Biyoyakıt Kullanımı, Etkileri ve Türkiye’de Biyoyakıt

Yazar: Nurullah Hakimoğlu

Enerjiye talebin çeşitli nedenlerle artıyor olması ve küresel ısınmanın gün geçtikçe gözle görünür hale gelmesiyle birlikte alternatif enerji kaynakları tüm toplumların en önemli endişelerinden biri haline geldi. Clean Energy Ideas’a göre biyoyakıt “daha çok, alternatif ve daha temiz kaynak olarak kullanılan, yenilenebilir biyokütle materyallerinden elde edilen yakıt” olarak tanımlanmaktadır. Tanımdan da çıkarılabileceği gibi biyoyakıt yenilenebilir temiz enerji potansiyeline sahiptir. Biyoyakıt kullanımının yenilenebilirlik ve diğer bir çok çevre dostu özelliklerinin dışında bazı dezavantajları da bulunmaktadır.

Günümüzün en avantajlı enerji kaynaklarının “fosil yakıtlar” olduğu ve bunların tükenen-sonu olan kaynaklar olduğu düşünüldüğünde, günümüz dünyasının enerji talebinin de çok yüksek olduğu ve gittikçe arttığı göz önünde bulundurulduğunda, güçlü bir alternatif ve yenilenebilir enerji kaynağına ihtiyacın olduğunu söylemek çok da zor olmayacaktır. Fosil yakıtların karbon emisyonu konusu küresel ısınmaya yönelik en büyük endişelerden biridir; zira fosil yakıtların karbon emisyonuna çok trajik etkileri vardır; bu nedenle de biyoyakıt araştırma ve geliştirmeleri karbon emisyonu konusuna önem vermektedir.

Üç çeşit biyoyakıt vardır : karbon nötr, karbon negatif ve karbon pozitif. Karbon nötr, karbon emisyon oranlarına net bir etkisinin olmadığı biyoyakıtlardır. Karbon negatif karbon emisyon oranlarına olumlu (azaltıcı) etkiye sahip, karbon pozitif ise olumsuz (arttırıcı) etkiye sahip biyoyakıtlardır. Araştırmacıların amacı mümkün olduğunca karbon negatif veya karbon nötr biyoyakıt üretebilecek teknikler geliştirmektir; fakat çoğu zaman karbon emisyon oranlarının hesaplamalarının da çok güç olduğu gerçeğinden dolayı bu çok mümkün olmamaktadır ve şu ana kadar elde edilen biyoyakıtların büyük çoğunluğu karbon pozitiftir.

Biyoyakıt kullanımının birçok ekonomik etkisi bulunmaktadır. Günümüz fosil yakıtlarının dalgalı ve çoğu zaman pahalı bir fiyat grafiği çizmesine karşın, fosil yakıtlara oranla daha ucuz olmasından dolayı biyoyakıtlar ekonomik olarak daha az gelişmiş ülkeler için tercih sebebi olabilmektedir. Ayrıca bu ülkelerde biyoyakıt elde etmenin beraberinde getireceği iş imkanları ve dolayısıyla sürdürülebilir büyüme şansı büyük bir fırsattır. Bununla birlikte günümüz devletleri biyoyakıt tercihinde bulunma konusunda oldukça dikkatli davranmalıdırlar. En ciddi konulardan biri biyoyakıt için işlemeye ayrılacak ekilebilir arazi ihtiyacıdır. Bu ihtiyaç beraberinde birçok çevresel ve toplumsal etkiyi getirmektedir. Bunlardan biri de işlenebilir arazi yaratmak için ormanların tahrip edilmesi gereğinin doğma ihtimalidir. Ormansızlaşmanın çevreye kötü etkilerinin olması da biyoyakıt kullanımını dolaylı olarak çevre dostu olmaktan bir adım uzaklaştırmaktadır. Bununla birlikte ormanların yok edilmesi toprak erozyonlarına da neden olabilmektedir. Ekilebilir arazilerin biyoyakıt için işlenmeye ayrılması veya ormansızlaşma ve erozyon sonucu oluşabilecek bir gıda krizi de muhtemel kötü senaryolar içerisindedir. Bu diğerlerinin aksine direkt bir toplumsal etkidir ve üzerinde çok dikkatli düşünülmesi gerekmektedir. Bir diğer önemli konu ise çiftlik ve/veya tarla çalışanlarının işlerini kaybetme veya Amazon gibi bölgelerde olduğu gibi biyoyakıt elde edebilmek için insani olmayan şartlarda çalışmak zorunda kalmalarıdır. Bir başka konu da bu oluşturulacak alanların doğal yaşam alanları olan hayvanlar üzerinde olumsuz etkilere neden olacağıdır.

Biyoyakıt konusunda mevcut tartışmalar arasında en önemlisi maliyet-getiri eşitsizliğidir. Nitekim birçok biyoyakıt çeşidi elde etmek için sarfedilen enerji kullanılırken elde edilen enerjiden daha fazladır. Biyoyakıt elde ederken şu iki şekilde kullanılır: Birincisi mahsulün sulanması aşaması, ikincisi ise kaynatma ve soğutma yoluyla biyoyakıtın içindeki enerjiyi açığa çıkarma aşamasıdır. Her iki aşamada da inanılmaz miktarda su ihtiyacı doğmaktadır ve su krizi gün geçtikçe büyürken biyoyakıtların yeterince etkili olmamasına rağmen bu kadar su kullanımının ne kadar mantıklı olduğu da doğru bir soru işaretidir.

Her ne kadar birçok endişe içerse de biyoyakıt kullanımı insanlığın geliştirdiği en önemli alternatif enerji kaynağı olabilir. Avrupa Birliği, Çin ve Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkeler her zaman biyoyakıt kullanımını teşvik etmişlerdir. Tabii ki küresel anlamda biyoyakıt kullanımı sadece bazı ülkelerin kararına bırakılmamalıdır; tüm etkileri ve etkinliği birlikte düşünülerek ülkelerin kendileri ve Dünya için en iyi olanı yapmaları gerekmektedir.

Turkiye’de Biyoyakıt

“Ülkemizde de biyodizel çok soğuk bölgelerimizin dışında dizelin kullanıldığı her alanda kullanılabilecek bir yakıttır. Biyodizel ulaştırma sektöründe dizel yakıtı yerine kullanıldığı gibi, konut ve sanayi sektörlerinde de fuel oil yerine kullanılabilecek bir yakıttır.”

Biyokütleden doğrudan veya dolaylı yakma yoluyla; tek başına veya farklı yakıtlar ile birleştirilerek (kömür, petrol gibi) ısı ve/veya elektrik elde etmek mümkündür. En çok tercih edilen yöntem ise maliyetin düşük olduğu “Biyokütle-Kömür Doğrudan Yakma Teknolojisi”dir. Türkiye, Avrupa Birliği’nin 2001 tarihli yönergesinin hedeflediği yenilenebilir enerjinin toplam enerji üretimi içindeki payının arttırılması ve bu doğrultuda Kyoto Protokolü’ne uyumun gerçekleştirilmesi gibi hususlara uyacağını belirtmiş, bu konuda yasal çalışmalar yürütülmüş ve yürütülmeye devam etmektedir. Biyoyakıt kullanımı Türkiye’de ilk kez 2000’li yılların başında gündeme gelmiştir. Türkiye 2003 yılı elektrik üretiminde (Doğalgaz:%39, Kömür:%24, Sıvı Yakıt:%8) yenilenebilir enerji kaynak payı %26’dır. Yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretimi hidrolik kaynaklara dayalı ve yenilenebilir elektrik üretimi içinde biyokütlenin payı (%0.1) yok kabul edilebilecek kadar çok düşüktür. 2005 yılında TBMM’de kanunlaşması ve biyodizelin ÖTV dışında tutulması ile birlikte dünyayla paralel bir şekilde yatırım artışı göstermiştir.

Türkiye’nin tarımsal potansiyelleri ve kurulu kapasiteleri itibariyle Avrupa Birliği’nin önemli bir tedarikçisi olması, planlama ve düzenlemelerle çok kısa bir sürede gerçekleşebilir. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de biyoyakıt kullanımının gündeme gelmesi ve tartışılması petrol fiyatlarının seyri ile doğru orantılı olarak artış ve azalış göstermektedir. Petrol fiyatlarının yüksek olduğu dönemlerde biyoyakıt üretmek için yatırım yapmanın gerekliliği konuşulurken, fiyatların düşmesi ile birlikte maliyet-getiri tartışmaları ortaya çıkmakta ve yatırımcılar ürünlerini satamamaktan şikayet etmektedirler. Bize göre, petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar hangi seyirde ilerlerse ilerlesin, kamu ve özel kesim yatırımlarının yukarıda bahsedilen dezavantajları minimize ederek arttırılması; bu sayede fosil yakıtların kaçınılmaz sonuna hazırlıklı olunması ve aynı zamanda küresel ısınmaya duyarlı davranılması günümüz için bir zorunluluktur.

Kaynakça

İpek Ergin “Chair Report on Biofuels”

<http://www.albiyobir.org.tr/biyoyakitlar01.htm>

<http://www.enerji.gov.tr/tr-TR/Sayfalar/Biyoyakit>

Karaosmanoğlu, F., “Biyoyakıt Teknolojisi ve İTÜ araştırmaları”, ENKÜS 2006- İTÜ Enerji Çalıştayı ve Sergisi, İstanbul, 22-23 Haziran 2006.

Center, European Commision Joint Research. Well-to- Wheels. 2 March 2009

<http://ies.jrc.ec.europa.eu/WTW.html>

Chrysostomou, Andy. Celsias. 2 March 2009 <http://www.celsias.com/article/biofuels-can- do-more-damage-to- the-environment- tha/>

Clean Energy Ideas. Biofuel. 1 March 2009 <http://www.clean-energy-ideas.com/energy_definitions/definition_of_biofuel.html>

Ring, Ed. EcoWorld. 2007. 3 March 2009 <http://ecoworld.com/blog/2007/06/04/corn-ethanol-water/>

Fischlowitz-Roberts, Bernie. “Carbon Emissions Climbing.” Earth Policy Institute. 2002.

<http://www.earth-policy.org/Indicators/indicator5.htm>

Fotoğrafın Kaynağı: http://www.apelasyon.com/Yazi/127-biyoyakit-ve-gida-guvenligi-gida-mi-yakit-mi

Yazar Hakkında

TESAD Yazı Birimi Sorumlusu

İstanbul Üniversitesi

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

Bizi sosyal medyada takip edin
Arkadaşlarınızla Paylaşın:

Bize Katılın

Siz de bizimle gönüllü olarak çalışmak ister misiniz?
İletişim formunu doldurun, sizinle irtibata geçelim.

İletişim Formu İçin Tıklayın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial