Afrin Harekatı Genel Değerlendirme

Yazan: Atilla Arda BEŞEN & Ertuğrul Gazi KEFİNSİZ

Afrin Harekatı’nın Teorik Biçimi

Askeri harekat, savaş, savunma gibi terimlerin anlamlarına bakıldığında aslında içinde teorileri görmemiz mümkündür. Devletlerin uluslararası hukuka uyarak kullanma yetkisine sahip oldukları bazı haklar vardır. Bunları en basit haliyle birkaç şekilde sıralamak gerekirse şöyle bir ekleme ve başlıklandırma yapmamız mümkün olacaktır.

  • Kendilerini ve sınırlarını herhangi bir tehlikeye karşı koruma hakkı
  • Terörist gruplara karşı verilen mücadele
  • Sebep göstermeksizin herhangi bir savaşın mümkün olmayışı

Bu gibi durumları  incelerken asıl bakmamız gereken aktörler, dinamikler ve hangi teori etrafında incelediğimiz olmak zorundadır. Başlıklandırma ve sınıflandırma ile gitmek biraz daha aydınlatıcı olacaktır.

Aktörler

Aktörlerin ayrılması konusunda yaptığım ayrımı harekata şüpheyle bakan devletler ve harekata onay verip beraber yürütülen örgütler olarak görmekteyim. AfrinHarekatı’nın dünyadaki görünümünün onaylayanlar ve onaylamayanlar etrafında geçtiği görülmekte.

Türkiye – Rusya – İran – ÖSO

İlk ele alınması gereken aktörlerden biri olan Türkiye’yi incelememiz gereken bağlam bir o kadar ince ve bir o kadar önemlidir. Harekatın başlangıcını ve devamını sağlayan ülke olarak Türkiye bu harekatı ”sınır güvenliği” ve ”terörle mücadele” bağlamında gerçekleştirmektedir. Realist teoride güç ve olgular kapsamında baktığımızda aslında sınır bölgesinde sağlanacak gücün bir devlet için öneminin farkına varmış oluruz.

İkinci bir teori ise savaş teorisidir. Clausewitz’e göre savaş diplomasinin tıkandığı yerde ortaya çıkar. Terör gruplarıyla ya da belli devletlerle herhangi bir müzakere sürecinin başarılı olamayacağı inancından dolayı savaş belli istekleri kabul ettirmede ana yol olarak görünür aslında büyük bir aracı hizmeti vermektedir.  Savaş teorisini ele alırken her türlü kutuplaşmayı da göz önünde bulundurmak gerekir.

Rusya’yı bir aktör olarak görme sebebimiz ise Suriye Krizi’nin başlangıcından bu yana bu bölgede oynadığı rolden dolayıdır. Bölgenin askeri ve siyasi kararlarında aktif bir karar alıcı bir aktör olan Rusya bu operasyonu onaylayan bir karara varmıştı ve askerlerini o bölgelerden geriye çekmişti. Rusya’nın bölgede Türkiye ve İran’ın desteğini kaybetmesi kesinlikle söz konusu olamazdı ve olmayacaktır bu durumun aynısı Türkiye ve İran için de geçerli olacaktı.

Türkiye bu harekatı uluslararası hukuk bağlamında değerlendirmiş olup hukuka uygunluğunu casus belli[1] kapsamında sağlamıştır.

Türkiye AfrinHarekatını ÖSO ile beraber yürütmekte olup siyasi yakınlığı askeri strateji olarak kullanmaktadır. ÖSO’nunharekattaki varlığının askeri bir taktik olarak kullanıldığı analizinde ve tahmininde bulunmak zorunda hissediyoruz.

ABD – Avrupa

ABD’nin olayları değerlendirme politikası tamamen değişmiştir. Bunun en önemli sebebi ise Başkan Trump’ın seçilmesiyle beraber Suriye ve Orta Doğu politikasında pasif rolden kurtulup Rusya’ya kaybettiği gövde gösterisini tekrar yapmak isteyen ABD’nin politikalarına sahne olmuş ve olacaktır. Dünya hegemonun kendini ben hegemonum şeklinde görmesiyle beraber alınan güvenli bölge kararı Türkiye’yi agresifleştirmiş ve Zeytin Dalı Harekatı’na zorlamıştır.

Avrupa’nın olaylara bakışı ise ABD’ye benzer şekilde olmakla beraber bölgede daha fazla aktif ”siyasi” rol alma isteği bunu körüklemiştir. Ukrayna Kriz’inden sonra siyasi eksiklik giderilmeye çalışılmaktadır ve gizli ambargolar bu süreçte uygulanmaktadır. Gizli ambargo terimi ile uzun uzun düşünmek ve resme daha yukardan değil de içerden bakmak gerekmektedir.

Dinamikler

Dinamikleri incelerken sonuç bazlı incelemek daha doğru olacaktır. Bu dinamikleri toplumsal-ekonomik ve siyasal olarak ayırmanın daha doğru olacağı inancındayım.

Toplumsal

Türkiye’de yaşayan halkın belli bir kesimi bu sürece destek verirken bazı kesimleri çok sert protestolar gerçekleştirebilmektedir. Bu tarz operasyonların amacı belki de bürokratlar tarafından daha iyi açıklanmalı ve halkı bilinçlendirme yolu daha fazla tercih edilmelidir. İnsanların hayatlarını güvenlik uğruna verdiği akıllardan çıkmamalı ama bunun amacı iyi sorgulanmalıdır.

Ekonomik

Savaşlar her zaman askeri harcamaları beraberlerinde getirmektedir ve yine büyük uzun süren bir askeri harekata başlayan Türkiye için askeri harcamaların yüzdesi artmış olmakla beraber bu ekonomiyi ciddi bir şekilde etkilemektedir. Güvenlik sorunları, çeşitli istikrarsızlıklar ve seçim zamanları dövizlerin değerini etkilemekte olup yatırım odaklı olan Türkiye ekonomisine zarar verebilme potansiyeli taşımaktadır.

Siyasal

Bu boyuta gelindiğinde ise durum biraz daha farklı bir hal almakta olup güç gösterilerinin ve güç dengelerinin üzerinden oynana bir kumara benzetilebilir. Her gün ve her saat değişebilen güç dengelerinin yanında bir de gizlice uygulanan ambargolar yer almaktadır. Bunların içine vize krizleri, ekonomik yatırımın geri çekilmesi, uluslararası örgütlerin aracılığı ile uygulanan belli yaptırımlar dahil edilebilir.

Şimdi ise Zeytin Dalı (Afrin) Harekatı’nın tarihsel süreci ve dış dünyadaki görünüşüyle devam edelim. Hangi olayın neyi tetiklediğini biraz daha net çizmeye çalışalım. Bunları yaparken kullandığımız haritaların yardımcı olmasını umuyoruz.

Operasyona Giden Yol

Türkiye,Afrin’i PKK ile mücadelede en önemli bölgelerden birisi olarak görüyor. Uzun süredir yapılması beklenen operasyonun sinyalini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 13 Ocak tarihinde verdi.

Adalet ve Kalkınma Partisi Elazığ İl Kongresinde konuşan Erdoğan: “ Afrin’de teröristler teslim olmazsa orayı başlarına yıkacağız. Mümbiç’te bize verilen sözler yerine getirilmezse kendi göbeğimizi keseceğiz. Bir haftaya kalmaz ne yapacağımızı görecekler demişti.

Devam eden haftada TSK sınıra askeri sevkiyat yaptı, takviye birlikler ile destekleyecekti.

20 Ocak 2018 tarihinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Afrin operasyonunun sahada fiilen başladığını açıklamasından saatler sonra savaş uçakları, terör örgütü YPG/PKK hedeflerini vurmaya başladı. Operasyonun amacı Suriye’nin kuzeyinde bulunan Kürt Demokratik Partisi (PYD) ve onun silahlı kanadı YPG bulunmakta.

Harakatın ismi: Zeytin Dalı Operasyonudur.Afrin’de çok fazla zeytin ağacı olduğu için “Zeytin Dalı” ismi verildiği düşünülüyor. Harekatın nedenini en iyi Moskova tespit etti:

ABD yüzünden. ABD yönetiminin provokatif adımları neden oldu.”

ABD’nin Türkiye’nin Güney sınırına 30 Bin kişilik sınır birliği kuracağını açıklaması, Türkiye’yi harekete geçirmiştir. Bu karar Ankara’nın müdahale isteğine Dünya ve Türkiye kamuoyunda destek niteliğinde olmuştur. Araştırmalara göre Afrin’de gerçekleştirilen Zeytin Dalı Harekatına toplumun yüzde 83’ü destek vermektedir. Bu da demek oluyor ki yakın tarihte bu operasyon kadar toplumsal fikir birliğinin sağlandığı başka bir olay yoktur.

Genelkurmay Başkanlığı yaptığı açıklamada, harekatın amacını: “Hudutlarımızda ve bölgede güvenlik ve istikrarı sağlamak maksadıyla, Suriye’nin kuzeybatısında Afrin bölgesinde, PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ’a (Irak Şam İslam Devleti – IŞİD) mensup teröristleri etkisiz hale getirmek ve dost ve kardeş bölge halkını bunların baskı ve zulmünden kurtarmak” olarak açıklayacaktı.

Afrin’de hakim noktaların ele geçirilmesinden sonra operasyonda bir hızlanma göze çarpıyor. Bülbül, Rajo ve cinderes ekseninde çatışmalar arttırılmış durumda. Hakim noktaların ele geçirilmesi Afrin Şehir merkezine olacak olan kuşatma kadar Kilis’in menzilden çıkarılması açısından da oldukça hayatiydi. Meskun mahal çatışmalarıyla yerleşim yerleri terör örgütü üyelerinde temizlenmek istenmektedir. Bunun için tecrübeli PÖH, JÖH ve koruyucular Afrin’de operasyona katılmıştır. Bölgede sayıları 10 bine yakın olduğu düşünülen PKK/PYD/YPG’lilerin asimetrik savaş teknikleri  vehibrid yöntemlerle TSK ve ÖSO güçlerine karşı koymaya çalışacaklardır. Örgütüm bölgede uzun süredir tünel, siper ve mayın hatları yaptığı bilinmekteydi. ABD’nin örgüte sağladığı mühimmat ve silah sayesinde de bir karşı koyuş çabasında olabilirler. Özellikle bölgenin dağlık analalarından yararlanarak direnç göstermeleri beklenmektedir. Ancak Türk Silahlı Kuvvetlerinin Fırat Kalkanı Harekatında kazanmış olduğu tecrübe ve Afrin merkeze yaklaştık uzayan ovalarda TSK ve ÖSO’nun teknik imkanları ve gücü karşısında örgütün ciddi bir direnç gösterebilmesi mümkün görünmemektedir.

Operasyonun Ülke Dışı Yansımaları

ABD Merkez Kuvvetleri Komutanı Votel: “Türkiye’nin Afrin Operasyonu, ABD’nin DAEŞ’ mücadelesinde dikkatleri dağıtıyor” demiştir.

Azerbaycan’dan Afrin operasyonuna destek: Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı Türkiye’nin terör tehdidine karşı kaygılarını tam olarak anladığını bildirdi. Uluslararası ve bölgesel barış ve güvenliğin sağlanması için terör tehdidinin ortadan kaldırılmasının son derece önemli olduğuna dikkat çekti.

Rusya Dışişleri Bakanlığı tarafından Türkiye’nin Afrin’deki Zeytin Dalı Harekatı’na ilişkin: “Gelişmeleri dikkatle izliyoruz” açıklaması yapıldı.

 Siviller kalkan olmaya zorlanıyor

Harekatın zorlukları içerisinde Türk askerini şüphesiz en fazla zorlayan unsur bölgede sivillerin yaşıyor olmasıdır. Bu husustan dolayı, Türkiye bölgede bulunan diğer bütün devletlerin aksine sivillere zarar vermeme ilkesi ile hareket ettiği için operasyon çok yavaş ilerlemektedir. Türk Ordusu, İslam Savaş Fıkhı ve Türk savaş geleneğinden aldığı; çocuklara, kadınlara, yaşlıya, hayvanata, mahlukata ve silah doğrultmayana silah doğrultulmama düsturuyla ilerlemektedir. Bu durum meskun mahal operasyonlarında daha fazla Şehit vermemize sebep olsa dahi dünyaya terörle mücadelede sivil hassasiyetinde örnek teşkil etmektedir.

Avrupa’da Afrin Operasyonuna Destek ve Tepki Mitingleri

Türk Silahlı kuvvetlerinin Afrin’de  başlattığı askeri operasyon Avrupa’da da fazlasıyla yankı buldu. Belçika’nın başkenti Bürüksel’deharekata destek amacıyla miting düzenlendi. Göstericiler Afrin Operasyonu’na tam destek veriyor.

Öte yandan başkent Brüksel, bir grup YPG/PKK taraftarının Afrin karşıtı pretostolarına da sahne oldu. Türkiye karşıtı pankartlar açtı ve slogan attı.

Harekatın sonucunu ise ilerleyen günlerde takip edip sizlere analizlerimizi aktarmaya devam edeceğiz.

Görsellerle AfrinHarekatı       

Belirli aralıklarla Afrin’de ilerleme görsellerdeki gibidir.

 

 Yazarlar Hakkında

Atilla Arda Beşen / TESA Siyaset Masası Direktörü / Çevirmeni

İstanbul Üniversitesi

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Mezunu

Ertuğrul Gazi Kefinsiz / TESAD Yazı Direktörü

Karabük Üniversitesi

Uluslararası ilişkiler 

 

Başvurular

 

Clausewitz, Carl Von, Savaş Üzerine Doruk Yayınları

Gözen, Ramazan, Uluslararası İlişkiler Teorileri İletişim Yayınları

http://www.suriyegundemi.com/2018/01/29/10-gununde-zeytin-dali-harekati/

http://www.suriyegundemi.com/2018/02/09/21-gununde-zeytin-dali-harekati/

http://www.suriyegundemi.com/2018/02/18/30-gununde-zeytin-dali-harekati/

http://www.suriyegundemi.com/2018/03/01/41-gununde-zeytin-dali-harekati/

http://www.suriyegundemi.com/2018/03/03/43-gununde-zeytin-dali-harekati/

http://www.suriyegundemi.com/2018/01/20/afrin-operasyonu-basladi-zeytin-dali/

http://www.suriyegundemi.com/2018/01/20/turk-topcularinin-afrinde-vurdugu-bolgeler-20ocak2018/

https://www.ntv.com.tr/dunya/son-dakika-haberi-abdden-afrin-harekati-aciklamasi/27 Şubat 2018

https://www.setav.org/turkiyenin-ulusal-guvenligi//3 Mart 2018

http://tr.euronews.com/2018/02/25/afrin-operasyonu-na-destek-ve-tepki-mitingleri

http://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-42766283

[1] Savaş nedeni.

Bizi sosyal medyada takip edin
Arkadaşlarınızla Paylaşın:

Bize Katılın

Siz de bizimle gönüllü olarak çalışmak ister misiniz?
İletişim formunu doldurun, sizinle irtibata geçelim.

İletişim Formu İçin Tıklayın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial