Duyurular
Ana Sayfa / YAZILARIMIZ / Ekonomi / 1980 Sonrası Türkiye’de Sanayileşme Politikası ve İhracat

1980 Sonrası Türkiye’de Sanayileşme Politikası ve İhracat

Yazan: Gökhan ÖZENCİ

ÖZET

Günümüzde ülkeler ihtiyaçları olan her şeyi kendi kendilerine üret(e)mezler. Kimi ülkeler maden zengini iken başka ülkeler tarım yönünden zengin olabilir veya sahip olsalar bile üretim maliyetlerini karşılamak ithal etmekten daha pahalı hale gelebilmektedir. Dolayısıyla ihtiyaçlardan veya maliyetlerden dolayı bazı ülkelerde ithalat arayışı olurken, ithal ihtiyacını karşılamak için de bazı ülkelerde ihracat yapmaktadır. Türkiye’de ise 1980 sonrası ithal ikameci politikalardan ihracata yönelik sanayileşme politikası ile güçlü bir ihracat atılımı gerçekleşmiştir. Bu politika değişikliği ile Türkiye birçok gelişmekte olan ülkeye örnek olmuştur. Çalışmada Türkiye’nin yaşadığı yapısal dönüşüm anlatılırken serbestleşme kararlarından da bahsedilmiştir. Kuşkusuz yeni politika sanayi sektörünü ön plana çıkararak ihracat arttırma üzerine kurgulanmıştır.

GİRİŞ

Dünya üzerindeki ülkeler birçok farklı küreselleşme dönemleri geçirmiştir. Her dönemde küreselleşme farklı tanımlara sebep olmuştur. Dünya Bretton Woods Sisteminin çökmesinden sonra yeni bir döneme girmiştir. Tabii bu döneme, IMF’in açık bir şekilde sermaye piyasalarının serbestliğini istemesi oldukça etkili olmuştur. [1] Küreselleşme dönemleri ise, gerçekleşebildiği takdirde, ticaret yapanlar için fevkalade önemli ve yararlı dönemler olarak düşünülmektedir: ucuz işgücüne ve hammaddeye kolay erişim, gümrük vergilerinin, kotların düşürüldüğü veya kaldırıldığı ve sermayenin rahat hareket ederek daha fazla getiri (faiz) elde edebilmesine olanak sağlayan veya sağlaması umut edilen dönemlerdir.

1980 öncesi Türkiye’de ithal ikameci bir sanayileşme politikası takip ediliyordu. Dünya ve ülke konjonktörü gereği Türkiye’ye politika değişikliği ile ihracata dayalı bir sanayileşme politikası 24 Ocak İstikrar Kararları (1980) ile benimsenmiştir ve ardından bu politikayı düzenleyici nitelikte başka adımlar da atılmıştır.

Çalışmanın ilk bölümünde yukarıdaki paragrafta bahsedildiği üzere Türkiye’de 1980 sonrası benimsenen, yeni sanayileşme politikasına ve ülkeyi liberalleşmeye sürükleyen, konjonktörden  ve yeni politika doğrultusunda atılan diğer adımlardan bahsedilmektedir.

Bu politika değişikliğinden hareketle, Türkiye’nin ihracatında sanayinin doğrudan etkilendiği aşikardır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise yeni sanayi politikasından bahsedilip ihracattaki sektörel yoğunluk ve Türkiye’nin ihracatının yıllar itibariyle GSYİH içerisindeki yerine bakılmıştır. Böylelikle yeni politikanın etkisi üzerinde durulmak istenmiştir.

TÜRKİYE’NİN İHRACATINDA YAPISAL DEĞİŞİM VE SERBESTLEŞME

1971 yılında, ayarlanabilir sabit döviz kuru rejimine dayanan ve altın penceresi olarak bilinen Bretton Woods sisteminin çökmesi [2] ve 1970’li yıllarda yaşanan petrol şoklarıyla beraber dünya ekonomik sistemi bir dönüşüme girmiştir. Bu yeni dönüşümden dolayı ekonomide yapısal reformlara ihtiyaç duyulmuştur. Yaşanan sistemsel olaylar ve şoklar ile beraber 1974 yılında yapılan Kıbrıs Barış Harekatı ve ardından Türkiye’ye uygulanan uluslararası ambargolar sebebiyle Türkiye oldukça zor zamanlar geçirmiştir. Dünya ekonomisinde yaşanan önemli gelişmeler nedeniyle birçok ülke para ve maliye politikalarında değişime gitmiş ama Türkiye’de büyük bir ısrar ile içe dönük sıkı olmayan ekonomi modeli devam ettirilmiştir. Her ne kadar ufak çaplı devalüasyonlar yapılıp ihracat dinamik tutulmak istense de; Türkiye’de, İstatistik Kurumundan alınan verilere göre, ihracatın ithalatı karşılama oranı 1974, 1975, 1976 ve 1977 yıllarında sırasıyla yüzdesel olarak 40,6, 29,6, 38,2 ve 30,2 ile oldukça düşük bir seyir izlemiş ve ihracatın ekonomiye katkısı tartışılır hale gelmiştir. [3]

1978 yılında Türkiye ekonomisinde yaşanan olumsuzluklar ve dünya konjoktöründen dolayı ülke darboğaza girmiştir. Bu yıllarda IMF ile stand-by anlaşmaları yapılarak TL’ye dolar karışısında değer kaybettirilip, bazı istikrar programları uygulanmaya çalışılsada bir türlü Türkiye istenilen ekonomik dengelere ulaşamamıştır. Bu konjonktördeki sıkıntılar birikerek ve ilerleyerek 24 Ocak 1980 yılında açıklanan istikrar programını doğurmuştur. 24 Ocak Kararları olarak bilinen istikrar programı ile kalkınma anlayışına dayalı dışa kapalı ithal ikameci bir yapıdan ihracata dayalı büyümeyi öngören liberal bir ekonomi oluşturulmak istenmiş ve bu amaçla gerekli düzenlemeler yapılmaya çalışılmıştır. [4] Bu istikrar programı çerçevesinde faizler yükseltilmiş, özel sektör sübvansiyonları, Merkez Bankası avansları ve emisyon hacmi düşürülmüştür. Aynı zamanda yabancı paraların Türk Lirası karşısında daha fazla değerli olması için TL %46 oranında develüe edilmiş, ihracat teşviki açısından ihracatçıların kredilerinden vergiler kaldırılmış ve ihracatçıların kazançları vergi dışı kabul edilmiştir. [5]

İlerleyen dönemde ise dönüşümün devamı niteliğinde, 1989 yılında ilan edilen 32 Sayılı Karar ile sermaye hareketleri serbestliği ve Türk Lirasının konvertibl olması da yapısal reformlara eklenmiştir. Söz konusu dönemde 24 Ocak Kararları ile uygulanmaya başlatılan yeni politika ile beraber yaşanan sorunlardan dolayı finans sektörlerinde meydana gelen bunalım (likitide fazlası ve liranın değer kaybedeceği düşüncesi) sonucu 5 Nisan 1994 Kararları alınmıştır. [6] Zaman içerisinde birçok yeni karar alınmıştır. Bu kararların ortak amaçları; enflasyonu düşürmek, Türk Lirasının değerlenmesini sağlamak, ihracat artışının yükselmesini sağlamak ve benzeridir. [7] Gerçekleşen iki istikrar programı etkisiyle Türkiye Ekonomisi ana hatlarıyla bir değişime uğrayarak liberal bir ekonomi haline bürünmüştür.

LİBERALLEŞME SÜRECİNDE İHRACATA YÖNELİK SANAYİLEŞME TUTUMU

Dinamik karşılaştırmalı üstünlükler teorisine göre dışa dönük sanayileşmede seçicilik esastır. Dolayısıyla sanayileşmede tüm sektörler değil de gelişme potansiyeline, karşılaştırmalı üstünlüğe sahip olabilecek sektörler desteklenmelidir. [8]

Serbest piyasa ekonomisine geçişte gelişmekte olan ülkeler geleneksel yapılarını değiştirtirip, ihracatları içindeki sanayi ürünlerinin payını hızla arttırabilmeleri iki şekilde olmaktadır. Birinci yöntem; ülkeler iç pazarı geri planda tutar ve dış pazarlara odaklanırlar. Özellikle Uzak Doğu ülkelerinin kullandığı bu yöntem ile dış pazarlara dönük sanayiler kurulur ve ihraç etmek için gerekirse ihracat yapılarını da değiştirirler. İkinci yöntem; özellikle uzun yıllar içe dönük ithal ikameci politiklar sürdüren ülkeler tarafından kullanılır. Bu ülkeler içe dönük olarak kurulmuş sanayi yapılarını, birçok teşvik ve zorlamayla dış pazarlara odaklarlar. Böylelikle ihracatlarının artan bölümü sanayi ürünlerinden oluşup, kendi ihracat yapıları aşılmaktadır. Bu yönteme 1980 sonrası Türkiye örnek olarak verilebilir. [9] Türkiye’de 1980 itibariyle tercih edilen liberal ekonomi modeli çerçevesinde serbest dış ticaret ve ihracata yönelik sanayileşme politikaları uygulanmaya başlanmıştır. Hükümetin o dönemdeki tutumu ise bütün sektörlere yatırım yapmak değil, ekonomiyi büyütecek sektörlere öncelik vererek yatırım yapmak ve destek vermektir. [10]

Şekil 1: 1974- 2000 Yılları Arasında Ekonomik Faaliyetlere Göre İhracat Payları, $

Kaynak: https://www.tuik.gov.tr, (07.12.2017)

Şekil 1’de konuyu daha açıklanabilir kılmak için 1974 ile 2000’li yılları arası alınmıştır. Şekilden açıkça görülebileceği gibi; 1980 yılı ile beraber Türkiye’nin ekonomik faaliyetlere göre ihracatı yapısal olarak değişim göstermiştir. Madencilik sektörü yıllar itibariyle hemen hemen yatay bir seyir izlerken, Tarım sektörünün gerçekleştirmiş olduğu ihracatta 1979-1980 yıllarında artış gerçekleştirerek zaman zaman hafif düşüş zaman zaman da hafif yükseliş gerçekleştirmiş. Söz konusu yıllar içinde sanayi sektörüne baktığımız zaman ise büyük bir değişim gözükmektedir. Sanayi sektörü zaman zaman hafif düşüş eğilimleri gösterse de genel olarak keskin bir yükseliş gerçekleştirmiştir. Sektörlerin böylesine yapısal bir değişim içine girmesinin ve yüksek ihracat artışlarının sebebi, 1980’de Türkiye’nin içe dönük sanayileşme politikasından ihracata yönelik bir sanayileşme politikası izlemeye başlaması ile açıklanabilmektedir. Tabii ki ihracatın devamlı bir yükseliş eğilimi içinde olduğu bu yıllarda bazı ek paketlerinde etkisi olmuştur. Bunlardan ilki; birinci bölümde bahsettiğimiz 1989 yılında ilan edilen 32 Sayılı Karar ile sermaye hareketleri serbestliği ve Türk Lirasının konvertibl olmasıdır. İkincisi ise, 1994 yılından sonra gerçekleşen hızlı ihracat artışının (sanayi sektörü) da sebebi olabilecek 1994 yılında alınan 5 Nisan kararlardır.

Şekil 2: 1980- 2015 Yılları Arasında İhracatın GSYH İçindeki Payı, %

Kaynak: https://data.oecd.org, (01.12.2017)

Aynı zamanda belirtmek gerekir ki, Şekil 2’den anlaşılacağı gibi Türkiye’nin yaptığı ihracatın milli gelire oranı da 1980’den sonra oldukça anlamlı ve önemli değişimler göstermiştir ve adeta 1980 yılından sonra (24 Ocak ve 5 Nisan Kararları) Türkiye’nin ihracatta önemli atılımlar yaptığının doğrulaması gibidir.

SONUÇ

Bretton Woods Sisteminin son bulmasıyla birçok ülke yapısal dönüşüme girmiştir. Bu yeni dönem ile beraber oluşturulan uluslararası kuruluşlar (IMF, Dünya Ticaret Örgütü, Dünya Bankası, OECD vb.) birçok alanda uluslarası düzeyde düzenleme getirmiştir. Sermaye hareketlerinin serbest olması gerekliliği IMF tarafından kabul edilip uygulanması teşvik edilmiştir. Dünya hem finansal hem de ticari olarak liberal bir döneme girmiştir. Türkiye’de bu dönemde 24 Ocak ve 5 Nisan Kararları, bunların yanında 1989 yılında yayınlanan 32 Sayılı kararı ile ihracata yönelik bir tutum içerisinde sermaye ve ticari politikada liberal bir tutum sergilemiştir.

Genel istatistiklere bakıldığı zaman Türkiye bu istikrar kararları ile ihracatını bir yere kadar hep ileri taşımıştır ve dolayısıyla kararların ihracat adına ülke için yararlı olduğunu gözlemlemekteyiz. Fakat şunu görmekteyiz ki; Türkiye son yıllarda toplam ihracatını dolar bazında gözle görülür bir biçimde arttıramamaktadır. Bunun tabii ki birçok sebebi olabilir; TL’nin değer kaybı, jeopolitik konumdan kaynaklanan ülke içi güvenlik sorunları, Avrupa pazarında yaşanan politik sorunlar, Türkiye’nin ürettiği ürünlerin teknolojik değeri vb. Bu risklere odaklanıp riskleri minimize etmeye çalışmakta büyük fayda vardır.

KAYNAKÇA

Ayanoğlu, K. (1994): Türkiye İhracat Performansının Ekonomik Büyüme ve Üretkenliğe Etkisi, Devlet Planlama Teşkilatı, s. 10.

Berksoy, T. (1990): Türkiye’de 1980-1989 Döneminde İhracatın Gelişmesi, Ürün ve Pazar Yapısı, İstanbul Ticaret Odası, İstanbul, s. 50-63.

Bordo, M. ve Eichengreen, B. (2014): A Retrospective on the Bretton Woods System, University of Chicago Press, s. 3.

https://data.oecd.org

https://www.tuik.gov.tr

Karaçor, Z., & Alptekin, V. (2006): “1980 Sonrası İstikrar Politikaları Işığında Türkiye Ekonomisinin Trend Analizi Yardımıyla Değerlendirilmesi”, SÜ İİBF Sosyal ve Ekonomik Araştırmalar Dergisi, Cilt:1, Sayı: 11, s. 306-342.

Köse, S. (2000): 24 Ocak 1980 ve 5 Nisan 1994 İstikrar Programlrı Çerçevesinde Yapılan Hukuki ve Kurumsal Düzenlemelerin Mukayeseli Analizi, Devlet Planlama Teşkilatı, s. 24-99.

Rodrik, D. (2011): Akıllı Küreselleşme, Efil Yayınevi, Ankara: s. 79-80.

Sağlam, Y., Egeli, H. (2013): “İmalat Sanayinin Gelişimi Ve Dışa Açıklık Üzerine Bir Uygulama: 1996-2011 Türkiye Örneği”, Finans Politik & Ekonomik Yorumlar Dergisi, Cilt:50, Sayı:583, s. 27-41.

DİPNOTLAR

[1] Rodrik, D., Akıllı Küreselleşme, Efil Yayınevi, Ankara,2011, s. 79-80,.

[2] Bordo, M. ve Eichengreen, B., A Retrospective on the Bretton Woods System, University of Chicago Press,2014, s. 3.

[3] Köse, S., 24 Ocak 1980 ve 5 Nisan 1994 İstikrar Programlrı Çerçevesinde Yapılan Hukuki ve Kurumsal Düzenlemelerin Mukayeseli Analizi, Devlet Planlama Teşkilatı, 2000,  s. 24-99.

[4] A.g.e., Köse, Salih.

[5] Karaçor, Z., & Alptekin, V., “1980 Sonrası İstikrar Politikaları Işığında Türkiye Ekonomisinin Trend Analizi Yardımıyla Değerlendirilmesi”, SÜ İİBF Sosyal ve Ekonomik Araştırmalar Dergisi, Cilt:1, Sayı: 11, 2006, s. 306-342.

[6] A.g.e., Köse, Salih.

[7] A.g.e., Köse, Salih.

[8] Ayanoğlu, K., Türkiye İhracat Performansının Ekonomik Büyüme ve Üretkenliğe Etkisi, Devlet Planlama Teşkilatı, 1994, s. 10.

[9] Berksoy, T., Türkiye’de 1980-1989 Döneminde İhracatın Gelişmesi, Ürün ve Pazar Yapısı, İstanbul Ticaret Odası, İstanbul, 1990, s. 50-63.

[10] Sağlam, Y., Egeli, H., “İmalat Sanayinin Gelişimi Ve Dışa Açıklık Üzerine Bir Uygulama: 1996-2011 Türkiye Örneği”, Finans Politik & Ekonomik Yorumlar Dergisi, Cilt:50, Sayı:583,  2013, s. 27-41.

Yazar Hakkında

Gökhan Özenci / TESA Ekonomi Masası Yazarı 

Trakya Üniversitesi

İktisat Anabilim Dalı Yüksek Lisans Öğrencisi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir