Antik Yunanistan

Çeviren: Ulaş Deniz Tümkaya

 

Yazar: History.com/Staff
Antik veya Arkaik Yunanistan terimi Klasik Çağ’dan önceki üç yüzyıla karşılık gelir; M.Ö. 800 ve M.Ö. 500. Bu dönem dünya tarihinde göreceli olarak gelişmiş bir periyottur. Arkaik Yunanistan sanatta, şiirde ve teknolojide gelişmelere tanıklık etmiştir; ama her şeyin ötesinde bu periyod polisin, yani şehir devleti, bulunduğu dönemdi. Polis, Yunan politik yaşamının yüzyıllarca tanımlayıcı özelliği oldu.
Şehir Devletinin Doğuşu
Arkaik Çağ’dan önceki, ‘’Yunan Karanlık Çağı’’ denilen dönemde, insanlar Yunanistan’da küçük tarım köylerine yayılmıştı. Nüfusları arttıkça, bu köyler gelişmeye
başladı. Bazıları surlar inşa etti. Pek çoğu bir pazaryeri (agora) ve topluluk için bir buluşma alanı yaptı. Bu insanlar, hükümetler geliştirdi ve vatandaşlarını birtakım yasalara ve bir çeşit anayasaya göre organize ettiler. Ordular oluşturdular ve vergi topladılar. Her bir şehir devletinin (çoğulu poleis), vatandaşlar tarafından büyük bir hürmet, saygı ve özveri duyulan belirli bir tanrı veya tanrıça tarafından korunduğu söylendi. (Örneğin, Atina ve Sparta’nın ilahı Athena idi.)
Biliyor muydunuz?
Yunan askeri liderler phalanx adı verilen toplu bir formasyonda savaşmaları için hoplite denilen ağır zırhlı askerleri eğittiler. Hepsi omuz omuza duruyorken, her asker
yanındaki askerin kalkanı ile korunuyordu. Bu korkutucu teknik, Pers savaşlarında önemli bir rol oynadı ve Yunanlıların kendi imparatorluklarını inşa etmelerine yardım etti.
Her ne kadar Heredot’un ‘’ortak ürünlerimiz ve ortak dilimiz, tanrıların tapınakları ve
dini ritüellerimiz, bizim benzer geleneklerimiz’’ dediği gibi, bu şehir devletleri pek çok
benzerliği paylaşsa da her Yunan şehir devleti birbirinden farklıydı. En büyükleri, Sparta, 300 milkare toprağı kontrol ederken; en küçük devlet sadece birkaç yüz insana sahipti. Fakat, Arkaik periyodun başlangıcına, yedinci yüzyıla kadar şehir devletleri bazı ortak özellikler geliştirmişti. Hepsinin ekonomisi ticarete değil, tarıma dayanıyordu. Bu nedenle, toprak her şehir devletinin en önemli zenginliği idi. Ayrıca, çoğu devlet geleneksel krallarını tahttan indirmişti ve bir grup zengin aristokrat tarafından yönetiliyordu.
Bu aristokratlar politik gücü tekellerine aldılar. (Örneğin, sıradan insanların konsey ve
meclislerde görev almalarını kabul etmediler.) Ayrıca en iyi tarım alanlarını ellerine geçirdiler, hatta bazıları tanrıların soyundan geldiklerini iddia ettiler. ‘’Soylular ve halk arasında uzun zamandır bir çatışma vardı,’’ der Aristo, ‘’çünkü fakirler çocukları ve eşleri ile zenginlere esir edilmişti ve politik hakları yoktu.’’
Kolonizasyon
Göç, gerginliği azaltmak için bir yoldu. Toprak şehir devletlerindeki en önemli zenginlik kaynağıydı; ama tabi ki kısıtlıydı. Nüfus yoğunluğu pek çok insanı kendi şehir devletlerinden Yunanistan ve Ege çevresindeki seyrek nüfuslu alanlara gitmeye zorladı. M.Ö. 750 ve M.Ö. 600 yılları arasında, Akdeniz’den Küçük Asya’ya, Kuzey Afrika’dan Karadeniz kıyılarına kadar Yunan kolonileri türedi. Yedinci yüzyılın sonunda, 1500’den fazla koloni şehir devleti vardı.
Her bir polis bağımsız bir şehir devletiydi. Bu anlamda, Arkaik periyodun kolonileri bizim aşina olduğumuz diğer kolonilerden farklıydı. Buralarda yaşayan insanlar geldikleri şehir devletlerine bağlı değillerdi ve o devletler tarafından yönetilmiyorlardı. Bu yeni şehir devletleri kendi kendilerine yetiyordu ve kendi kendilerini yönetiyorlardı.
Tiranların Yükselişi
Zaman geçtikçe ve nüfus arttıkça, pek çok zirai şehir devleti çömlek, kumaş, şarap ve
madeni eşyalar gibi tüketim malları üretmeye başladı. Bu malların ticareti -genellikle
aristokrat olmayan- bazı insanları oldukça zengin yaptı. Bu insanlar, aristokratların kontrolsüz gücüne içerlediler ve yeni liderler belirlemek için bir araya geldiler, kimi zaman da ağır zırhlı hopliteların yardımını aldılar.
Bu yeni liderler tiranlar olarak biliniyordu. Bazı tiranlar, en az yerlerini aldıkları eski yöneticiler kadar despot oldular, bazıları ise açık fikirli liderler olduklarını kanıtladılar.
(Örneğin, Argoslu Pheidon, ağırlık ve uzunluklar için kurallı bir sistem belirlerken, Megaralı Theagenes şehrine akar su getirdi.) Fakat tiranların yönetimi son değildi: Klasik çağ demokratia (halkın yönetimi) denilen sistemi yaratan pek çok politik reformu getirdi.
Arkaik Rönesans?
Arkaik periyodun kolonyal göçleri sanata ve edebiyata önemli bir etki yapmıştı: Yunan tarzı daha uzak ve daha geniş alanlara yayıldı ve her yerden insanı dönemin yaratıcı devrimine katılmak için cesaretlendirdi. İyonları epik şair Homeros, İlyada ve Odysseia’yı Arkaik dönemde yaratmıştı. Heykeltıraşlar ölülerin hatırasına hizmet eden, dikkatlice oranlanmış insan figürleri olan kouroi ve koraiyi yarattı. Bilim adamları ve matematikçiler de pek çok gelişme kaydetmişti: Anaximandros çekim teorisini tasarladı, Xenophanes fosiller hakkındaki keşiflerini yazdı, Krotonlu Pythagoras ünlü teoremini buldu.
Arkaik dönemin ekonomik, politik, teknolojik ve sanatsal gelişmeleri Yunan şehir devletlerini sonraki birkaç yüzyılın anıtsal değişikliklerine hazırladı.
Kaynak: http://www.history.com/topics/ancient-history/ancient-greece
Çeviren Hakkında 
Ulaş Deniz Tümkaya
Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü
Bizi sosyal medyada takip edin
Arkadaşlarınızla Paylaşın:

Bize Katılın

Siz de bizimle gönüllü olarak çalışmak ister misiniz?
İletişim formunu doldurun, sizinle irtibata geçelim.

İletişim Formu İçin Tıklayın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial