebep değil miydi ? İnsanlar ! Gördükleri manzara devrimin amacına ulaşıp ulaşmadığını anlatmaya çabalıyordu belki de. Gülüşmelerin ardından tekrar kavga sesleri gelene dek bir süre dost olabilmişlerdi.

2-) Hayvan Çiftliği’ndeki Ana Karakterlerin Gerçek Kişilerde Hayat Bulması

Stalin=Napolyon
Troçki=Snowball
Squealer= Prada Gazetesi
Köpekler (İşbirlikçiler)=Zinovyev – Kamenev ve KGB
Domuzlar: Nikolay Voznesenski- Vyaçeslav Molotov- Nikolay Burganin
Lenin: Büyük Reis
Hayvanlar: Rus toplumu
Jones’lar: Romanov Ailesi
Boxer: Totaliter rejimin eğittiği kişilik, İşçi sınıfı
Molie: Krallığa duyulan özlemin temsili
Yel Değirmeni: Kalkınma Planları
Sıçanlar ve Tavşanlar: Menşevik Hareket

Bahsettiğim karakterler üzerinden küçük bir değerlendirmenin ardından hikayeyi kendi çabamla devam ettirmeye çalışacağım. Napolyon kişiliği itibariyle astığım astık, kestiğim kestik bir karaktere sahipti. Dedikleri kural sayılır ve kimse bunun dışına çıkamazdı, çıktıklarında ise sonu ölüme giderdi. Napolyon insanlarla anlaşan ve insanlarla ilişki kurulmayacak emrine karşı gelmişti. İlişkileri fazlaca ilerletmişti. Kitabın son sahnesinde geçen insanlar ve domuzların ilk başta eğlenceli sonrasında ise kavgaya dönüşen keyif çatma anı Sosyalist SSCB’nin faşist ve sömüren Almanya ile yaptığı pakta benzetebiliriz iyi geçinen bir SSCB ve Reich varken Barbarossa Harekatı ile birbirlerini öldürmek isteyen iki devlete dönüşmüşlerdi. Fakat bir yönden daha Avrupa’ya oturmakta. 2. Dünya Savaşı sırasında Almanya’nın SSCB’ye saldırısından sonra sosyalist ideolojinin tam zıttı olan Liberal (Kapitalist) sistem Lenin’den (Koca Reis-İlk konuşmayı yapan domuz) beridir kabul edilemeyecek bir emir olarak SSCB’ye kazınmaya çalışılmıştı. Stalin (Napolyon) bunu faşist rejime karşı kapitalist rejimlerle işbirliği yaparak bozacaktı. Sosyalistler çıkarları için kendilerinin düşman gördüğü rejimlere doğru kayma eğilimi göstereceklerdi tıpkı domuzların insanlarla işbirliğine kayması gibi. Stalin Troçki’yi Napolyon’un Snowball’u sürdürmesi gibi sürdürecek ve işbirlikçileri olan Zinovyev ve Kamenev’i kullanacaktı, Napolyon ise köpekleri. Stalin’in destekçiliğini yapan ve Stalini mükemmel bir lider olarak gösterecek olan toplumun fikirlerini Stalin lehine çevirmeye çalışacak olan bir medya aracını ise Prada Gazetesi görecekti, Napolyon bu işi Squealer’ın ikna kabiliyeti ile çözecekti. Squealer gece gündüz demeden fikirlerin empoze edilmesi konusunda didinip duracaktı. Stalin ve Napolyon arası atıflar konusunda okuyucuyu sıkmayı tercih etmiyorum ve bu kadarının kitabı okuyup eşleştirme yapmanız için ilham vereceği kanısındayım. Şimdi ise hikayenin devamına kısa fakat anlamlı bir uluslararası sistem ve kişi uyarlaması getirmek için uğraşacağım.

3-) Hayvan Çiftliği’nin Devamı Nasıl Olurdu ? Sistem ve Kişi Uyarlaması

Kruşçev: 3. Napolyon
Kennedy: Cowball Çiftliği’nin sahibi Thomas
Castro: Talleyrand
Reagan: Cowball Çiftliği yeni sahibi Lorient
Gorbaçov: Gauil
İnsanların Barakaları: Şirketler
İnsanlar: Kapitalist sistem
Küba: Domuzlar Çiftliği
Türkiye: Turakya Çiftliği
Boris Yeltsin: Borvis

3.1.) Tarihsel Süreç Bağlamında Durumun Özeti

Stalin’in ölümünden sonra Kruşçev SSCB’nin yönetimini devralacaktı. Kruşçev döneminde en büyük rakip ise ABD idi. Kruşçev SSCB’yi birçok bakımdan ileriye taşıyacak ve hegemonya mücadelesinde ciddi rakip olma konumuna getirecekti. SSCB bu dönemde silah sanayinde çok ileri giderek nükleer güç konumuna gelecekti. Bu durum haliyle ABD’yi rahatsız edecekti. ABD kendi ideolojisi üzerinde olan Avrupa devletlerine SSCB’yi kuşatacak şekilde askeri yardım yapmaktaydı. Bu askeri yardımların içeriği kesinlikle füzelerdi. SSCB bu duruma tepkisini Küba’ya yerleştireceği füzelerle verecek ve ABD bunu öğrendiğinde ise durum çok daha büyük bir hal alıp dünyanın son savaşı olma riskine kadar varacaktı Kruşçev Stalin’i hatırlattığı için gece toplantılarını sevmezdi ve Amerikalıların füzeleri öğrendiği gece toplantı yapmak zorunda kalacaktı. Bu durum ise iki tarafın verdiği tavizlerle çözülecek ve Avrupa’da SSCB’ye en yakın yerdeki (Türkiye) füze üsleri kalkacak devamında Küba’daki füzeler temizlenecekti. Castro ve sosyalizm ile Küba SSCB’nin arka bahçesinde bir havuzdu. Kennedy ve Kruşçev dönemlerinin ardından hegemon mücadelesi içinde 1990’a kadar varan bir süreç geçecek ve o zaman kadar her iki sistemde varlığını devam ettirecekti. 1990 döneminde ise Reagan ve Gorbaçov’u uluslararası alanda göreceğiz. Burada Hayvan Çiftliği’nin devamı olarak uyarlayacağımız en büyük olay ise Gorbaçov’un Glasnost ve Peretsroika ile SSCB’nin tüm kurallarını (Domuzların 7 emiri) çiğnemesini ve kapitalist (romanda insanlarla diye anlatacağım) ekonomiyle nasıl iç içe geçmeye çalışmasıydı.

Bunu Hayvan Çiftliği üzerinden ele alıp hikayenin devamı gibi görmenizi ve aralardaki her olayı bu roman üzerinden devam ettirebileceğiniz cesaretini kendinizde bulmanızı istiyorum. Şimdi hikayeyi kısaca devam ettirmek gerekirse şöyle başlayalım.

3.2.) Tarihsel Sürecin Özetinin Hayvan Çiftliği Üzerinden Kısa Devamı

O son gece verilen yemekten sonra geçen sürede hayvanlar ve düşman sayılan çiftlik arasındaki savaş bitmiş durumdaydı. Napolyon hasta bir şekilde can verirken, yerini yeni doğan yavrulardan 3. Napolyon’a bırakacaktı. 3. Napolyon kişilik ve sağduyu bakımından Napolyon’dan çok farklı bir izlenim çizecekti. Napolyon’un yaptığı gece toplantılarında kıyımların olduğunu gören 3. Napolyon bu süreçten uzaklaşacak gece toplantısı yapmayı tercih etmeyecekti hiç ta ki Cowball Çiftliği’nden Thomas’a kurduğu komplo ortaya çıkana kadar. 3. Napolyon döneminde hayvan çiftliği kalkınmış, büyümüş ve hatta silah bakımından da ileri düzeye gelmişti. Komşu çiftliklerin yanı sıra uzak çiftliklerinde hayvan çiftliğine düşmanlığı başlamış ve hatta ileri boyutlara ulaşmıştı. Hayvan Çiftliğinin etrafındaki bütün çiftliklere insan gücü bakımından yardım yapan Cowball Çiftliği dikkati üzerine çekmişti. Hayvan Çiftliğinin ise buna vermesi gereken bir yanıtı olmalıydı. Peki bu yanıt ne olacaktı ?

Güvercinlerin yardımı ile Cowball Çiftliği’nin komşusu olan Domuzlar Çiftliği’ne yoldaş hareketini yayacaktı 3. Napolyon, bu sayede Domuzlar Çiftliği artık Hayvan Çiftliğine bağlı bir çiftlik olacaktı. Domuzları Çiftliği adını almasının sebebi ise domuzların çıkardığı ayaklanmadan kaynaklanmaktaydı. 3. Napolyon bu girişimlerin hepsini gizli bir şekilde yapmayı başarmıştı. Lakin sonrasında bu durum devam etmeyecek Cowball Çiftliği, Domuzlar Çiftliğine yapılan yardımları fark edecekti. 3. Napolyon gece toplantılarından hoşlanmaz ve hayvanlarını gece toplamak istemezdi. Bunun en önemli sebebi ise Napolyon’un gece toplantılarında mutlaka kıyımın olmasıydı. 3. Napolyon, Napolyon’u hatırlatmak istemiyordu; ama bu sefer durum ciddiydi. 3. Napolyon gece toplantısı yapmak zorunda kalmıştı hem de en tedirgin olduğu geceydi. Hayvan Çiftliği sona gelebilir, tüm çiftlikler savaşa tutuşabilir ve bu da yıkım demek olurdu. Hayvanların insanlar üzerinde kurmaya çalıştığı hegemonyanın etkileriydi bunlar. Hayvan Çiftliği sistemi tehdit edecek kadar büyümüş ve gelişmişti.

Domuzlar Çiftliği’nin başında Talleyrand vardı ve tamamiyle 3. Napolyon’a bağlı ve delikanlı bir ruh yapısına sahipti. Cowball Çiftliğini yerle bir etmek, onlara hadlerini bildirmek istiyordu. Talleyrand’ı frenleyen 3. Napolyon’un görmüş geçirmiş liderliğiydi. Güç 3. Napolyon’un elindeydi ve o ne derse o olacaktı. Cowball-Domuzlar- Hayvan Çiftlikleri arasındaki mücadele ise Cowball Çiftliği’nin Hayvan Çiftliği ile uzlaşmasıyla sona erecekti. Domuzlar Çiftliği’ne Cowball Çiftliği saldırmayacak ve oradaki hayvan yönetimine izin verecekti. Bu sırada Cowball Çiftliği en önemli ve stratejik yardımı Turakya Çiftliği’ne yapmıştı. Şimdi bu yardımı da geri çekmesi gerekecekti ve böylelikle Hayvan Çiftliği de Domuzlar Çiftliğine aktif yardımdan vazgeçecekti. Sorun bu şekilde çözüldü ve sonrasında çiftliklerin kaderi çok farklı şekillerde değişti. Cowball Çiftliği’nin yeni bir sahibi vardı yıllar sonra. Lorient ve belki de Hayvan Çiftliği’nin sisteminin çöküşünde en büyük etkiye sahip olacaktı. Gauil adlı domuz Hayvan Çiftliği’nin yeni lideriydi ve diğerlerine göre daha ılımlı olan bu lider insanlarla ilişkiye çok sıcak bakıyor ve hayvanların tepkilerini fazlasıyla almaya başlıyordu. Bunun sonu ise tahmin ettiğiniz gibi Gauil’in çiftlik yaşamında insanlara, insan yapımı buluşlara ve insanların kurmuş olduğu barakalara yer vermek istemesi Hayvan Çiftliği’ni dönüştüren ana etken olacaktı. Hayvan Çiftliği’nde uzun tartışmalar, uzun pazar toplantıları sürüyordu en sonunda Gauil’in isteği olacak ve Hayvan Çiftliği insanlara cephe almayı durduracak ve çiftliği insanlara açacaktı. İlk barakalardan biri hamburgerci -Hangi firmadan bahsettiğimi biliyorsunuz- olacaktı. Hayvanlar hamburger denen şeyi çok severek hayvan hayvanı öldürmez kuralını da aşacak ve hayvan hayvanı yer ilkesine göre hareket etmiş olacaktı. İnsan yapımı birçok baraka Hayvan Çiftliği’ni saracak ve Gauil’in iktidarını bitirecekti. Gauil neye uğradığını şaşıracak ve yoldaş Borvis tarafından pazar günkü toplantıların yapıldığı o yüksek kürsüden aşağı kovulacaktı. Hayvan Çiftliği artık bölünmüş ve varlığını insanlara emanet ederek dönüşmeye başlayacaktı. Rakip sisteme yine aynı sistemle rakip olmayı düşünen hayvanlar çıkacak mıydı ? Tabi ki çıkacaktı. Borvis sonrasını sisteme uyarlamayı unutmayın.

4-) Sonuç

Bu yazıyı kaleme alırken çok düşündüm hikaye olarak devam ettirebilir miyim ettiremez miyim diye ve sonunda karar verdiğim evet yapabilirim oldu bunu gerçekten yapabilirdim. En iyi şekilde olmazdı belki ama en iyiyi şu an gerçekleştirme amacı gütmediğimi de kabul ediyorum. Romanların sistem yorumu ve sistemin aktörleri üzerindeki o mükemmel yorumlama yetisinin bana verdiği ilhamı devam ettirerek daha önceden de çalışmış olduğum Soğuk Savaş döneminden ana noktalara bağlamak istedim. George Orwell’ın Hayvan Çiftliği romanı bunu yapmama olanak veriyordu. Bu yazının en büyük amacı da hissettiğim ve aldığım bu ilhamı sizlere teslim etmek. Romanlar, sistem için vazgeçilmez birer şaheser. Daha da ileri gidersek her roman anlattığı sistemin kendisi.

Yazarın Notu: Kaynakça konusunda bilgi isteyenlere direkt yardım ve öneri yapmak isterim, derin tahlillere yer vermediğim ve sistem denemesi yapmak istediğim için en büyük kaynakça olarak George Orwell Hayvan Çiftliğini göstermek isterim.

Yazar hakkında

Atilla Arda Beşen
İstanbul Üniversitesi
Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü
iletişim: ardabesen@gmail.com

Bizi sosyal medyada takip edin
Arkadaşlarınızla Paylaşın:

Bize Katılın

Siz de bizimle gönüllü olarak çalışmak ister misiniz?
İletişim formunu doldurun, sizinle irtibata geçelim.

İletişim Formu İçin Tıklayın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial