Ana Sayfa / Genel / Dünyayı Etkileyen Satranç Makinesi “Türk”

Dünyayı Etkileyen Satranç Makinesi “Türk”

Rusça aslından çeviren: Zelina ÇEPER

Adını üzerindeki mankenden alan “Türk” (The Turk) adlı satranç makinesinin ilk oyunu, 1770 yılında Maria Theresa ve birtakım mahkeme görevlileri önünde gerçekleşti. O anda tüm seyirciler mucitin, üzerine manken yerleştirilmiş olan 1’e 2 metre ölçülerinde kabinden oluşan makineyi çalıştırmasını izledi. Sonrasında makinen mucidi Kempelen, kabini açtı ve içinde birinin oturduğuna iddia eden tüm gözlemciler kabinin içini tamamen boş gördüler, en azından gördüklerini düşünerek sakinleştiler. Daha sonra ilk oyuncu makinenin başına geçti. O sırada mucit mekanizmanın kolunu büktü ve kafası yeniden canlanan Türk, hareket etti. Bundan sonra ise manken elini uzattı, bir piyon aldı ve oyunda ilk hamleyi yaptı.

Türk, tüm izleyenleri delirtiyordu, başarısı üzerine konuşulanlar sarayın çok ötesine yayılmaya başladı. İnsanlar bunun nasıl mümkün olduğunu anlayamıyor, bahaneler arıyorlardı. Herkes farklı bir bahane öne sürüyordu. Bunlardan iki tanesi popülerdi:  kimisi mekanizmanın mıknatıslardan oluştuğunu öne sürerken kimisi mekanizmanın içinde küçük akıllı bir adam olduğunu, ve onun tarafından kontrol edildiğine inandı. Bununla birlikte açıklamasını merak etmeyenler de vardı, sadece Türk’ü benzersiz bir şey olarak ilan etmişlerdi. Baron von Kempelen hakkında anlatılanlar arasında şöyle bir referans bulmak mümkün: “Bu ustanın sahip olduğu mekaniksel bilgiden daha fazla bilgi birikimine ulaşmak imkansızdır” .

Halk önceki kuşaktan gelen bu teknolojik mucizeyi unutmuştu ve 1783 yılında Maria Theresa’nın varizi II.Joseph, halkın Türk’e olan ilgisini arttırdı. Ayrıca Joseph, Türk’ü Avrupa turuna da gönderdi. Örneğin makine o zaman Fransa’da, Amerikan büyükelçisi olan Benjamin Franklin’le, Paris’te satranç maçı yapmıştır. Türk; İngiltere’de, Almanya’da ve Hollanda’da gerçek bir sansasyon yarattı. Makine, Çariçe II.Katerina’nın sarayında bile birçok kez bulundu.

1804’te Türk’ün yeni varisi oldu, çünkü Kempelen ölmüştü. Buluş, Alman bir mucit olan Johann Melzel isimli bir makine mühendisi tarafından satın alındı. Artık bu kişi dünyanın dört bir yanında Türk ile gezmeye başladı, dünyanın farklı şehirlerindeki kalabalıkları bir araya getirdi. Tabi bu arada makinede yeni sahibiyle birlikte bir şeyler değişti. Şöyle ki, Türk artık kralı tehdit edebiliyordu: “Şah!” Halk bu yeniliği coşkuyla karşıladı. 1808’de Türk’ün, Napolyon ile karşı karşıya geldiği satranç maçı yapıldı. Bu tarihi etkinliğin tanıkları, Bonaparte’ın makineyi birkaç kez aldatmak istediğini, ancak Türk’ün kafasını salladığını ve satranç taşını alıp yerine geri koyduğunu söylüyor.

Türk, Amerika’ya geldiğinde dünyaca ünlü yazar Edgar Allan Poe da gösterisine geldi. Daha sonra yazar yayınladığı denemesinde Türk’ü çözümledi. Yazar, kabinin içinde bir kişinin olduğunu söyleyerek oyunu onun yönlendirdiğini ifade etti: “Makinenin tüm hareketleri insan zihni tarafından kontrol ediliyor.” diye ekledi.  Aynı görüşü birçok kişi paylaşmıştır. Türk, 18.yüzyılın 80’li yıllarında icat edilmiştir ve o zamandan itibaren Avrupa’nın dehaları makinenin sırrını ortaya çıkarmak için birçok yazı yayımlamışlardır. Onlar, makinenin kendi iradesiyle oynayamayacağını, yapılan hamlelerin biri tarafından gerçekleştiğini, başka bir ihtimalin olmadığını yazdılar. Robert Willis de buna benzer şeyler yazdı. Büyük ustanın dolabın içinde olduğunu ve oyunu bir kol sistemi yardımıyla oyunu kontrol ettiğini söyledi. Ama aslında, kabin içindeki kollar hiçbir işe yaramadı sadece halk için gerekliydi. Bütün gerçek, mıknatıslarda ve gerçek insandaydı. Sadece her figürün yani satranç taşının altında altında bir mıknatıs vardı ve ona bağlı bir top vardı. Kabinin içindeki insan bu top sayesinde rakibin ne yaptığını biliyordu. Mesela Amerika turu boyunca Büyük Usta Schlumberger içeride oturdu. 1838’de Küba’dan Amerika Birleşik Devletleri’ne giden deniz yolundayken usta vefat etti. Daha sonra makine, bir müzeye konuldu ve yıllar sonra yangında yandı.

Kaynak: http://www.glavtema.ru/articles/2018-05-17/1901/

Çevirmen Hakkında

Zelina Çeper / TESA Rusça Çevirmeni

İstanbul Üniversitesi

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir