Antik Suriye Şehri’nde Savaş Bitti, Fakat Yeniden İnşa Çalışmaları Oldukça Sınırlı

Mimar Merve el-Sabuni (Marwa al-Sabouni) orta Suriye’deki Humus şehrinin Eski Şehri’nde yürüyor. Humus şehri 2011 yılında ayaklanmaların başladığı şehirlerden biriydi ve muhalifler önceden şehrin büyük bölümünü kontrol ediyordu. Fakat Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ın güçleri 2014 yılından beri şehrin kontrolünü ellerinde tutuyorlar.

Mimar Merve el Sabuni’nin Humus ’un Eski Şehri’nden aldığı haz oldukça açıktı ve bizi de bu hazza ortak ediyordu.

Şam’ın kuzeyinde, iki yıl hükümet tarafından kuşatılan muhalif savaşçılara bir tabya olmuş, Orta Suriye şehrinin tam kalbindeki tarihsel bölgede yürüyorduk. Başlangıçta gördüğümüz tek şey yıkımdı. Bazı binalar hava saldırıları sonucu yığılmıştı, ötekilerinin kenarlarında ise top mermilerinin oyukları vardı. Neredeyse hepsinin yüzeyi mermi izleri ile kaplıydı.

Fakat Sabuni, bu ufak tefek, enerjik kadın, Suriye İç Savaşı’nın neden olduğu bozulmanın ötesini görüyordu ve eski taşlardaki tarihi katmanlara dikkatimizi çekiyordu. Bölgedeki en büyük caminin önünde durduk, yani Nuri (Nouri) Cami olarak bilinen camii.

‘’Bu aslında güneş tanrısı için bir tapınaktı.’’ dedi Sabuni, önceleri orada duran Pagan yapıya dikkat çekerek: ‘’Sonra bir kilise, sonrasında ise yarısı Müslümanlara satıldı ve kilise ve cami aynı binayı paylaştı.’’

Ayrıca caminin yapımında kullanılan Roma sütunlarına dikkat çekti.

‘’Bu eski mimari ile alakalı şaşırtıcı bir ayrıntı.’’ dedi. ‘’Bir kültür diğerini yok etmiyor -bu geçmişte kalan ve geçmişin üstüne inşa edilen bir ahenk.’’

Eski Humus’taki pek çok yapı gibi, bu Osmanlı Dönemi hamamı da kısmen sert bazalt taşı ile yapılmıştı ve bir militan sığınağı olarak kullanıldı.

Sabuni benimle karman çorman sokaklar boyunca konuştu. Eski kiliselere, güneş ışığının titizlikle tasarlanmış ince pencerelerden aktığı siyah beyaz benekli duvarların yer aldığı, nefes kesici güzellikteki Osmanlı hamamına gittik. Enkaz ve moloz yığınlarını göz ardı ederek, portakal ve limon ağaçlarını gösterdi.

Sabuni’ye göre, Humus‘un bu eski bölgesi – zengin ve fakir, Hıristiyan ve Müslüman, ağaçlar ve meydanlar- barışın ve birlikte var olmanın mimari bir simgesi.

İngilizce kitaplar satan bir kitabevinde, ‘Çokça emek verilen her şey gözünüze, zihninize ve en sonunda daruhunuza bir dinginlik verecektir.” dedi.

Her ne kadar huzur altı yıldır çok uzaklarda olsa da…

Humus önceleri Suriye Devrimi’nin kalbi olarak değerlendiriliyordu. Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ın baskıcı yönetiminin son bulmasını isteyen protestolar 2011 yılında başladı ve şehrinde ana sokaklarını ve meydanlarını doldurdu. Sonucunda hükümet sıkı önlemler aldı, protestocular silahlandı ve sonuç olarak devam eden iç savaşın en şiddetli olaylarından biri patlak verdi.

Muhalifler Humus‘un büyük bölümünde kontrolü ele aldı ve Eski Şehir‘e yığıldı, kısmen antik bazalt binalar Esad’ın saldırılarına, modern beton binalara göre daha iyi dayanıyordu. 2014 yılından beri savaş büyük oranda bitmiş durumda. Hükümet güçleri ve müttefikleri muhalifleri yendi ve teslim olanlarla müzakerelere başladı.

Fakat şehir nesiller boyunca bunun bedelini ödeyecek: Humus’un yüzde 60’ı şu an yerleşime elverişli değil. Ölümler ve yaralanmaların yanı sıra, insanların bir tarafı ya da diğer tarafı seçmesinden dolayı ortaya çıkan onarılmaz çatlaklar da söz konusu.

Humus’ta Beşar Esad’ın bir portresi. Slogan’ın okunuşu: ”Birlikte”

Sabuni’ye göre, savaşın neden patlak verdiği sorusunun cevabı şehrin geçtiğimiz yüzyılda nasıl geliştiğinde yatıyor, yani 2016 yılında yazdığı The Battle For Home’da incelediği gibi.

Şehrin tarihi eski, ama 20. yy.’da şehrin endüstrileşmesi söz konusu.

‘’Şehre çok fazla insan geldi.’’ diyor Sabuni. ‘’İş gücü, adlandırıldığı gibi artık köylü değil çiftçiydi.’’

Zenginlerin ve yoksulların göreceli olarak birbirlerine yakın yaşadıkları Eski Şehir’de değil de kötü planlanmış gecekondu mahallerinde yaşadılar. 

‘’Bu şimdi içinde bulunduğumuz duruma neden olacak şekilde çığ gibi büyüdü, savaştan önce nüfusun yüzde 40’ı şehirlerin etrafındaki gecekondularda yaşıyordu.’’dedi Sabuni. 

Aynı durum başkent Şam ve bazı diğer şehirlerde de yaşandı. Sabuni, kırsal kesimden arkadaşları ve aileleri ile gelen insanların, kenar mahalleleri sadece zengin ve fakir olarak değil, aynı zamanda coğrafi köken ve dine göre de ayırdığını söyledi. Şehir gettolaşmaya başladı.

Bunu iç savaşın üstünü kaplayan mezhepçiliğe katkı sağlayıcı bir şey olarak görebilirsiniz ve aynı zamanda, Sabuni sosyal uyumdaki ufak bir kaybın hızla şiddete yol açacak bir huzursuzluğa yol açtığını iddia ediyor.

“Toplum korunması gereken bir şey olduğunda, önemseyeceğiniz bir şey, kaybetmemeniz gereken bir şey olduğunda ancak insanlar düşüncelerini ifade etmenin alternatif yollarını bulabilirler- sorunlarını çözmek için alternatif yollar.” diyor.

Bu konunun üzerinde daha çok durmam gerekirse, yönümü savaştan önce Esad’a ekonomik politikalar hazırlayan ekonomik ilişkilerden sorumlu başbakan yardımcısına çeviriyorum. Abdullah el Dardari, şimdi Beyrut merkezli Birleşmiş Milletler Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu ile çalışıyor.

Sanayileşmenin ve kentleşmenin yalnızca Suriye’nin bir sorunu olmadığına dikkat çekiyor; fakat şunu da kabul ediyor: ”Şehir planlarımızı ve şehir merkezlerini nasıl geliştirdiğimiz, bunu nasıl yönettiğimiz, kabul etmek gerekirse en etkilisi değildi.”

Humus’taki çatışmalar 2014 yılından beri büyük oranda bitmiş durumda –hükümet güçleri ve müttefikleri muhalifleri püskürttü ve teslim olanlarla müzakere etti. Şimdi, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı eski şehri ıslah etmek için çalışıyor. Buradaki erkekler eski çarşıda çalışıyorlar. 

Ve Dardari Suriye’nin geleceği ile ilgili kritik önemde bir soru soruyor. Esad’ın savaşı kazanacağını varsayıyor – ki o şu an avantajlı tarafta-, Suriye devleti Humus gibi muhalif devletlerle ilişkileri tekrar kurabilecek mi?

Bu sorunun cevabı ona göre kapsayıcı bir yeniden yapılandırmada yattığı gibi aynı zamanda olması gereken demokratik ilkeleri de kapsıyor.

‘’Çok iyi bir seçim ihtiyacından bahsediyoruz.’’ diyor. ‘’Fakat daha önemlisi emniyet hissi ve geri dönüşün güvenliği ve yeniden yapılandırma programının adaleti ve tarafsızlığı.’’

Ayrıca ekliyor: ‘’Herkesle eşit olduğumu hissetmeye ihtiyacım var.’’

Yani Humus’taki ana çatışma bittikten sonra, yeniden yapılandırma kapsayıcı bir şekilde gerçekleşiyor mu? 

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Eski Şehir’de oldukça sıkı çalışıyor. Projeye Sabuni’nin kocası Hasan Jansiz (Ghassan Jansiz) başkanlık ediyor ve ilk hedefleri eski pazar yerini iyileştirme. Böylece insanlar dükkanlarını yeniden açıp geçimlerini sağlayabilir. Hâlihazırda dükkanlarda ve evlerde insanlar var, her ne kadar çok az olsa da.

Fakat muhaliflerin elinde olan komşu bir bölgede, Khalidiyeh’te, tarihi bir caminin onarımından başka, herhangi bir tuğla atılmış değil, hiç kimsenin geri dönmesine izin verilmediği gibi yıkım da göz alabildiğine uzuyor, bir engelden acımasız bir diğerine. Durum diğer muhalif bölgelerde de aynı. 

Humus’taki yetkililer röportaj vermiyor. Fakat şehrin sakinleri konuşmak için can atıyorlar ve resmi uzlaşma planları ve yeniden yapılandırma konusunda emin görünmüyorlar.

Bir eczanede çalışan yeni mezun Rasha el Mustafa (Rasha al-Mustafa): ‘’Tabii, Humus eskisi gibi değil.’’ diyor. ‘’Evet, Allah’a şükürler olsun, pazar yeri yeniden inşa ediliyor.’’. Fakat evlerin, hastanelerin ve okulların daha fazlasına ihtiyacı var. 

‘’Bu kısa zamanda olmayacak.’’ diyor. ‘’Humus’taki yıkım çok büyük.’’

Kaynak: http://www.npr.org/sections/parallels/2017/01/08/507376949/in-ancient-syrian-city-fighting-has-stopped-but-rebuilding-is-scarce utm_medium=RSS&utm_campaign=world&utm_campaign=Bundle&utm_medium=referral&utm_source=Bundle

 

Çeviren Hakkında

Ulaş Deniz Tümkaya
Boğaziçi Üniversitesi Tarih 

Bizi sosyal medyada takip edin
Arkadaşlarınızla Paylaşın:

Bize Katılın

Siz de bizimle gönüllü olarak çalışmak ister misiniz?
İletişim formunu doldurun, sizinle irtibata geçelim.

İletişim Formu İçin Tıklayın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial