General Patton Biyografik İnceleme

Bugün uygulamaya geçirilen iyi bir plan, yarın uygulanacak mükemmel bir plandan daha iyidir.                                      

George S. Patton

Giriş

Bu çalışma adını İkinci Dünya Savaşı’nda, Normandiya Çıkarması sonrasında adını sıkça duyduğumuz George S. Patton’un hayatını, muharebelerini ve harp tarihine katkılarını inceleyecek ve Gelibolu incelemesi üzerinde durulacaktır.

tesad general patton biyografik yazı

1. Hayatı

Asker bir ailenin içine doğan General Patton’un askeri tarih açısından çok renkli bir hayatı vardır. Kimine göre savaş dâhisi kimine göre baş belası olan bu karakter 1885 yılında Kaliforniya’da doğmuştur. Tabiri caizse yedi göbek asker bir aile olarak tanımlayacağımız ailenin içinde Patton’un ne yapacağı zaten çoktan belli olduğu ortadadır. Virginia Eyalet Askeri Enstitüsü’nü bitirdikten sonra Amerikan Harp Okulu, West Point’e girmiştir. Bu süreç zarfında eskrim öğrenmiş ve M1913 süvari kılıcını tasarlamıştır. Bu tasarım ve eskrimdeki başarısı ona Amerika Birleşik Devletler Ordusu’nun ilk “Kılıç Ustası” ünvanını kazandırmıştır.1915 yılında sınır petrolleri görevi ile 8. Süvari Birliği’ne atanmış ve bu görev esnasında yaşadığı bir kaza sonucu kendisinin simgesi olacak olan adlı revolver silahı kullanmaya başlamıştır. İlk askeri deneyimini Amerikan motorize birliklerinin ilk defa kullanıldığı Pancho Villa çatışmasında edinmiştir.[1] Bu çatışmadan sonra tanıştığı bir komutanı vasıtasıyla tanklar Patton’un hayatında önemli bir yer edinmeye başlamış ve bir daha hayatından hiç çıkmamışlardır. Patton’un Almanlarla münasebeti 1. Dünya Savaşı yıllarında Amerika’nın savaşa girmesiyle başlar ve bir Alman makineli tüfek atışı nedeniyle yaralanır.  İki savaş arası dönemde zırhlı birlikler alanında önemli atılımlar yapmış, tankların piyade birliklerinden ayrı bağımsız birlikler olması gerektiğini savunmuş ve birçok subayın zırhlı birlikler alanında eğitilmesini sağlamıştır.M1919 tanklarının tasarlanmasına destek olmuş ancak finansal yetersizlikler sebebiyle bu proje rafa kaldırılmıştır. 2. Dünya Savaşı yıllarında Almanya’nın işgalinde ön planda yer almış ve Bavyera askeri yönetiminin başında yer almıştır. Sovyetlere karşı agresif tutumu ve nazilerden arındırma çalışmalarını önemsemediği için dikkatleri üzerine çekmiştir. Başarılı askeri kişiliği bu tarz yaklaşımları dolayısıyla gölgede kalmıştır. Hızlı ve saldırgan harekat tarzı Alman birlikleri karşısında başarısını kanıtlamıştır. Almanya’da bir kaza sonucu hayatını kaybetmiştir. Arkasından karakteri ve davranış bozukluklarıyla alakalı binlerce yorumda bulunulmuştur fakat bu yorumların hepsi şu cümle ile devam etmiştir: “…ama mükemmel bir asker ve generaldi.” Ölümünden sonra da saldırgan harekat tarzı tankçı subay eğitimlerinde kullanılmaya devam etmiş ve birçok subayı etkilemiştir. Bunun yanında savaş sonrası üretilen ilk Amerikan tankına Patton ismi verilmiştir. Sağ belinde taşıdığı ColtSingle Action Army 45 kalibrelik revolver ve sol belinde taşıdığı Smith&Wesson Model 27 ile bir kovboy tarzı ile kendine has bir askeri yönetim anlayışı benimsemiştir. Savaş ortasında bile birliklerinin kılık kıyafetine önem göstermiş, çölde bot boyasını kontrol etmiş, kendi deyimiyle savaş suratının verdiği ciddiyeti hiçbir zaman kaybetmemiş ve birlik disiplinini böyle sağlamıştır.[2] Kendine has yöntemlerinden birisi ise emirlerinin anlaşılır olması ile ilgilidir. Bu sebeple, en zor anlayan bir eri her zaman yanında bulundurmuş ve bir emir vermeden önce ona vererek o anladıktan sonra genel emirlerini vermiştir. Patton savaş meydanlarında adını hiçbir zaman planları ve taktikleri ile duyurmamıştır. Davranışı, liderliği ve disiplini ile altındaki askerleri cesaretlendirmiş ve muharebeleri kazanmıştır. Kimi zaman tank birliğinin en önünde Alman birliklerine saldırırken kimi zaman da etkileyici konuşmaları ile başarmıştır. Sadık bir kaderci olan Patton reenkarnasyona inanmaktadır ve kendisinin Napolyon ordusunda öldürülen bir general ya da bir Roma lejyoneri olduğunu inanmaktadır. Konuşmalarındaki açık sözlülüğü ve küfürlü öz eleştirileri kimi generalleri ona karşı tavır almaya yönlendirse de askerleri etkilemeyi başarmıştır. Nazilerden arındırma çalışmasını sürdürmediğine dair sorulan bir soruya karşı verdiği tavır onun görevden alınmasına sebep olmuştur. Askerlerine karşı derin bir saygı besleyen Patton, tarihçi HughCole’a göre Amerikan ordusunda siyahi askerleri beyaz askerlerin arasına entegre eden ilk komutandır. Eisenhower’a göre Avrupa’da savaşan üç generalin ikisi mükemmel planlayıcı ve taktik geliştirici idi ancak Patton tam bir uygulayıcıydı. [3]

tesad general patton biyografik yazı

COLT SINGLE ACTION ARMY

2. İki Savaş Arası Dönem

Amerika’nın Birinci Dünya Savaşı’na girmesiyle birlikte yüzbaşı rütbesine bulunan George Patton, General Pershing ile Avrupa’ya gitmeyi istedi ve bu süre zarfında Paris’te Amerikan birliklerinin eğitimini denetledi. Burada Albay FoxConner onu piyadelerle değil tanklarla ilgilenmesi konusunda cesaretlendirdi ve daha sonrasında AEF Hafif Tank Okulunu kurmaya atandı. Bunun için çeşitli eğitimler alarak Fransız ve İngiliz tank harekatlarını inceledi. Savaş sonrası çeşitli sakatlıklar geçiren Patton idari işler ile sağlığını geri kazandıktan sonra çıkarma harekatları üzerine kendisini geliştirebileceği Hawaii’ye gönderildi. Burada personel subaylığı, danışmanlık ve istihbarat subaylığı gibi görevlerde bulunan Patton bu süre zarfında Gelibolu çıkartmasını inceleyen bir yazı kaleme aldı. Hawaii’de bulunduğu dönemde çeşitli tatbikatlar hakkında eleştirilerde bulunmuş ve harp tarihinde yer edecek saptamalarda bulunmuştur. Bunlardan bir tanesi de amfibi çıkarma harekatında ordunun harekat tarzı hakkındaki teorisidir. Patton izlediği tatbikatlarda şu çıkarımda bulunmuştur: “Ordunun çıkarma esnasında görevi savaş alanını ele geçirmek değil, düşman birlikleri üzerinde öldürücü yara ve zararlara sebep olarak düşman bataryalarını işlevsiz hale getirmektir.” Tatbikat hakkındaki bu raporu ise tugay komutanına imzalatmak yerine kendi imzalayarak yürürlüğe koyması Patton’un askeri hiyerarşi ve kuralları yok saymasının bir diğer örneğidir. Ancak görünüyor ki bu itaatsizliği muharebe meydanında ordunun hızlı ve aktif rol almasına ve bunun sonucunda muharebe üstünlüğünün kazanılmasına sebep olmuştur.

Patton’a göre pasif savunma etkili değildi ve özellikle hava harekatlarında büyük kayıplara neden oluyordu. Bu görüşü ile Mustafa Kemal Atatürk’ün fikirlerini bildiğini ve savaş alanındaki davranış tarzını çok iyi incelediğini söyleyebiliriz. Çünkü Mustafa Kemal’de “Zabit ve Kumandan ile Hasbihal” adlı eserde savunmanın etkisizliğini, saldırının ise etkili gücünü defalarca dile getirmiş ve savaş meydanlarında uygulamıştır. Tatbikatlar hakkındaki açık sözlülüğü birlik içerisinde kutuplaşmalara yol açsa da Patton’un G2 (istihbarat subayı) olmasının yolunu açmıştır.

3. Gelibolu Üzerine İnceleme

1930’lu yıllarda Hawaii’de yarbay rütbesi ile karşımıza çıkan Patton, Pasifik bölgesi Tümgeneral HughDrum’un isteği ile 20. Yüzyıl savaşlarındaki çıkarma harekatlarını incelemeye başlamıştır. Çünkü Tümgeneral HughDrum, olası bir Japon-Müttefik çatışmasında başarılı bir çıkarma harekatı gerçekleştirmek istiyordu. Bunun üzerine Patton, İngiliz, Fransız ve Anzak güçlerinin 1915 tarihli Gelibolu çıkarmasını ve gerçekleşen çarpışmaları inceledi ve analizleri neticesinde ABD ordusuna uygun bir çıkarma planı hazırladı. Gelibolu Savunması – Bir Karargah Çalışması adıyla basılan kitap Çanakkale Harekatı ile ilgili hazırlanmış çalışmalar içerisinde harekatı en kapsamlı analiz eden çalışma olarak kabul edilmektedir. Eserin saygınlığında saptırmalardan tamamen uzak, mümkün olduğu ölçüde objektif bir nitelikte olması da etkili olmaktadır. Eser, ABD ordusunu çıkarma harekatları açısından bilgilendirmek amacıyla tamamen askeri bir bakış açısıyla hazırlanmıştır.[4]

Yarbay Patton, yaptığı bu araştırmada müttefik birliklerinin kaybetme nedenini, Osmanlı birliklerindeki komutanların liderlik, insiyatif alma ve harekete geçme, cesaret gibi temel özelliklere dayandırmıştır. Patton’un sıra dışı yönetim tarzıyla da benzeşen bu analizler harp meydanındaki ağırlık merkezinin hangi girdilere göre değiştiğini göstermektedir. 25 Nisan 1915 tarihli çıkarma değerlendirmesi sonucunda başarısızlığın esas nedeni olarak İngiliz subaylarının inisiyatif kullanmada korkak, Türk subaylarının ise tersine gelişmeler karşısında sorumluluk almaktan çekinmemesi ve birliklerine güven vermesi, bunun sonucunda da Türk birliklerinin cesurca çarpışmış olması gösterilmektedir.[5] Çalışmanın bir bölümünde Türk askeri hakkında şu cümlelere yer verilmiştir:  “… sayısı bini bile bulmayan Türk askerinin bir tümeni geri püskürttüğü düşünüldüğünde veya tek bir bölüğün (hatta takımların) karşı saldırılarını durdurabilmek için taburlar sevkedildiği hatırlandığında, İtilaf Kuvvetleri’nin çelik gibi bir düşmanla karşı karşıya olduğunu kabul etmemiz gerekmektedir.”  Yazarın yaptığı saptamalar İkinci Dünya Savaşı yıllarında ABD silahlı kuvvetlerinin katıldığı Fas, Cezayir, Sicilya, Normandiya ve Pasifik çıkartmalarında görev yapan üst komuta heyetinin çıkartma konusunda tecrübe sahibi olmalarına yol açmıştır.[6]

4. 2. Dünya Savaşı

Almanya’nın Polonya işgali ve İkinci Dünya Savaşı’nın resmen başlaması sonucu ABD ordusu seferberlik dönemine girdi ve bu süreçte Patton tank birliklerini geliştirmek ve eğitmekle görevlendirildi.[7]Patton bu süreçte birçok manevrayı sevk ve idare etme fırsatı yakalarken bu esnada tank birliklerini denetleyerek geliştirmelerini yapıyordu. Tatbikatlar dahilPatton her zaman tank birliklerinin düşmanla birinci derecede çatışma içerisinde bulunması gerektiğini, piyadelerin arkasında bir tenekeden farklarının olmadığını savunuyordu.

Kuzey Afrika’da Fransa ordusunun ilerlemesine yardımcı olmak için görevlendirilen Patton’un ilk işi askerlerin disiplinini sağlamak oldu. Tüm askerlere çatışma sırasında dahi olsa temiz kıyafet ve boyalı ayakkabılar ile durmaları gerektiğini emretti. Bu disiplin ve etkileyici konuşması sayesinde birliklerin düzeni ve savaş gücü gözle görülür bir şekilde değişmişti. Daha sonrasında Sicilya Cephesi’nde görevlendirilen Patton burada Alman birliklerinin geri çekilmesini sağlamakla birlikte iki askeri korkaklıkla suçlayıp tokatladığı için kamuoyunu ve eleştirileri üzerine çekmiştir. En büyük savaşının Bulge Muharebesi olduğunu söyleyen Patton burada, 3. Ordu’yu yönetmiştir. Alman askerler tarafından oldukça bilinen Patton savaş boyunca aktif görev almış, sadece tokat attığı dönem geri planda yer almıştır. Onun haricinde Sicilya cephesinde düşmanı şaşırtmak için hayalet ordu görevini üstlenirken, Bulge muharebelerinde ise Alman saflarını delip geçmiştir. Hızlı ve agresif saldırıyı savunan Patton’u yavaşlatmak için kimi zaman yakıt ikmali engellenmiş kimi zaman emire itaat etmeme riski dolayısıyla göz önünde bulundurulmuştur.

Patton bu süreç zarfında Fransız askerlerin disiplinsizliği ve savaş sahasındaki başarısızlıklarından oldukça rahatsız olmuştur.[8] NATO’da gündemde olan bir şaka vardır ve her ordunun bir ünvanı vardır. NATO’da Fransız topçusundan en güvende olacağın yer hedeftir şakası günümüzde de devam ederken Patton o dönemde şöyle demiştir: “Arkamda dost bir Fransız tümeni olacağına, önümde bir Alman ordusu olmasını tercih ederim.” Bu söylemleri Patton’un savaşta başın buyruk ve insiyatifi elinde tutarak savaştığının kanıtlarındandır.

tesad general patton biyografik yazı
SONY DSC

Sonuç

Asker bir ailenin içinde doğup büyüyen Patton’un hayatı ya bir cephede, ya bir tankta, ya da bir eğitim alanında geçmiştir. Taktik ve stratejilerinden çok liderliği, etkileyici konuşması, inisiyatif alma eğilimi ve başına buyruk hareketleri ile ön plana çıkan Patton, savaş alanının kendi kuralları olduğunu ve bu kuralları savaşan askerlerin belirlediğinin en belirgin kanıtıdır. Amerikan iç savaşı sonrası, 1. Dünya Savaşı, sonrasında Pasifik görevi ve 2. Dünya Savaşı gibi büyük savaşlarda adını duyduğumuz Patton, bazen askeri kimliği ile ön plana çıkmış, bazen deli olarak adlandırılmıştır. Ancak her ne olursa olsun cümle her zaman “…o çok iyi bir askerdi.” İbaresi ile bitmiştir.

[toggle title=”Kaynakça” state=”close”]

Breemer, Jan S. War as WeKnewIt: The Real Revolution in MilitaryAffairs/ UnderstandingParalysis in Military Operations, OccasionalPaper No. 19 Center forStrategyandTechnologyAirWarCollege, (2000).

Krantz, Tyler. General George S. PattonJr.  HistoricalPaper, (1955).

Özal, İlkin Başar. Kısa 2. Dünya Savaşı Tarihi, Timaş Yayınları, (2019).

Özdemir, Mustafa. General G.S. Patton, Gelibolu Savunması-Bir Karargâh Çalışması Kitap Tanıtımı, Çağdaş Türkiye Tarihi Araştırmaları Dergisi Journal Of Modern TurkishHistoryStudies XVII/34 (2017), s.466-471.

Province, Charles M. George S. Patton, Jr. U.S. Army, (1945).

Whiting, Charles. Patton, Kastaş Yayınları, (2007),

Belgesel

History’sVerdict General S. Patton, 10.09.2018, World at War, https://www.youtube.com/watch?v=u3irMIAPmVQ

Dipnotlar

[1]Tyler, Krantz. General George S. PattonJr.  HistoricalPaper, (1955), s.2.

[2]Charles M, Province, George S. Patton, Jr. U.S. Army, (1945), s.4.

[3]Carlo, Deste. Patton: A GeniusforWar. HarperCollins, s.915.

[4]Mustafa, ÖZDEMİR.General G.S. Patton, Gelibolu Savunması-Bir Karargâh Çalışması Kitap Tanıtımı, Çağdaş Türkiye Tarihi Araştırmaları Dergisi Journal Of Modern TurkishHistoryStudies XVII/34 (2017-Bahar/Spring), s. 467-470, (2017).

[5]Mustafa,  ÖZDEMİR. (2017), A.G.E, s.468

[6]Mustafa,  ÖZDEMİR. (2017), A.G.E. .470

[7]History’sVerdict General S. Patton, 10.09.2018, World at War, https://www.youtube.com/watch?v=u3irMIAPmVQ

[8]Charles, Whiting. Patton, Kastaş Yayınları, (2007), s.93.

[/toggle]