BREXİT’E EKONOMİK YAKLAŞIM

İlk olarak söylemek gerekir ki, bir çok ülke gibi İngilizler de ayrılma yönünde oy kullanan 17.4 milyon kişinin kim olduğunu anlayabilmiş değil henüz. Ne de olsa AB’de kalacaklar diye düşünenler için sonuçlarının ne olacağını tartışmak uzun bir süredir gereksiz kabul ediliyordu ancak ayrılma sonucunun çıktığı sandıktan biraz da zaman geçmişken ekonomik açıdan sonuçları ne oldu diye bir bakalım istedik:

KİMLER NE YÖNDE OY KULLANDI? 

*Üniversite mezunu kişiler çoğunlukla AB’de kalma yönünde oy kullandı. Nüfusun yarısının üniversite mezunu olduğu bölgelerde Brexit desteği %20-30 arasında iken sadece beşte birin üniversite mezunu olduğu bölgelerde iste destek %60 seviyesinde.

*Eğitime paralel olarak, kalifiye eleman gerektiren ve daha sofistike olarak nitelendirilebilecek işlerin yoğun olduğu bölgeler de kalma eğiliminde.

*Düşük gelirliler Brexit’ten yana.

*Yaşlılar ayrılma yanlısı. Nüfusun 25-44 yaş aralığının yoğun olduğu bölgelerde Brexit yanlıları %20 civarında iken ortalama seçmen yaşı arttıkça Brexit desteği de %70’lere çıkmakta.

*Pasaportu olmayan – veya az olan- bölgelerde ayrılma yanlısı oy daha yüksekken, neredeyse herkesin pasaport sahibi olduğu bölgelerde Brexit desteği sadece %20-25.

AB EKONOMİSİNİ KİM FİNANSE EDİYOR ?

Öncelikle yukarıdaki grafiği açıklayalım: Mavi renk üye ülkelerin 2013 yılında AB’ye yaptıkları para katkısını gösterirken kırmızı renk de ülkelerin ne kadar fayda sağladığını gösteriyor. Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, Hollanda, İsveç, Avusturya, Danimarka, Finlandiya aldığından fazlasını veren ülkeler. En çok net katkı yapanlar Almanya ve İngiltere. Tabii ki bu durum AB’nin net ekonomik yararı olarak nitelendirilemez. Örneğin Polonya’nın AB’den verdiğinden çok para almasının yanında –ve daha önemli olarak– İngiltere’de çalışan yüzbinlerce işçinin elde ettiği gelirden, istihdam imkanından ve özel sektöre akan paradan faydalanıyor. Polonya demişken, bu kadar işçinin ne olacağı konusu da konuşulan en ciddi konulardan. Mevcut düzende mutlaka bir değişiklik olacak ama İngiltere’nin AB ile yaptığı anlaşmadan ayrılıp Polonya gibi her ülke ile tek tek anlaşmaya varması çok uzun ve detaylı bir iş gerektireceğinden bu süreçte yaşanacak kaos ortamı insanları endişeye sürüklüyor.

İNGİLTERE, AB’YE ÜYELİK ÜCRETİNDEN NE KADAR ZARAR EDİYOR ? 

İngiltere’nin AB’ye senelik olarak gönderdiği para 13 milyar pound, karşılığında aldığı ise 4,5 milyar pound yani 8,5 milyar pound içerdeler. Bu günlük 23 milyon pound’a denk gelirken ayrılma yanlıları kampanya sürecinde bu rakamın 55 milyon pound olduğunu söylüyorlardı. Bunun da ayrılma yönünde karar çıkmasında bir etkisi olduğunu söyleyebiliriz. Bu fark AB’nin getirdiği ortak pazarın avantajlarına değer mi tartışması çok daha detaylı bir araştırma konusu olarak başlı başına incelenmesi gerekse de şunu söylemek mümkün: Tamamı zarar olsa bile bu rakam İngiltere ekonomisinin sadece %0.3’ü. Burada yorumu size bırakıyorum.

BREXİT YANLILARI KAZANDI, YA SONRA ? 

Brexit sonrası piyasalarda sadece ilk gün yaşanan değer kaybı 2 milyar dolar, İngiliz hisselerindeki kayıp ise 170 milyar dolar. Bazı okuyucularımız için hisse, piyasa gibi kavramlar biraz uzak gelebilir bu yüzden daha somut olarak pound’daki dolara karşı değer kaybının %8 olduğunu söyleyebiliriz. İngiltere gibi sattığından çok daha fazla tüketen bir ülke için, 800 milyar dolarlık ihracatları ve 300 milyar dolarlık bir açıkları olduğunu göz önünde bulundurursak, ulusal paralarındaki değer kaybı ithalatı onlarca milyar dolar pahalılaştıracaktır. Asıl korkulan ise olası bir resesyon. Resesyon ekonomin küçülmesi ve küçülmesinin farkedilmesidir. Yani uzun vadede ekonominin küçük iniş çıkışlar yaşaması normaldir; hatta bu durum halk tarafından çok da fark edilmeden partiler tarafından örtbas edilebilir fakat arka arkaya küçülmenin devam etmesi ve bunun halk tarafından da fark edilebilecek seviyede olmasına resesyon denir. Asıl korkulanın resesyon olmasının nedeni ise %1’lik bir ekonomik küçülme bile 30 milyar dolarlık bir kayıp demek – ki İngiltere Hazinesi raporları 2030’da %5 ufalmış bir ekonomi öngörüyor yani 150 milyar dolar. Üyelik ücretinin çok da önemli olmaması bu nispi değersizlikten kaynaklanıyor aslında.

Fitch ve S&P gibi çok büyük iki kredi derecelendirme kurumu Brexit sonrası İngiltere’nin kredi notunu düşürdü. Bu, onlara göre Brexit sonrası İngiltere’te borç vermenin öncesine göre daha az güvenli olduğu anlamına geliyor.

İngiltere Merkez Bankası(BoE) Başkanı Mark Carney referandumun ardından birçok kez piyasaları sakinleştirmek adına sözlü ve yazılı diyaloglar gerçekleştirdi. Reel ekonomiyi desteklemek amacıyla bankalara yeterli miktarda sermaye ve likidite tamponu sağladıklarını ve yaklaşık 150 milyar pound seviyesine kadar yeni borç verme kapatasitesinin serbest bırakıldığını belirten BoE, bütün önlemlere ve hasar giderici hamlelere rağmen “risklerden bazıları kristalleşmeye başladı.” dedi. Kristalleşmeye başlayan bazı risklerden en büyüğünün yatırımlar olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle inşaat ve konut aktivitesini içeren büyük çaplı ekonomik kararların ertelendiğine dair daha fazla işaret görünmektedir.

“Centre for Economics and Business Research” adlı araştırma şirketine göre karamsar olan piyasa ve aktörlerin payı Brexit öncesinde %25 civarında iken son bir haftada %49 seviyesine kadar çıkmıştır; bu neredeyse piyasanın yarısının gelecekle ilgili çok da iyimser olmadığını gösteriyor. Bunun bir şok etkisi olduğunu söylemek mümkün ama her ne kadar sonradan düşeceğini tahmin etsek de eski seviyesine gerilemeyeceğini de öngörmek çok zor değil. Önümüzdeki 3-6 ay ekonominin büyük bir yavaşlama yaşanacağı söylenebilir.

Siz durum bu kadar kötü mü diye düşünürken ekleyeyim : O kadar da değil aslında. Şunu unutmamak gerekir ki İngiltere de ABD gibi kendi parasıyla borçlanabiliyor, düşüş sonrası bile pound hala Euro’dan daha değerli ve yanlış yönetilmediği sürece para basarak borç ödeyebilirler.

BREXİT SİZİN İÇİN NE ANLAMA GELİYOR ? 

İngiliz vatandaş, mülk sahibi, yatırımcı, borçlu, memur, diplomat gibi bir çok kişi için farklı anlamlara sahip ama bunlar bizi çok da ilgilendirmeyebilir. Peki ya bizim açımızdan Brexit ne anlama geliyor ? Bu soru bizim kim olduğumuza göre değişir:

*Uluslararası bir gezgin için: İngiltere’ye seyahat etmek artık eskisine göre daha ucuz. Pound uzun zamanların en düşük seviyesinde ve görünen o ki bu düşüş devam edecek, etmese bile artık yükselmesi çok mümkün değil. AB’ye üye ülke vatandaşları geçtiğimiz yıl İngiltere’ye en çok seyahat eden 10 ülkeden 7’sini oluşturuyordu. Brexit sonrası çok daha az üye ülke vatandaşının İngiltere’ye seyahat edeceği bir gerçek. Bu durum yeni pazarlar için fiyatların düşmesine neden olacak. Detaylar için bakınız: Arz-Talep Kanunu.

*Gurbetçiler için: Brexit ayrılığının en az iki yıllık bir süre alacağı düşünülüyor yani bir süre daha çalışma izni, okuma izni veya oturma izni konusunda rahat olabilirsiniz. Daha sonrası için ise gurbetçilerin kaderi İngiltere ile vatandaşı oldukları ülkeler arasında yapılan anlaşmalara bağlı olacak. Bu anlaşmalar için de yapılan tahminler Avustralya tarzı yani nokta atışı göçmen kabul edileceği yönünde yani İngiltere ihtiyacı olan sektörler için ihtiyacı olan yeteneklere sahip ihtiyacı kadar göçmeni belirleyecek ve bu nitelik ve nicelik çerçevesinde gurbetçi kabul edilecek. Maalesef, Türkiye gibi AB vatandaşı olmayan göçmenlerin kaderi üye ülke vatandaşlarına göre biraz daha karanlık görünüyor çünkü İngiltere zaten sayıları 330,000’i geçmiş göçmen sayısını fazla buluyor ve azaltmanın yollarını arıyor.

Yazarın Yorumu

Aslında bu yazıyı en başından itibaren salt veriye dayanarak değil de arada hem yorumlarımı belirterek hem de size düşünme fırsatı tanıyarak yazmaya çalıştım. Şahsi olarak yazıma şu düşüncelerimi ekleyebilirim: Brexit beraberinde bir belirsizlik getirdi. Daha önce AB’den ayrılan bir üyenin olmaması yani örnek teşkil eden bir durumun yokluğu, piyasaların çoğunluğunun referandum sonucunda AB’de kalınacağı yönünde beklenti içinde olması, ülkenin lider iki partisinin de AB’de kalma yönünde kampanyalar yapması ve seçim sonucu başbakanın istifa etmesi, kredi derecelendirme kurumlarının İngiltere’nin bütün karizmasına rağmen notunu düşürmesi, ülkede yaşama izni olan yabancı ülke vatandaşlarının ne olacağı, Avrupa’ya akan mülteci konusunda nasıl bir politika izleyeceği gibi konuların hepsi birer soru işareti içeriyor ve sanırım bütün bunların cevabını yeni başbakanla birlikte almaya başlayacağız.

Kaynakça

http://edition.cnn.com/2016/06/22/europe/brexit-britain-eu-people/

http://www.bbc.co.uk/news/uk-politics-eu-referendum-36661918

https://www.theguardian.com/business/live/2016/jun/24/global-markets-ftse-pound-uk-leave- eu-

http://www.bbc.com/news/world-europe-36669530

http://money.cnn.com/2016/06/25/news/economy/brexit-uk-economy-trade-budget/

http://www.bbc.com/news/business-36712040

http://www.economist.com/blogs/buttonwood/2016/06/markets-after-referendum

http://www.bbc.com/news/uk-politics-uk-leaves-the-eu-36708774

http://www.independent.co.uk/news/business/news/gdp-growth-forecast-to-pick-up- despite-brexit-vote-a7125046.html

http://www.mirror.co.uk/news/uk-news/what-vote-leave-eu-referendum-8191528

http://www.bloomberg.com/graphics/2016-brexit- watch/

Yazar Hakkında
Nurullah Hakimoğlu
İstanbul Üniversitesi
Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

Bizi sosyal medyada takip edin

Arkadaşlarınızla Paylaşın:

Bize Katılın

Siz de bizimle gönüllü olarak çalışmak ister misiniz?
İletişim formunu doldurun, sizinle irtibata geçelim.

İletişim Formu İçin Tıklayın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial