Amerikan Doları neden yükseliyor?

Artan sosyo-politik risk ortamında mobil sermaye akışı, uzun yıllar boyu Amerikan Dolarının yükseliş eğilimi ve güvenli, likit piyasalarında bir eksiklik var mı?

3 Ekim’de şu soruyu sordum: Amerikan Dolar’ı yükseliş trendinde mi? 

Görünen o ki cevap evet.

3 Ekim de yayınladığım Amerikan Dolar’ı hakkında haftalık grafik:

Bu da Dolar için şu anki haftalık grafik:

100’ün üzerindeki belirgin kopuş ve 2014 yılındaki kopuşa neden olan yapısal olaylardan sonra Amerikan Doları’nın diğer para birimlerine göre satın alma gücünde %20’lik bir artış olduğunu görmekteyiz.

Amerikan doları, bundan sonra yeni bir kademe daha yukarı doğru çıkışa geçip 120’ye yaklaşabilir mi, şimdiki seviyesinden %20 kazanç elde edebilir mi?

Karşımıza daha ileriye dönük bir soru olarak çıkan ise: Neden Dolar %20 yükselmesin ki? Uzun zamandır gündemi takip edenler, son dört yılda Amerikan Doları hakkında birçok makaledeki düşünce ile hemfikirdirler; bu nedenle Amerikan Doları’nın daha da yükselmekte olduğuna şaşırmamalılar.

Amerikan Doları’nın düşmesini veya çöküşünü bekleyen birçok dolar sahiplerinin analitik becerilerine büyük saygı duysam da, hepimizin pazarın hareketine saygı duyması gerekir. Para birimleri söz konusu olduğunda, döviz eğilimlerinin Merkez Bankası müdahaleleri tarafından yönlendirildiği konusunda ikna edici bir çıkarım yapmak zordur.

Faiz oranları ve tahvil alımı gibi politikalar, evet yani müdahaleler, muhtemel değil. Döviz piyasaları, tüm Federal Rezerve bilançosunu (yaklaşık dört trilyon dolara) iki günde bir işleme tabi tutmaktadır.

Dolayısıyla Amerikan Doları yükselişinin açıklaması için manipülasyonun ötesine bakmamız gerekiyor. Paylaştığım geleneksel görüş, ABD’de yüksek getiri eğiliminin sıfır ya da negatif getiri sağlayan küresel ekonomide sermaye için bir mıknatıs görevi görmesidir.

Yaygın şekilde örtülmüş olan diğer dinamik, dolar cinsinden krediler için Amerikan Doları için taleptir.

Bu açıklamalar mantıklı olsa da, tüm hikayeyi anlatmıyorlar.

Para arz ve talebinin kilit noktasıyla başlayalım: Sermaye akışı.

Finansal sermayenin karakteristik özelliği, hareketliliğidir. Madenler ve tarım arazileri hareketsizdir, fabrikalar pahalı ve zaman alıcıdır ve emek yalnızca marjlarda hareket halindedir: İşgücünün büyük çoğunluğu kendi ülkelerine veya etnik bölgelerine aile, dil ve aşinalık(yakınlık) gibi kavramlara bağlıdır.

Yeni bir bölgeye ve yeni bir iş türüne geçmek zaman, para ve emek açısından maliyetlidir ve bu durum risklerle doludur.

Şimdi tüm dünya etrafında elektronik para taşıma kolaylığını karşılaştırın. Bunun için sadece birkaç tıklama ve birkaç saniye gerekiyor.

Yerküre ekonomisinin finansmanının ve küreselleşmesinin öyküsü, sonuç olarak sermaye akışını kolaylaştırmanın bir öyküsüdür. Neoliberal felsefe, herhangi bir pazara giren ve çıkan sermaye akışını hafifletmeye ve dünyanın her köşesini, mobil sermayenin erişebileceği bir pazara çevirmeye önem vermektedir.

Marx’ın öngördüğü gibi, finansal sermayesi hareketine yönelik engellerin kaldırılması, finans sermayesinin hakim sermaye biçimine yükselmesine neden olmuştur: endüstri sermayesi hareketlilikte ve dolayısıyla karlılıkta uygun değildir.

Çin bu duruma çok iyi bir örnek olarak gösterilebilir. Çinli üreticiler tipik olarak bıçak sırtı marjinler şeklinde çalışırlar ve birçok kamu şirketi para kaybeder. Devlet sübvansiyonları veya devlet bankalarının verdiği kredilerle ayakta kalırlar.

Çin’de de oluşan büyük para endüstriyel değil, finansaldır. Bu durum, sermaye hareketliliğin olduğu her yerde tekrarlanır. Gelişmekte olan piyasalara, USD’nin düşüş eğiliminde olduğu zaman sıcak para akıyor, emtialarda balon şişiyor, borsa ve hammadde satışından karlar artıyor.

Dolar eğilimi tersine döndüğünde, mobil sermaye nakde dönüştü ve gelişmekte olan piyasalar…mobil sermaye, para birimleri, stoklar, emlak ve emtialardaki şişirilmiş olan şeylerin hepsini söndürdü, ayrıca mobil sermaye, yıkıcı piyasalar ve piyasaların genişlemesine bağlı olarak sosyal yapıları da yönlendirir.

Popülizmin küresel yükselişi, azınlığı çok fazla zenginleştiren bir statükonun istikrarı konusunda şüpheler uyandırıyor. Artan servet/gelir eşitsizliği, mobil sermayenin karlılık ve siyasi nüfuz açısından üstünlüğünün bir sonucudur. Artan sosyo-politik risk ortamında mobil sermaye akışı, uzun yıllar ABD doları yükselişinin eğilimi, güvenlik eksikliği ve likidite piyasalarda bir eksiklik mi var? Bunu cevaplamak için kendinizi 10 milyar dolardan sorumlu bir yöneticinin yerine koyun. Bu ortamda yarasa guanolarının geleceği likidite olmayan paraları para birimleri cinsinden otel gelişimlerinde milyarlarca dolarla kumar oynamak istemez misin?

Veya ABD doları daha da yükselirken verimlerinden bağımsız olarak değer kazanacak ve gece rahat uyuyabilmeniz için ABD doları cinsinden varlık satın alabilirsiniz?

KAYNAK: http://www.zerohedge.com/news/2016-11-26/why-us-dollar-rising

Çevirenler Hakkında


Mervan Nazım
İstanbul Üniversitesi – Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler


Emre Ertetik
İstanbul Bilgi Üniversitesi – Siyaset Bilimi

Bizi sosyal medyada takip edin
Arkadaşlarınızla Paylaşın:

Bize Katılın

Siz de bizimle gönüllü olarak çalışmak ister misiniz?
İletişim formunu doldurun, sizinle irtibata geçelim.

İletişim Formu İçin Tıklayın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial