Avrupalı Otoriteler Selefiliği Hedef Aldıkça, Selefilik Kelimesini Anlamak Önem Kazanıyor

Selefilik gerçekte nedir? Kıta Avrupası’nda, popüler olan kelime şimdilerde İslam’ın aşırı ve şiddetli yorumlarını tanımlamakta kullanılan geniş kapsamlı bir terim. Bu hafta örneğin, Almanya’nın Hesse eyaletinde otoriteler, biri cami olmak üzere beş mülke baskın düzenledi; bu İslam’ın aşırı-militan formlarına karşı Almanya’da geçen hafta başlayan baskınların en sonuncusuydu. Hesse eyaletinin içişleri bakanı Peter Beuth, son baskınları açıklarken, ‘’Aşırıcı propaganda İslamcı radikalizmin ve eninde sonunda şiddetin temelidir. Selefi ideoloji hafife alınmaması gereken bir güçtür.‘’ açıklamasında bulundu.

15 Kasım’da, Alman federal otoriteler, Selefi olarak tanımladıkları, kuramsal hedefleri Kur’an kopyaları dağıtmak olan ‘’Gerçek Din’’ veya ‘’Oku!’’ olarak bilinen organizasyonları yasakladı. Aynı gün, tüm ülkede, polis 200 ofisi ve başka binaları ortadan kaldırdı. En yoğun nüfuslu eyalet olan Kuzey Rhine-Westphalia’nın (KRW) içişleri bakanı Ralf Jager söylendiğine göre bu yasaklamaları şöyle açıkladı: ’’KRW’dan sözle DAEŞ koruması altında terör şebekesine katılmak için seyahat eden beş Selefinin de önceden ‘’Oku!’’ ile bağlantısı vardı.”

Fransa’da da Selefi veya Selefist sözcüğü genellikle hiçbir hükümet politikasının konuşamayacağı veya anlaşamayacağı kadar aşırıcı İslami yorumları genelleyici bir kavram olarak kullanılıyor. Sosyalist Başbakan Manuel Valls, Fransız Müslümanlar arasında küçük bir azınlık olmasına rağmen Selefilerin Fransa’da ideolojik bir savaşı kazanabileceğini, çünkü seslerinin diğerlerinden daha yüksek olduğunu ve daha etkili bir şekilde yaygınlaştığını bildirdi. Önümüzdeki yıl yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yarışacak olan merkez sağ siyasetçisi François Fillon hem Selefizm hem de uluslararası Müslüman Kardeşler ile bağlantılı gruplara baskı yapılmasının güçlü bir savunucusudur olarak durmaktadır.

En hafif anlamda, bütün Müslümanlar Selefidir. Kelime, özellikle hem peygamber Muhammed’i hem de İslamiyet’i ilk kabul edenleri örnek alan ve büyük saygı gösterenleri, özellikle ilk üç jenerasyon, tanımlamak için kullanılır. Bunları yapmayan Müslüman yoktur. Fakat pratikte, Selefi kelimesi genellikle Arabistan yarımadasında 19. yy’da ortaya çıkan ve İslam’ın öze dönme yanlısı ve köktenci bir formunu tanımlamak için kullanılır. Bu form kaynağını iki muhafazakâr düşünürden alır; ibn Teymiyye (1263-1328) ve daha da tartışmacı olanı Muhammed ibn Abd el-Vahhab (1703-1792). Eleştirmenleri tarafından bu çizgi genellikle Vahhabiler olarak adlandırılsa da  kendilerine Selefi demeyi tercih ederler.

Dünya genelindeki İslami toplulukları araştıran İngiliz akademisyen H. A. Hellyer’e göre, dıştaki görüntüye rağmen, Suudi Selefizmi bile monolit değildir. Krallığın monarşiyi destekleyen pek çok din bilgini arasında pek çok değişik eğilim teşhis edilebilir. Onun dediğine göre bunların ilki ‘’yeniden yapılandırılmamış Selefizm’’dir. Bu grup Muhammed Vahhab’ı takip eder ve neredeyse kendilerinin ki hariç İslam’ın her yorumunu sapkın ve güvenilmez olarak nitelendirir. Biraz daha ılımlı olan bir diğer hizip ise ibn Teymiyye’yi öne çıkarır ve birilerini Ortodoks dışı ilan etmede o kadar sert kuralları yoktur. Fakat, bir başka mezhep bu iki düşünürün rolünü de önemsizleştirmeye çalışır ve kendini ana akım Sünni İslam içerisinde konumlandırır. Bu, Hanbeli okulu, Sünni İslam’ın dört okulundan biridir ve doğru yorumun tekelliğinde ısrarcı değildir. Bir Britanya düşünce kuruluşu olan Kraliyet Birleşik Servisler Enstitüsü üyesi Bay Hellyer, krallığın geleceğinin bir bakıma hangi yaklaşımın ağır bastığıyla belirleneceğini söyler.

A Revolution Undone: Egypt’s Road Beyond Revolt adlı kitabında ülkedeki sert dini politikaları açıklayan Hellyer’e göre Mısır’da da Selefilik basit bir anlamı varmış gibi kullanılır ama yine bu yanıltıcıdır. Görünüşe göre, Mısırlı Selefiler 2011 yılındaki ayaklanmalardan sonra güçlü bir aktör olarak ortaya çıkan ve kıyafet, cinsiyet  rolleri ve kişisel davranışlar konusunda muhafazakâr bir duruşu savunan Nur Partisi tarafından temsil edilmektedir. Bu görüş, Siyasal İslamın daha taktiksel ve pragmatik formu olan Müslüman Kardeşler ile karşılaştırılır. Müslüman Kardeşler, Mısır’da 20. yy.ın başında ortaya çıkmıştır ve şimdi ideolojik müttefikleri yoluyla etkisini Avrupa dahil tüm dünyada kullanıyor. Nur Partisi başlarda Müslüman Kardeşler ile müttefiklik kurmuştur ama Kardeşlik destekli hükümet 2013’te devrildiğinde, parti yeni rejime destek verdi.

Bu ayrı bir karışıklık: Geniş bir perspektiften bakarsak Kardeşlik de kısmen Selefilikten etkilenmişti. Hareket, Kardeşlik’in kurucusu olan Hasan Benna’nın da düşüncelerinin de bir bölümü olan, İslam’ın ilk jenerasyonlarına dönme idealini paylaşır. ‘’Taban seviyesine baktığımızda, Nur Partisi’nin ve Müslüman Kardeşler destekçilerinin aralarındaki fark da her zaman o kadar büyük değildir.’’ der Bay Hellyer. Her ikisi de zorlu yaşamlarının açıkça Sünni Müslüman bir yönetim tarzıyla düzelebileceğini düşünen insanları barındırır. Büyük farklılık ise hareketlerin izledikleri politik taktiklerdir. Örneğin, Kardeşlik Şii İran ile pragmatik anlaşmaları hoş görürken, Nur Partisi liderleri bütün Şiilere kafirlik sınırında duruyormuş gözüyle bakar.

Peki, Selefi sözcüğünü neredeyse terörist kelimesiyle eş anlamda kullanan Alman ve Fransız politikacılar, bunları biliyor mu? Evet biliyorlar. Çünkü Avrupa sokaklarının güvenliği tehlikede. Britanya’da örneğin, vaizlerinin teolojik olarak muhafazakar olduğu ama terörist olmaktan uzak olduğu Selefi camiler vardur ve ana akım Selefilik ile hiç alakası olmayan teröristler var. Selefiliğin açıklanan değişik formlarını anlamak önemli. Selefiliğin her zaman olmasa da terörizme karışan bir tane, yeniden yapılandırılmamış bir formu var. Etiketler karmaşık bir labirentte yardımcı bir gösterge olabilir fakat labirentin sonunda bu konu dikkatle tartışılmalıdır.

Kaynak: http://www.economist.com/blogs/erasmus/2016/11/europe-islam-and-salafism

Çeviren Hakkında

Ulaş Deniz Tümkaya

Boğaziçi Üniversitesi

Tarih Bölümü

Bizi sosyal medyada takip edin
Arkadaşlarınızla Paylaşın:

Bize Katılın

Siz de bizimle gönüllü olarak çalışmak ister misiniz?
İletişim formunu doldurun, sizinle irtibata geçelim.

İletişim Formu İçin Tıklayın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial